Ana içeriğe atla

Kısıtlanmış Not

Aslında başlığa bakılınca 'not' kelimesi çıkınca böyle bir kitap yazasım geliyor. Çok güzel olurdu ama roman yazmaya karşıyım (Benzetme yaptım) . 


Bir durgunluktur gidiyor bende. Yani hani 'Dur bir içimi açayım şuraya.' deyip yazı yazmaya başlıyorum ama ama nedense duygusallaşıp ağlıyorum. Hani öyle gönülsüz yazıyorum ki artık, o kadar çok düşünüyorum ki bu aralar, sanki her şey sıradan. 

Hani şu an herkes bu yazını okuyacak deseler şu an bloga yazı yazmayı bırakacak kadar iyi hissetmiyorum. Öyle durgunca geçiyor. Bazen çok sıkılıp telefonun sesini kısıyorum, telefonu kenara fırlatıp başka şeylerle uğraşıyorum. 

Öyle durgunluk işte, bazen kısıtlandığımı filan sanıyorum ama pek bir düşünemiyorum. Sadece kışın blog için ayrı bir vakit ayırmaya zamanım olmayacak. Zaten bir ara blog yazmayı bıraktım ve blogger diye arattırdığınızda hemen çıkan sayfanın adresi yoktu. Bu sefer öyle bir giriştim ki, her gün yazı yazdım. Sadece kışın pek yazı yazabileceğimi sanmıyorum. Zaten şu an öyle durgunlukla gidiyor, düşüncelerimin arasında bu kış da vardı. Bu yüzden bunu belirtirken durgunluk ilk amacımdı. Umarım güzel bir sınav dönemi geçer benim için. 



Yorumlar

  1. Canım merhaba tekrar.

    Umarım sana canım dememden rahatsız olmuyorsundur senli benli konuşmam senin daha rahat etmen için.Seni anlamaya çalıştığımdan.
    Duyguların değişken olabilir ki benimde öyledir gülerken ağlayabilen insanımdır ben ya :)
    İçinde ki derdin az da olsa dışa yansıması ki ağlamak hafiflemek bu.Bazen başa bela gibi gözükür bu etken yani başkalarının yanında gözyaşlarına dur diyememek mesela bazen lanet ettirir söz vermiştim ben kendime ağlamayacağım diye.
    Ağlamak başkalarının yanındada utanılacak şey değil ama karşındakini üzme ihtimali derdine dert ekler benim yüzümden üzülür diye ama tek başınayken ağlamaktan çekinme önce bir rahatla.Sonra bunun geçeceğine bünyen yavaş yavaş kabul eder zaten niye mutlu olmalıyım diye sorgula.Dünyada daha kötü durumlar var diye karşılaştır.
    Ben kötünün en iyisiyim benden daha çaresizi var diye.
    Yazmak bir zorunluluk değil.İçinden gelen birşey durgunluk yaşasanda yetenek içindedir o kaybolmaz sadece bir kestirmeye yatar o sonra uyanır merak etme :) Yazmak hiç kaybolmaz sende.Yeter ki ben vazgeçtim deme.Söylesene en güzel yazılar durup düşününce mi yazılır yoksa hiç beklemediğin bir anda aklına bir çok fikir gelip ozaman yazdığında mı :) Sürpriz bir misafir gibidir ilham ya sen hiç üzülme.
    Belki sınavlar filan düşüncesi gerdi seni. Ozaman yazmaya vaktin olmaz diye.Bak bende blogta 2 yılımı dolduracağım ama çoğu zaman yokum okulum yüzünden.Yinede buradayım burası beni hiç bırakmadı hep bekledi burda ki insanlarda.Aradığım farklılığı burada buldumda diyebiliyorum çok güzel anılarım oldu blogta çok fazla vakit ayıramama rağmen.Seni baştan çok sevdim çünkü kendimden birşeylerde buldum kendi payıma çıkardığım :) Yaklaşık senin yaşlarında çıktı ilk kitabım.7 yaşından belirli bir yaşa kadar yazdığım şiirler toplandı öyle basıldı ilk kitap.İçimde senin gibi bir sevinç bir direniş diretme vardı.Sonra ikincisi oldu üçüncü daha yok ama üzülmüyorum.Her kitap çıkartığında aynı heyecan olur hadi bir tane daha hani ben çıkarttım heyecanım geçti diye değil.Bir sürü bir sürü hayal var ki hepimizde.Zamanı gelmemiş ama daha öyle diyorum o zaman geldiğinde ben anlayacağım ve yazacağım :)Sabır ve mutlulukla sadece :)
    Biz insanların kalbi güneş tutulmasına benzer.Ay güneşın ışınlarını örtsede güneş er ya da geç kendi özüne dönmeye mecburdur.Sende güvenini kaybetme en çok ta kendine yaşamına,bulutlarmış aymış ne fark eder hangi değişime uğrarsan uğra her gece sabah oldu hep güneş doğduu yaz kış demeden ısıttı içimizi.Sende öyle doğ kendi hayatına. Mutlulukla canım ,sağlıcakla kal :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle kısa cevap vermek istemezdim ancak teşekkür ederim. Yorumlarınız bana yardımcı oluyor :)

      Sil
  2. Biraz ara vermek gerek hayata. Ara ver sende. Ama tek bir cümle olsa da yaz. Buraya olmasa bile bir köşeye.Ben öyle yapıyorum. Ve biran geliyor o cümleden hoş bir yazı çıkıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Verdiğiniz taktiği uygulayacağım :)))

      Sil
  3. Ben de bu sene üniversite sınavına hazırlanıyorum -_- Duygularının tam karşılığı olmasa da bende de var onlardan. Ben de onun için bir karar aldım. Haftada bir defa yazacağım diye. Hem beni derslerimden çok alıkoymayacak hem de kendimi çok zorlamama gerek kalmayacak. Çünkü ne kadar bir şeyi seversen sev onun üzerine fazlaca düşünce seni bunaltabilir. Anlıyorum seni ama merak etme. Sınavlardan sonra rahatlarsın, ferahlarsın. Her şey yerine oturur. ^-^

    YanıtlaSil
  4. ayyyy öncelikle sınavın güzel hadi noluuur. durgunluk geçer yaa. blog da arada bakarsın. arada kitabına da bakarsın kiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında kitap olabileceğini düşünmüyorum. Hani öyle araya sıkışır o zaten :)) Sınav güzel geçtin de :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Yorumu "Çıkmaz Sokak"

Kitap Fuarı'ndan aldığım kitapların hemen ertesini günü kitaplarımı okumaya başladım. Doğrusu okumadığım çok kitap artmıştı ancak çok uzun bir sürede bitirdiğim için yine kendime biraz söylensem de gerçekten güzel bir kitaptı. O zaman tümden nasıl bir yorum aldı benden, inceleyelim hadi ! :)

Çıkmaz sokaklara elveda deyin. Artık öyle bir çıkmaz sokağınız olacak ki, ruhunuz bile sokaklara elveda diyemeyecek. Belki de yeniden aşık olacaksınız bu umutlarla ve, artık bir aşkı sonlandırmanın ve yeni bir aşka başlamanın tam da bu sokaklar arası geçişte göreceğiz. Eslin'in çıkmaz sokağına hoşgeldiniz "Yiğit Kutay" ile birlikte..

Eh artık bir kitap okumamın vakti gelmiş ve çatmıştı ki bu kitap oldukça ince gözüküyor dimi ? Aslında bu kitap 622 sayfa ve oldukça büyük olan yazılarıyla da olsa uzun bir sürede bitirdim maalesef. Bazen bazı şeylerden dolayı vaktim kalmıyordu ve kitabı bitirdiğimde ilk olarak ağlayıp, sonra oh be iyi ki bitti dedim. Ancak oldukça güzel ve unutamay…

ÇEKİLİŞ VAAAR!!

Evet. Artık bunun zamanı gelmişti. Ve diğer çekilişteki gibi ödemeli düşünmüyorum. Umarım bir aksilik çıkmaz. 





Uzunca açıklama yapabileceğim kadar heyecansız değilim. Heyecanlı olduğum için pek unuttuğum şeyler de olabilir. BU BİR HIZLI ÇEKİLİŞTİR! :)) 
Öncelikle geçen seferki yaptığım çekiliş katılım şartı yüzünden 2 kişi katılmıştı. Blogum oldukça izlenmesi okunması yerlerde. Bu durum her bir yazımda etkisini bıraktı gerçekten. Ve ben de artık bu içimdeki volkanı patlatmaya karar verdim. Yarın için işim var dışarıda ve ben de aslında ya yarın ya da 4 Kasım'a kadar olacak çekilişi başlatıyorum. 
Katılım şarkı katıldım yazıp blogumu izlenmeye almak. Sadece bu. 2 kazananlı bir çekiliştir. Geri dönüş yapılmazsa bir diğer talihli kişiye aktarılır haberiniz olsun. Defterleri ben kendim yaptım. Belki beğenmeyeceksiniz ancak böyle maalesef :( İki kazanan da 2 renkli kalem, 1 siyah tükenmez kalem ve bir adet kırmızı kalem kazanacaktır. İki kazanana da sunduğum kitapları okumadım. Okuyam…

Kitap Yorumu "Kış Masalı"

Huh. Ay nasıl başlamalıyım ? Çok YouTube'da video izliyorum, hep ondan merhabaaaaa diye başlayasım geliyor. 2016'da sürprizlerim var sizlereeee. Ama Kış ayındayız ve Kış ayında Kış Masalı'nın yorumunu yazmak da uyumlu oldu. Ay çok güzel *.*


Kitap aslında o kadar hoş ki, gerçekten yani şu yorumu yaparken bile kitaptaki sözcükler geçiyor aklımdan. Aslında 1016 sayfa diye diye herkesin aklına kazındı kaç sayfa olduğu kitabın. Ayrıca zaten gerçekten uzun bir sürede bitirdim ve ben bu kitabı okumaktan gurur duydum. Herkes eline alıp hep inceledi bu kitabı. 1016 sayfa diyorum, bütün her okula götürdüğümde birinin eline veriyordum artık son 300-400 sayfa kalınca. Çünkü gerçekten yoruyordu :)) Ama bitireli de 1 hafta oldu. Pinekliyordum bu yorumu yazmak için.

Kitap şöyle bir konu alıyor; Gazeteci bir Hande Altan işinde çok başarılı biridir. 23 yaşına kadar aşktan uzak, bir iş kadını olmuştur. 29 yıllık bir aşk adamı bulana kadar... Kerem Sarper... Bir iş adamının sırlar ardında v…

İzleyiciler