Ana içeriğe atla

Dış Görünüş

Özlemeye mahkum kalmıştım gidenlerin bıraktığı tozları. Temizlemeye kıyamaz olmuş, ellerime kıyamadığımı yazmıştım kağıtlara. Kazımıştım vazgeçen taraf olmadığımı insanların beynine. Çünkü insanlar gittiğinde ben pes eden taraf olmadığımla övünmek için yazılarıma konu buluyordum.



Aslında gözüken kendimi övmek de olsa, ben kötünün iyileriyle hareket ettim. Kötünün iyileri vardır deyip, kötülükleri gözümde büyütmemeye çalıştım. 

Hep bir insanın övünebileceği özelliği vardır. Ancak bazıları var ki, bir insana gösteriş olmasın diye söylemezler elindeki değerleri. Çünkü herkes onun değerini bilince, değersizlik elde edilir. 

Genelde okulda yazılarımı sınıftaki arkadaşlarımla paylaşmayı severdim ancak zamanla yazılarımı başka bir deftere sakladım. Kimseye gösterdiğim bile olmadı. 

Benim şu 3 yıllık hayatımdaki önemli şeylerin olduğu kutularım var mesela. Ama hep ikilem, hep bir kararsızlık içindeyim. Kendi rengimi belirleyemeden, griliği seçiyorum. Ne kadar güzel bu gri ? Neden gri ? Neden beyaz değil ?

Nedenlerini aramak ister her bir insan. Bir şey olmadığında hep 'Neden?' derim. Çünkü bir şeyin olmamasının bir sebebi olur. Hep çocukken sorduğumuz soruyu belki ağlarken de söyleriz. Neden böyle oluyor ?

Kendi sorunum derim ben hep. Çünkü bunları yaşamamın benim yaptığım hataların cezaları olduğunu bilirim. Genelde insanlar içinde ağlamamaya çalışıp, daha çok ilgileri üzerime çekerim. Genel işte, genelde hep ağlarım ya; 'İrem, sen neden bir kez olsun şu depresyon modundan çıkmıyorsun' derler servistekiler. Benim de her zaman cevabım değil mi; 'Uykum var ve yorgunum. Dersler yordu.' derim.

Ama çoğunlukla bulunduğunuz ortam dışında bir yere geldiniz mi farklı hissedersiniz. Ancak ben gergin olurum. Her şeye temkinli davranırım. Ellerim titrer, konuşmamaya çalışırım. Çünkü sesim de titredi mi 'Neden'ler daha da fazlalaşır.

Dış görünüş değil işte o an. İçindeki fırtınalar önemini bastıran. Dışarıdan gözüken zenginlik, seni zengin yapmıyor. Paran olmadığını göz önüne getirmek istersin, dışlarlar. Paran olduğunu göz önüne getirerek dışlanmamak istersin, ilgilerden sıkılırsın.

 Dış görünüş bir elde edilmiş mutluluk değildir işte. İçindeki fırtınalar seni sen yapan. Seni olgunlaştıran acılardır zamanla. Çekilmemiş acı, çekilmediği zaman seni olgun yapmaz işte. Dış görünüş kimin umrunda ?


Yorumlar

  1. Yanıtlar
    1. Son anda paylaşmayayım demiştim, sonra paylaştım. Silesim var...

      Sil
    2. niye ama işte tam seni anlatan yazı ve çok güzel yaa ne güzel ifade ediyon sen kendini ki. :)

      Sil
    3. Ben de kendimi anlattığım yazılardan utanıyorum zaten :/

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Yorumu "Çıkmaz Sokak"

Kitap Fuarı'ndan aldığım kitapların hemen ertesini günü kitaplarımı okumaya başladım. Doğrusu okumadığım çok kitap artmıştı ancak çok uzun bir sürede bitirdiğim için yine kendime biraz söylensem de gerçekten güzel bir kitaptı. O zaman tümden nasıl bir yorum aldı benden, inceleyelim hadi ! :)

Çıkmaz sokaklara elveda deyin. Artık öyle bir çıkmaz sokağınız olacak ki, ruhunuz bile sokaklara elveda diyemeyecek. Belki de yeniden aşık olacaksınız bu umutlarla ve, artık bir aşkı sonlandırmanın ve yeni bir aşka başlamanın tam da bu sokaklar arası geçişte göreceğiz. Eslin'in çıkmaz sokağına hoşgeldiniz "Yiğit Kutay" ile birlikte..

Eh artık bir kitap okumamın vakti gelmiş ve çatmıştı ki bu kitap oldukça ince gözüküyor dimi ? Aslında bu kitap 622 sayfa ve oldukça büyük olan yazılarıyla da olsa uzun bir sürede bitirdim maalesef. Bazen bazı şeylerden dolayı vaktim kalmıyordu ve kitabı bitirdiğimde ilk olarak ağlayıp, sonra oh be iyi ki bitti dedim. Ancak oldukça güzel ve unutamay…

ÇEKİLİŞ VAAAR!!

Evet. Artık bunun zamanı gelmişti. Ve diğer çekilişteki gibi ödemeli düşünmüyorum. Umarım bir aksilik çıkmaz. 





Uzunca açıklama yapabileceğim kadar heyecansız değilim. Heyecanlı olduğum için pek unuttuğum şeyler de olabilir. BU BİR HIZLI ÇEKİLİŞTİR! :)) 
Öncelikle geçen seferki yaptığım çekiliş katılım şartı yüzünden 2 kişi katılmıştı. Blogum oldukça izlenmesi okunması yerlerde. Bu durum her bir yazımda etkisini bıraktı gerçekten. Ve ben de artık bu içimdeki volkanı patlatmaya karar verdim. Yarın için işim var dışarıda ve ben de aslında ya yarın ya da 4 Kasım'a kadar olacak çekilişi başlatıyorum. 
Katılım şarkı katıldım yazıp blogumu izlenmeye almak. Sadece bu. 2 kazananlı bir çekiliştir. Geri dönüş yapılmazsa bir diğer talihli kişiye aktarılır haberiniz olsun. Defterleri ben kendim yaptım. Belki beğenmeyeceksiniz ancak böyle maalesef :( İki kazanan da 2 renkli kalem, 1 siyah tükenmez kalem ve bir adet kırmızı kalem kazanacaktır. İki kazanana da sunduğum kitapları okumadım. Okuyam…

Kitap Yorumu "Kış Masalı"

Huh. Ay nasıl başlamalıyım ? Çok YouTube'da video izliyorum, hep ondan merhabaaaaa diye başlayasım geliyor. 2016'da sürprizlerim var sizlereeee. Ama Kış ayındayız ve Kış ayında Kış Masalı'nın yorumunu yazmak da uyumlu oldu. Ay çok güzel *.*


Kitap aslında o kadar hoş ki, gerçekten yani şu yorumu yaparken bile kitaptaki sözcükler geçiyor aklımdan. Aslında 1016 sayfa diye diye herkesin aklına kazındı kaç sayfa olduğu kitabın. Ayrıca zaten gerçekten uzun bir sürede bitirdim ve ben bu kitabı okumaktan gurur duydum. Herkes eline alıp hep inceledi bu kitabı. 1016 sayfa diyorum, bütün her okula götürdüğümde birinin eline veriyordum artık son 300-400 sayfa kalınca. Çünkü gerçekten yoruyordu :)) Ama bitireli de 1 hafta oldu. Pinekliyordum bu yorumu yazmak için.

Kitap şöyle bir konu alıyor; Gazeteci bir Hande Altan işinde çok başarılı biridir. 23 yaşına kadar aşktan uzak, bir iş kadını olmuştur. 29 yıllık bir aşk adamı bulana kadar... Kerem Sarper... Bir iş adamının sırlar ardında v…

İzleyiciler