Saçmalamacalar Ve Kırgınlık (Gelecek Yolculuğu)

İlk başta hemen giriş yapıp yazılarımı yayınlamak istesem de sıradan bir giriş olsun istemedim. Özledim de denebilir boş da hissediyorum denebilir. Artık o kadar doğa üstü şeyler yaptığımı düşünüyorum ki, hiç gelmek bile istemedim yazmaya. Neden bilmiyorum ama bir gariplik var bende, sonrasında grip gibi herkes benden nefret ediyor. Yaptığım davranışlardan ben bile tiksiniyorum. Hayırlar olsun diyeceğim ama içime kurt düştü ya benim, hayırlısı da olmaz biliyorum. Böyle bir şey olamaz kardeşim. Bana ne yani, sonunda yine gelip burada içimi dökeceğimi biliyordum. (Bundan sonrasını okumak istemiyorsanız, yazıma geçin çabuk.)


Kardeşim, telefonum gelmiş yere düşüyor. Ben nasıl kötü oldum, tank gibi 3310 mübarek bir telefonum var. En az 10 kere taş, beton yerlere düşmüştür. Kampta öyle sıkıldım ki, artık telefonum düşüp ekranı gitmeseydi akıllanmazdım. Ama nasıl içim yanıyor. Düştü elime aldım, tabi alıştım ya tank olmasına, bir şey olmaz ya deyip elime aldım. Telefonumu yeniden açtım, Allah'ım ! Telefon piksel piksel bir yazı başka yazıyla karışıp beyaz çizgiler mizgiler filan... Ben tabi ağlamaya başladım çünkü, kamp süresinden sonra bir 2 hafta daha Aydın'da kalacağız. Tek işim telefonla vakit geçirmek... Annem ile babama da ulaşamam dışarı çıkmak istediğimde. Zaten arkadaşımla bir yerlere gideceğiz diye planladık, bu olduktan sonra hiç göndermezler. Bütün dünya başıma yıkıldı. Öyle bir hüzün, öyle iç karartıcı bir şey olamaz yani...

Sonrasında ise baktım normal açılıyor. Öyle de sevinç yok işte ya, akşam odaya geldiğimizde bütün bildirimler yüklenmiş tabii, yine telefon gitti. Yine ağladım, filan milan derken. 6 kez telefonum aynı şeyi yaşadı. Tabii az önce de olunca yine aynı şeyleri yaşamadım. Alıştım buna da ya, belki ilk defa iç dökmem başarılı olmuştur :(((

(Burdan başlayın ,dert dinlemeyenler :) Sizi şuradan uğurlayalım...)

Elimde laptop olmadığı zamanlar telefonumun başına geçip düşüncelerimi aktararak yine bir deneme yazısı çıkarttım. Doğrusu kısa bir deneme olduğu için şiir şeklinde de yazabilirim diye düşündüm. Nasıl okumak isterseniz, kendi seçiminiz :))

Çocuklar, genelde bir yerde gördükleri şeyleri tekrarlamak isterler. Mesela bir oyunu yeni duymuş olsalar da, heyecanla oynarlar ve çoğu arkadaşına yaymak isterler. Televizyonların bile zararından fayda çıkartarak, gördükleri yarışmaları kendi dillerinde kolaylaştırarak oynarlar. O an televizyondaki bir top model de, bir yarışma da, bir kötü oyuncu da onlara iyi gelir. Çünkü televizyon çocukların gözünde eğlence aracıdır. Gördükleri kötü ya da iyi davranışlar onların geleceklerini bile belirleyebilir zamanla... Çocukların dilinde meşhur bir yeşilçam oyuncusudur aslında. Nesilden nesile daha da gelişebileceğini bile düşünüyorum bu sözün. 

Hayatı nereye çekmek isterseniz sizi o yere götüreceğine de emin olabilirsiniz. Örneğin, psikolojiler bile bir strateji geliştirme aracıdır. Psikolojin bozuksa, o an düşünmeye yorulman gerekirken, beynin seni başka yöne çeker. Aklınızda bir düşünce olmadan hareket ettiğinizde de sonuç aynıdır. Kelimelerdir, hayatı değiştiren öz madde; bir lafa kırılıp-yıkılabilirken, bir lafa sevinçten göklere ulaşabilirsin. İşte o gelişim çağında da öğrenilen kelimeler bundan ibarettir; gelecek...

Yorumlar

  1. üff ya haklısın, neyse ki düzelmiş telefonun, ay bi düşürme artık yaaa. :)

    çocuklar tabii yaa kendi kendilerine oynar televizyonda gördüklerini, çok şeker olurlar yaa.

    son paragraf çok güzel bak, biz nasıl istersek öyle bakıyoruz hayata, olumlu bakarsak olumlu oluyor. canımız sıkkınken her şey başka gözüküyor doğru. kelimeler evet yaaa çok doğru. duruma göre bir kelime sevindirir aynı kelime bazen üzer. sen de bak bütün duygularını düşüncelerini yazıya döküyorsun. yazmakla rahatlıyorsun işte. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son yazdığın cümle biraz karışık aslında :)) Bir keresinde sınıfta tahtaya salak İrem filan yazmıştım filan böyle doldurdum, biri bana sinirlenmişti :D

      Sil
  2. arrakis'i keşfetmişsin. oleeeey. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya çooooooooooooooook güzel bir blog ya *.* Bayıldım ve gidip sevinçten herkese sarılıcam filan :)))

      Sil
  3. baksanaa, arrakisin blogunda senin yorumunu gördüm, gelip sana yazdım şimdi, sona gördüm sen de bana yorum atmışsın, arrakisle ilgili. arrakis, eski arkadaşımız, çok tatlı bi kız ki o da, korefanı o. çok faydalı blogu. ne güzel keşfettin işteee. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten senden gördüm, öyle ziyaret ettim ya :))

      Sil
  4. Bir kere o resim çok şeker :)
    Çocukların televizyon karşısında büyümesine karşıyım.Bunun yerine kitap okunsa onlara kitaptan öğrendiklerini uygulasalar daha sağlıklı nesiller doğar neyse sende zaten örnek almak için söylemişsin.
    Bak bende deep gibi son paragrafı çok sevdim ama okumakta uygulaması ise zor.
    Asıl mutluluk düşünmemekte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz bulanık çıkmasaymış, daha güzel gözükürmüş :)
      Evet ya, ben de hep bunun gibi paragrafları seviyorum. Konuyla biraz bağımsız olduğunu düşündüm ancak sevmişsiniz :) Dediğiniz gibi de ben bile bırakıyorum bir süre sonra. Bir keresinde 3 ay filan telefonumdan uzak kalmıştım. Sonunda alınca gözlerim o kadar ağrıdı ki, başıma ağrılar girdi. Televizyon öyle bir iki şeye bakıp çıkmak için bir google görevi görebiliyor. Ancak ben hiç televizyonu açayım da, bir şeyler izleyeyim demem. Türkeler öyle ki, bir çerez ve çay ile olmadan asla dizi izlemezler. Hele ki, iki dizi bir günün aynı saatlerine geliyorsa; daha kötü oluyor.

      Bu arada düşünmemek konusunda ince bir ayrıntı geçtiniz. Mutluluk düşünmemekte olursa, çocuk ya da bebekten farksız olurduk. Gelişip, büyümemizdeki bir etken de düşünüp, öyle hareket etmek zaten. Bir düşüncesiz hareket ettiniz mi kalırsınız. Kişinin özgürlük çapına bağlı düşünüp, düşünmemek. Doğrusu çok düşündüğümden başım ağrıyordu her seferinde ancak şimdi düşünmem gereken yerde düşününce, her şey yerli yerine oturuyorlar. Her şey zamanında güzel :))

      Sil
  5. yeni keşfettim daha ya bu hafta.

    beyaz geceler
    katil kim
    üçüncü kattaki daire.

    üç tane dinledim ya. çok güzel bi dene baksanaa :)

    YanıtlaSil
  6. radyo oyunları.com.

    seversin yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya zaten anlayamadım bilmiyorum da :) Anlatsana :) Radyo ama kitap :)) Kitap mı bunlar ? :)

      Sil
  7. Yanıtlar
    1. Hmm, güzelmiş :))) Dinlerim yarııın :)))

      Sil
    2. Hmm, baktım böyle biraz ama bayağı uzun vakit harcamak lazım bunun için ya :)

      Sil
  8. e bir saat filan sürüyor tabeeee ne sandıııın :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önerdiğin kişi bir öğrenci Deep !! :))) TEOG öğrencisi TEOG ! :))) Zamanım yok kiii :) Ama aklımda :)) Deep İngilizce bir kelime var. Hiçbir yerde yazmiyo anlamı :( Bir de yarın saçımı kestiricem :))

      Sil
    2. o teog da bitecek bir gün :) ingilizce taam sor :) saç kestircen oleeeey ne güzeeeel :)

      Sil
    3. Tore diyor, I tore your book. Ne anlama geliyor biliyor musun ? :))

      Sil
    4. Ay ya kusura bakma yanlışlıkla yayınla derken sile bastım. Tear teşekkürler :) Tear :) Eee ne yapıyorsuuuun ?

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar