Ana içeriğe atla

Gazeteler ve Kitaplar

Aslında dedemin her güne özel gelen gazetelerinin beni bu konuda yazmaya teşfik edeceğini hiç bilmiyordum. Sabah her şeyi unutmuş bir şekilde uyandım ve kahvaltı yapmadan uyanma çabasına girdim. Doğrusu pek de bir şey yapasım gelmese de, yazı yazamamaktan yakınırken bir konu buldum. 

"Gazetler ve Kitaplar"


Gazete uzun bir zamandır haberleşme aracı da olsa, en pahalı bir Sabah gazatesi bile renkli yumuşak kağıdında 75 kuruş. En ucuzu 10 kuruş bile olabiliyor. Yanınızdaki 10 kuruşlukları bitirmek istediğinizde bir gazete almanız çok güzel oluyor. 

Dedem içinse gazete benim için bitmeyen kitap dünyası demek. Çünkü o kadar çok gazetesi vardır ki, eski bir gazete bile olsa; anneme bir gazeteyi attığı için bile kızdığı olmuştu. Yani ben asla kitaplarımı paylaşamam ve bir arkadaşıma en sevdiğim kitabı verdiğimde paramparça olmuş bir şekilde sırama bırakmıştı. Ondan sonra bir Zahide'ye en sevdiğim kitabı verdim. Kız 2 günde 2 kitabı da sağlam bir şekilde getirdi. 

Dedem'in gazetelerin içinde önemli bulduğu bulmacalar. Bütün o benim müziklere bağımlılığım, bulmacalardaydı dedemin. Ancak aklımda o gazetelere bakınca, kitaplardan ayırdım gazeteleri. Neden ucuzdular ? Neden kimse okumuyordu ? Teknoloji gelişmişti, ya insanlık aklı gelişmiş miydi ? Maziye olan sevgi hala canlanıyor muydu yaşlılarda ? Yoksa geleceğe mi takıntılılardı ? Sorunlar çoğaldı beynimde, sonra bana döndü. Neden kitaplar 30 TL'ye bile satılınca, alıyorduk da en fazla 75 kuruş olan gazeteyi almıyorduk ? 

Gazeteler de sayfalarca ve binlerce çıkartılır. Kitap gibi yılda bir kitap değil de, her gün yılda 365 tane çıkıyor. Her gün farklı haber, her gün ayrı bir renk beliriyor. Ama ya kitaplar ? Her gün renklenen kapakları değil, içimizde belirttiği duygular siyah-beyaza bağlıyor. O renklerin içindeki duygular o kadar gerçek iken, neden yapay aşklara inandığımızı anlayamadım. Elimdeki kitaba baktım, saçmalıktı... Gerçekten bir kaçış belki de, acılardan kaçmış bir kadının gerçek duygularıydı belki ? Ama nasıl inanabiliriz bir kelimeye ? O an o kadar komik hissettim ki, iyice şizofren oluyordum. 

Ama aklımda beliren asıl düşünce kitaplara olan aşkımdı. Onlara o kadar vakit ayıramamaya üzüldüm bir an. İyice komikleşmiştim, gazeteler varken neden kitapalardı asıl konu...

Not: Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim, fikir yardımlaşmasına davet ediyorum herkesi !! :))

Yorumlar

  1. ay sabah 11'de okudum gelcem ama yorumaa. çok sıcak yaa her yerimden ter akıyooo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelmişsin de gitmişsin, kimse durmuyor bloglarda zaten. Yazmaya hevesim kalmadı benim de, yazmak istemiyorum bir şey :/

      Sil
    2. herkes tatilde ondan yaaa döner hepsi.

      Sil
  2. evedönünce yazarsın kii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gabrielle Aplin Home dinle bariğğğ :))

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Ya beni mimlleme yaa :( Başımı kaldıramıyorum yapmak için. Zormuş sorular zaten :/

      Sil
    2. Kaldırma ama, tamam :) Yaparım ben :))

      Sil
    3. Bu arada, kitap seçtim 12 tane 2'si senin :) Alırsam o da gelecek :))

      Sil
    4. tatil nası geçiyoo. feyza nabıyoooo. ördekler nabıyoooo. su balonlarıı :)

      Sil
    5. Ya harika işte, birkaç gün kaldı. Gideceğiz artık :)) Hasret sona eriyor :))

      Feyza da arada sırada geliyor buraya, konuşuyoruz filan :)

      Ördekleri geçtim, kaplumbağa elime aldım *.* Su balonlarının değeri bitti :))

      Sil
    6. kaplumbağa ters çevirdin miiii :)

      Sil
    7. Yok yaaa :)) Dün mesaj okurken cevize basmışım zaten, çatırt etti; kaplumbağaya bastım zannettim :(

      Sil
    8. Kitabını alıcam ya, onu bekliyoruuuum :))

      Sil
    9. hayırlısı bakalımlım :)))))) ben de heyecanlandım kiiiiiii :)

      Sil
    10. Cidden, bu sıralar roman okumayı hiç istemiyorum, şimdi doldurayım deneme kitaplarından :))

      Sil
  4. İrem, soner yalçının şu sözünü çok beğenirim ...
    "İnsan gazete okuyarak aydınlanmaz ;"havadis" alır; aslolan KİTAPtır. Soner Yalçın

    Yani gazete ile günlük havadisler alabilmek olası , gazetesine göre de gerçekliği sorgulanmalı , fakat kitaplar , olası gerçek hayatlardan alıntılardır. Ha gazete okumaya da karşı değilim , her tür okuma yapana saygım var , ne okuduğununsa hiç önemi olmadı benim kafamda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fikrinizi paylaştığınız için teşekkür ederim ve o ne kadar da güzel bır sözmüş öyle :))

      Sil
  5. gazete eskiden önemliymiş ya. radyo da. televizyon çıkınca radyonun modası geçmiş. internet çıkınca da gazetelerin modası geçmiş. nette bakıyoz gazte. müzik film dizi filan. bak sinema bile modası geçiyor. nasıl olsa nette izliyoz. kitap tabii ki daha önemli. gazetede günlük olaylar var işte. ben gaste okumam, nette de gaste okumam. gasteler hep kötü haber veriyo yaaa :) deden bulmacacı demek kii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötü haber mi ? Bak şimdi kızdım sana. Hiç mi bir mucizeyle doğan çocuk haberlerini görmedin ? Hep bahsedilir mucizeler ya, aklına gelmedi herhal. İnternet iyi güzel ki ben mobil interneti doğaya aykırı görüyorum yaa :)) Kullanmıyorum da iyi yani :) Evden dışarı çıkmayalım zaten, hava o kadar kötü ki, klimayı aç naparsan yap modundayım. Dedem de hep bulmacacı :)) Bulmacacı :) Komik geldi :)))

      Sil
    2. bulmacacık olsa da içsek :)

      Sil
    3. şarkı da klip de nefis yaaa :)

      Sil
    4. Ne şarkısı ? Bulmacacık hahahha :))

      Sil
  6. gabrielle alpin home'da bulmaca çözüp cacık yiyoooo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bana neeeee bana neeeee alpin işteeeee :))))

      Sil
    2. Alpin isim oluyor mızıkçı

      Sil
    3. mızık ne yaaa soğuk bişi mi karpuz veya limonata gibi ise hemen içeyim :)

      Sil
    4. Alpin cacık içiyor, gazeteden bulmacadan cacıktan karpuzdan limonataya... Nasılsınız ?? :))

      Sil
    5. sıcak işteee. sizin çay bahçesinde klima mı vaar :)

      Sil
    6. Hahahaha :)) Yok işte, ben evi özledim :((

      Sil
    7. az kaldıııı. yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz tamam işteeee :)

      feyza berna zahide iyiler miiiii :)

      Sil
    8. Tamamdır :)) İyiler iyi :))

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Yorumu "Çıkmaz Sokak"

Kitap Fuarı'ndan aldığım kitapların hemen ertesini günü kitaplarımı okumaya başladım. Doğrusu okumadığım çok kitap artmıştı ancak çok uzun bir sürede bitirdiğim için yine kendime biraz söylensem de gerçekten güzel bir kitaptı. O zaman tümden nasıl bir yorum aldı benden, inceleyelim hadi ! :)

Çıkmaz sokaklara elveda deyin. Artık öyle bir çıkmaz sokağınız olacak ki, ruhunuz bile sokaklara elveda diyemeyecek. Belki de yeniden aşık olacaksınız bu umutlarla ve, artık bir aşkı sonlandırmanın ve yeni bir aşka başlamanın tam da bu sokaklar arası geçişte göreceğiz. Eslin'in çıkmaz sokağına hoşgeldiniz "Yiğit Kutay" ile birlikte..

Eh artık bir kitap okumamın vakti gelmiş ve çatmıştı ki bu kitap oldukça ince gözüküyor dimi ? Aslında bu kitap 622 sayfa ve oldukça büyük olan yazılarıyla da olsa uzun bir sürede bitirdim maalesef. Bazen bazı şeylerden dolayı vaktim kalmıyordu ve kitabı bitirdiğimde ilk olarak ağlayıp, sonra oh be iyi ki bitti dedim. Ancak oldukça güzel ve unutamay…

İzlediğim YouTube Kanalları

Uzun zamandır Gmail hesabımı açtığımdan sonra Blogger'ı keşfettim ve ardından blog yazmaya başladım ancak Gmail hesabımı açtıktan bir süre sonra da YouTube'a kaydoldum. Son 5 ay gibi bir zaman içerisinde o kadar aktifçe kullanmaya başladım ki artık laptop başından kalkmamamın tek sebebi video izlemek oluyor. 

Şimdi aklıma geldi de neden izlediğim kanalları paylaşarak herkese tanıtmıyorum dedim. Video izlerken dedim ben buna da başlayayım dedim. Umarım güzel bir liste oluşur ve faydalı bir post dizesi daha ortaya çıkar :))
1- İlk olarak az önce Onedio kanalından birkaç video izliyordum ve bundan başlamak istedim. Bu kanalı 2 ay önce keşfettim ve Onedio nun kendi web sitesinde 7'den 70'e harika paylaşımlar var. Bu YouTube kanalında da birçok komik dize videolar var. 
Onedio Kanalı
2- Normalde ben pek çok makyaj da yapmasam ilk makyaj videoları ile başlayıp sonradan eğlenceli videolarla konu alan Meryem Can'ı çok seviyorum. Fan değilim YouTube'da kimsenin ancak gö…

ÇEKİLİŞ VAAAR!!

Evet. Artık bunun zamanı gelmişti. Ve diğer çekilişteki gibi ödemeli düşünmüyorum. Umarım bir aksilik çıkmaz. 





Uzunca açıklama yapabileceğim kadar heyecansız değilim. Heyecanlı olduğum için pek unuttuğum şeyler de olabilir. BU BİR HIZLI ÇEKİLİŞTİR! :)) 
Öncelikle geçen seferki yaptığım çekiliş katılım şartı yüzünden 2 kişi katılmıştı. Blogum oldukça izlenmesi okunması yerlerde. Bu durum her bir yazımda etkisini bıraktı gerçekten. Ve ben de artık bu içimdeki volkanı patlatmaya karar verdim. Yarın için işim var dışarıda ve ben de aslında ya yarın ya da 4 Kasım'a kadar olacak çekilişi başlatıyorum. 
Katılım şarkı katıldım yazıp blogumu izlenmeye almak. Sadece bu. 2 kazananlı bir çekiliştir. Geri dönüş yapılmazsa bir diğer talihli kişiye aktarılır haberiniz olsun. Defterleri ben kendim yaptım. Belki beğenmeyeceksiniz ancak böyle maalesef :( İki kazanan da 2 renkli kalem, 1 siyah tükenmez kalem ve bir adet kırmızı kalem kazanacaktır. İki kazanana da sunduğum kitapları okumadım. Okuyam…

İzleyiciler