Köprü

Gökyüzüne baktım birden, sendeki huzuru yeniden yaşamak için. Açtım dinlediğim şarkının sesini. Huzuruna ağladım, göz yaşlarım elimde çoğaldı. Kendimce döndüm baktım tozlu sokaklara, zorladım yine kendimi seni unutmamak için yazdığım yazıları atmamaya.


Geçen gün yine evinin önünden geçtiğimde çığlıklar kulağımda çınladı. Ağlamalar, haykırmalar... En çok da annenin bana dedikleri vardı canımı yakan. Hala ilk günkü gibi ağlıyorum. Hıçkırdığımda kendimi daha fazla sıkıyorum. Kendimi parçalara ayırmak, her organıma acıların yayıldığını duymak istiyorum her doktora gittiğimde.

Psikologum yine aynı ya. Sürekli senden bahsediyor. Ben de senden bahsetmesin diye her o beyaz odaya girince, "Maviyi konuşma bana." diyorum. Adını mavi koydum, canımı başkasından duyunca acıtmasın diye. Birkaç gün anlamadı lanet olası doktor. Mavi'yi seviyor musun diye sordu ilk gün. Çünkü biliyordu ki, canım yanıyordu. Onun huzuruyla yaşıyorum artık dedim ben de. Onun varlığına dokunuyorum ve onu yanımdaymış gibi hissedebiliyorum onun sonsuzluğunda dedim. Anlamıştı, çünkü sonsuzluğumdun sen...

O günden bu yana yeni bir şehire taşındım. Hatta yeni bir köprü keşfettim. Güzel ve sonsuz maviliği var buranın. Mostar Köprüsü'nden çok daha güzel buranın güzellikleri. Galata Köprüsü'ndeyim şu an. İstanbul'un, Türkiye'nin güzellikleri sarmış etrafımı. Gidişinin ardından en güzel gelen şey bu galiba; İstanbul havası... Burada öyle samimi davranıyorlar ki, sen bile olsan kıskanırdın....

Sana şimdi sevgi sözcükleriyle cümleleriyle cümlemi bitirmek istiyorum ama dilim varmıyor. Şu an sanki ömrümmüşsün gibi sözcükler kullanmak istiyorum ama bunları burada kullanmak o kadar kutsal ve harika hissettiriyor ki. Senin hissemeyeceğini anlayınca canım yanıyor o gülümsemelerimin içerisinde.

Yanımda değilsin ama canımı alevlendirmeyi iyi biliyorsun. Şimdi o köprüden bu köprüye geçiş yapmak gibi seni aldatmak. Evet, seni aldatıyor gibi hissediyorum ve bu yüzden sevgi sözcükleri varmıyor dilimin ucuna. Kelimeler mazide kalıyor işte, ama bu kelimeleri şimdi Kerem'e nasıl söylüyorum diye hayret ediyorum.

İhanetleri sevmem ama lütfen bağışla beni demek istemiyorum. Özür dilerim Mance... Ama senin ölümün bana insanları kazandırdı. Özür dilerim ve teşekkür ederim. İki köprü arasında beni bırakmadığın için. Teşekkür ederim...

Yorumlar

  1. evinin önünden
    ilk günkü gibi
    en güzel gelen şey
    iyi köprü mü iki köprü mü.

    çok etkileyici ve duygulu bu yaaa.

    mance ha. ölmüş mü yani.

    güzel yine bu da. düzeltmeleri yaptım yukarda bak. ama harf hataları sadece yaa.

    :)

    öykü de yazıyorsun yaaaa. hayal gücün ne güzel ama yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini düzelttim ancak iyi köprü mü iki köprü mü tarafını anlayamadım ne demek istediğini ?

      Sil
  2. "iyi köprü arasında beni bırakmadığın için" :)

    YanıtlaSil
  3. çok güzel bu yazın ama yaa :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar