31 Ocak 2016 Pazar

Wattpad Works and Surprise Clips

Yeniden yeni kurgularla bir hikaye yazmaya başladım. Eskilerden daha iyi olduğuna emin olabilirsiniz ! :)


Vague (Dalgalar) adında bir hikaye yayınladım ve gerçekten iyi olduğuna inandığım zaman bu duyuruyu yapacaktım. Daha dün de tam olarak karakterleri belirledim. İşte hikayem; 


Tanıtım: 
Hiç bu kadar büyük dalgaya gelmemiştim. Hayır hayır, hiç o kadar ihtişamlısını da görmemiştim. Oturdum o soğuk rüzgarla birlikte dalgaların yanına. İçine çektin ve bana o sıcaklığı keşfettirdin. En büyük dalgada bile yanımdaydın, üstümü ıslattığında sımsıkı saran bir kucak... Sonra ne oldu bilmiyorum, işte buradayız... Senin yanında ben, benim yanımda sen.

Oyunculara gelecek olursak Gigi Hadid rolünde Voila ve Zayn Malik rolünde Edgard oynuyor. Aslında bu çifti hiç beklemiyordum ve bir artı olarak Zayn artık tek başına yolunda devam ederken Gigi ile ilk klibini de çıkartıı ! 


Dip Not: 1D hayranı falan değilim sadece bir insanı nasıl severseniz ben de Zayn'i öyle seviyorum ve klibini de çok başarılı buldum bazı yerleri hariç.

29 Ocak 2016 Cuma

Meraklı Melahat Mim'i

Eccik geçmişten bahsedivesek heç de bişi olmaz demi ? :)


Bu mimde aslında mimlenmedim bildiğiniz kendimce Deep'den mimi görüp atıldım diyebilirim kendimce. Aslında böyle bir şey yapmazdım ama kendimden bahsedesim gelmiyor ve dinletemem de sonuçta kimse burayı dert köşesi diye takip etmiyor. Zaten zorlayamam da. Ay kötü hissederim ben öyle zaten ama bunu yaptığımı bile utanıyorum.

Hadi başlayalım ya:

Ancak küçüklüklerimden bahsedebilirim galiba bu mimde çünkü anlatsam anlattıklarım çok uzun zaman önce olmuş olmayacak. 14 yıldır hayattayım bi de. Nasıl bir anım olabilir ki ? 

1-2015'in yaz ayında Bengisu ile bir AVM'ye gittik. Bir makyaj mağazasına girdik. (Marka verirsem kızı işten kovarlar gibi hissettim ondan vermiyorum.) Ucuz bir makyaj mağazası ama. Sonra işte Bengisu 1 hafta önce yine buraya geldiğimizde bir oje sürmüştü ve çok tatlı duruyordu. İrem dedi işte sen de gittiğimizde sür ikili hoş dururuz dedi. Sonra ben de gittim sürdüm. O sırada bir eleman bitti başımda. 

"Pardon o tester değil" dedi.

Ben aynen çaktırmamış gibi şöyle dedim. "Aaa, kusura bakmayın."

Sonra kızın ağzını yaslaya yaslaya gittik MAC'e. Canımcısım MAC o kadar güzel kiiiii, gittik ve biraz test ettik falan. Hoşgeldiniz demekten başka bir şey yapmadıklar ve dik dik de bakmadılar. Sonra çıktığımızda aynen şöyle bir şey oldu.

"İşte MAC ile ******'in farkı !"

O günden beri MAC'i övüp dururum. Arada aklımıza gelir bir güleriz dururuz.

2- Benim her zaman bir farkım vardır. Kesinlikle kendimi övmüyorum. Cidden farkım vardır. Özellikle dışarı çıktığımızda bir Türklüğümü göstermem gerekir. Karne günü işte çıkışta arkadaşlarla hadi bovlinge gidelim dedik. Yanımda da para olmasaymış sıradan karne günü olucakmış ama parama şükür gittik. Biz verdik hani ne kadarsa falan gittik bizim yerimize. Oturduk içecekleri açtık falan sonra işte sıra bana geldi. Ben 2 eldir atamıyorum. Allah'ım atamıyorum diye seviniyorum bir de :D 

Sonra ben dedim Türk'üm. Kural tanımam. Havasına değil eğlencesine geldik diyerekten aldım bir top (?) Geçtim yerime. Tam atacak gibi yaptım arkadaşlarım beni izliyor. Birden bi koşmaya başladım labutlara ordan bir attım. Sonra baktım ki bir duvarda "Lütfen çizgiyi geçmeyiniz." yazıyor. "Türküm ben Türk." dedim 1 oyun boyunca öyle attım. Kuralları da bozdum elbette. 

3- İlk defa dışarı tek başıma çıktığımda arkadaşlarımla başka bir yere gittik. Aslında bunu annem bilmiyordu ve napıyorsunuz dediğinde anneme öyle geziyoruz demiştim. Aslında cam piramitte gidip mal mal fotoğraflar çekip kedi falan sevmiştik. Hatta annem görse korkarım diye de orada fotoğraf çekemedim. Sadece 1 tane çekmiştim. Ama tabii ondan sonra hiç başka bir yere gittiğimiz olsa hemen söylüyorum. 

4- Telefonumun şarjı 50 ve 50'den düşük olunca hemen şarja takma ihtiyacı hissediyorum ve bir ekmek almaya %20 ile falan gittiğimde bile bir garip oluyorum. Bazen de %1'de falan şarja takıp ehehehehhe dediğim oluyor. 

Yeterli bence dimii ? Kaçtım ben, isteyen yapıvesin gari :)

26 Ocak 2016 Salı

Yayınevleri Mim'i

Yeniden bir mim düzenlemek istedim bu havalarda. 


Artık havalar iyice soğudu ve evde tıkılıp kaldım. Bir kahve ve bir kitapla bir tatil geçip gidiyor. Ben de bu sırada yeni ne kitaplar çıkmış diye internetten bakarken yine en sevdiğim yayınevini görüp yine harika kapak tasarlamışlar diye düşünürken neden böyle bir mim yapmıyorum diye düşündüm. Bence de güzel bir mim olacak ve o zaman başlayalım ! :)

1- En sevdiğiniz yayınevi hangisi ? 

Ben en çok Destek Yayınları'nı seviyorum. Kapak tasarımıyla, sayfaların o ne ince ne de kalınlığıyla, yazılarıyla birlikte beni hemen çeken bir yayınevi. Zaten en son yaptığım kitap alışverişinde destek yayınları'nın kitapları indirime girdiği için bu yayınevinden yapmıştım alışverişimi ve gerçekten bir kitap fiyatı diğer yayınevlerine göre hem başarılı, hem ucuz, hem de ilgi çekici. 

2- Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitabı kısaca yorumlayın.

Benim şu an aklıma gelen Ahmet Demir'den Yıldızlar Sönünce kitabı. Bu kitap bir deneme/yazın kitabı ve aşk acısını bu kadar iyi anlatan bir yazar görmedim. Kapak tasarımında mor rengi bu kadar çok beğendim. Hem ağlayıp hem de gerçekten çok sevip de bir renkli kalemle sürekli altını çizdiğim bir kitap oldu. Hem de 1-2 günde bitirebileceğiniz bir kitap. Her kelimesinde ve betimlemesinde ya da benzetmesindeki ifadelerden bir deneme çıkartılabilecek bir kitap diyebilirim :)

3- Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitaptan bir söz yazın.

"Konuşmuyorum, sadece susuyorum.
Anla, biraz daha çok "sev" diye."

4- Yazarın başka okuduğunuz ve önerdiğiniz bir kitabı var mı ? Varsa, adı ne ? 

Benim bu yazarın başka aldığım ve okuduğum kitabı olmadığı için yok ancak başka birilerinin vardır diye bu soruyu sormak istedim :)

5- Yayınevinden kitap çıkartsanız ve tutmazsa ne hissederdiniz ? 

Aslında o yayınevinden kitap çıkartmak bile beni çok mutlu ederdi. Aman derdim galiba :) Amaaaan boşveeeeer :) Sen zaten başarmışsın, sen seçilmiş kişisin deyip kendimi kutlardım bir ilk :) Ama tutmazsa da arkadaşlarım beğenir derdim :) 

(Annem kitabımın tutmayacağını düşünmüyor bu yeterli benim için :D)

6- Bu yayınevinden almak istediğiniz bir iki kitap hangisi/hangileri ? 

Mihr - Eylem Tok (Bu kitap iki yayınevinde de var ancak ben Destek Yayınları'ndan istiyorum.)
Vazgeçtim - Kahraman Tazeoğlu
18 Saat - Ertürk Akşun
Mavi Ev - Kahraman Tazeoğlu 
Bana Kadar Yolun Var - Pia UMY Y.G.
Ben Senden Geliyorum - Pia UMY Y.G.
'99 Yazı - Arzum Uzun
Bu Havalarda Dönme Bana - Selcan Aydın 
Aşık ve Kıskanç - Nagehan Karaman
vb.
(Kitaplar saymakla bitmez, bunları uzun zamandır almayı istiyorum :D)

Mimlediğim Kişiler: soslu badem

Umarım güzel bir mim olmuştur :) İyi eğlenceler herkese :))

25 Ocak 2016 Pazartesi

Gülümse

Bir şarkıyla uykuya daldım yine. Zihnimde sözler dolu ancak olaylar görüntüye çevirlmiyor. Sanki ben kafamda sahne ayarlamışım gibi zihnim bana oyun oynuyor. Sıcacık yorganından ayrılması için uyandıran aptal alarm yoksa mutluyum elbette. Ama ya 4'de uyuyup 7'de kalkmışsam her şeye inat olurum. 


Aklımda planlar var. Kafamda yavaş yavaş hadi İrem diyen sesler çoğalıyor. Sen başaracaksın. İnsanların senin hakkında ne diyeceklerini düşün diyorum. Ama aslında yaptığım tek şey hayal kurmak oluyor. 

Mutsuz insanları görünce kendi neşemi suçluyorum. Çok mutlusun İrem. Sadece umursamaz davranacaksın. Bu kadar kolay.. İç sesimi duymayı istemem. Ama iç sesim eğer bir Trap müzikse Turn Down For What ? diyorum arkidişim. 

Bazen her dışarı çıkacağımda bir şarkı eşlik eder içimdeki dansa. Gösterişim yoktur biliyor musunuz ? Kimseye de bir şeyle hava attığım olmadı. Kimseye blöf yaptığım, kimseye yalan söylediğim, kimseyi birinden ayırdığım olmadı. En son bir konuşma yaptım. Okuldaydık. Bir öğretmenimiz gidiyor. Hocam "İrem hadi sınıfımız adına bir şeyler söyle öğretmenine." dedi. Neden ben diye sorduğumda arkadaşlarım yazarsın sen dedi. İçten içe güldüm. Kendimi seviyorum bee diye bowling toplarını attığım birkaç gün önceki anlar işte. Başkalarına gösteriş değil, her yaptığım iyi hissetmem için oldu hep. 

Ellerim kurumuş, dışarısı 3 derece. Antalya'nın en soğuk havaları galiba. Ellerim bir yaşlı kadın misali yitmiş. Ellerim klavyede, düşüncelerim klavyeye akıyor. Toplamaya çalışıyorum şarkılar eşliğinde. Onlar da bir gün gençleşecek. Onlar da bir gün mutlu hissedecekler benim gibi diyorum. Soğuğa direnmeyi öğrenecekler yavaş yavaş. Kendilerini zorluklar sayesinde tanıyacaklar. İnsanlara bu günler sayesinde tanıtabilecekler. İnsanlar dinlemek isterse..

Konuşan kafalar boş bedenler. İnternet güzelleri. Photo Grid düzenlemeleri. IG de nasıl durur ? Whatsapp profili yapsam mı ? Bu söz profilime nasıl durur ? Snapten kendimi nasıl anlatabilirim ? Face'imi dondursam havam artar mı ? Ask.fm ergeni sanırlar mı ? Ne yaparsam internette fenomen olurum ? Hangi mağazalardan giyinsem güzel gözükürüm ? Iphone kullansam zengin gözükürüm. 

İçini dışına yansıt bebeğim. Emin ol dış görünüşün kuşların umrunda. Kendin ol. Ellerinin yaşlanmış ve gençleşecek olması kimsenin umrunda olmayacak şeyler yapma. Sen sen ol, her şeyi kendin için yap. Mutlu anılarla mutlu olmak için. Hadi gülümse. Resim için gülümse.. :) Nasıl gözükürse gözüksün, sen sensen bugün varsın yarın yoksun.

3- Şarkı Esintileri "Dollhouse"

Deniz sayesinde sağolsun çevirisiyle artık şarkıyı dinlerken Türkçesiyle söylemeye bile başladığım bir şarkıyı paylaşmadan olmaz. Bu seride zaten hep böyle çok dinleyip çevirisiyle de çok sevdiğim şarkıları paylaştığım için dinleyip dinleyip bitiremediğim bir şarkı oldu bu da :)


Dollhouse - Melanie Martinez (Çeviri) 

Picture, picture, smile for the picture.
Resim, resim, resim için gülümse. 

Pose with your brother, won't you be a good sister? 
Erkek kardeşinle poz ver, iyi bir kız kardeş olmayacak mısın? 

Everyone thinks that we're perfect. 
Herkes mükemmel olduğumuzu düşünüyor.

Please don't let them look through the curtains. 
Lütfen perdelerin arasına bakmalarına izin verme.

Şarkıya Ulaşmak İçin: https://www.youtube.com/watch?v=HcVv9R1ZR84

24 Ocak 2016 Pazar

İzlediğim YouTube Kanalları 3

Ne kadar YouTube'da vakit geçirememiş olsam da ilk laptopa girerken yazdığım şeylerden biri olduğu için çoğu zamanımı harcayan şeylerden biri diyebilirim. Ancak yeni yeni kanallar açılmaya başladı ve bu da YouTube için iyi bir şey elbette. Hatta o kadar ki ben de açmayı bile düşünmüştüm ancak kimse bilmez. Hatta birkaç videom bile var (spoi mi o?) Ancak kesin değil elbette. Hepsi bir arada yapamayacağım. Sadece eğlence olsun diye denemeler yapıyorum :)


1- İlk kanalımızla başlayalım bakalım. Bu kanalı daha dün keşfettim. Sokak Röportajları gibi bir kanal sayılır. Ancak daha farklı ve daha güzel videoları olduğunu söylemeliyim. 
Ben de Sokak Röportajları kanalına üyeyim ancak pek izleyemiyorum. Zaten her girdiğimde bayağı bir video koymuş oluyorlar. Ancak böyle bu kanalda daha çok ilgimi çeken ve çocukluğumdan beri aklımda olan soruların cevaplarını buldum diyebilirim. Beni daha çok eğlendirdi. Bu yüzden Sosyal Deney kanalını keyifle izlemeye başladım. Gerçekten hoş konular ele alınmış ve öğretici diyebilirim :)


2- Daha yeni yeni keşfettiğim Cansu Akın'ı Duygu Özaslan'ın bir videosundan tanıdım. O da makyaj videoları çekiyor ancak benim bir gıcıklık şeyim olur hep böyle makyaj kanallarına karşı. Duygu Özaslan da o gıcık olduğum makyaj youtuberlardan olmadığı için Cansu Akın'ı görür görmez kanalına uğradım. Konuşmasıyla birlikte bitenler videosunu bu kadar sevdiğim olmamıştı. Bengisu ile de beğendiğimiz bir youtuber ve size de öneriyoruzzz :) 


3- Ayyy bu seferki youtuber ne kadar böyle ince sesli de olsa ben tarzını çok beğenmiştim. Markaların okunuşları videosunu da çok başarılı bulmuştum. Meğerse ki ben de yanlış okuyormuşuuum. Benim için güzel bir video olmuş. Ben çok beğendim ve Tulu Erden'i yeni yeni keşfettim. Galiba çoğu işim bitince daha kolay bulabiliyorum böyle kanalları. Moda adına bir erkek tarafından açılan ilk gördüğüm kanal oldu. Çok uğrayamasam da başarılı videoları var gerçekten. Uğrayın bencee :)


4- Bu kanalı az önce buldum ve evli bir yabancı çift. Ayrıca Aspyn'in saçlarına bayıldım ve gözlükleriyle de makyajıyla da harika biri ! *.* Gri saça bayılıyoruuuum .-. Ya da böyle platinse falan yine seviyorum ama sarışınları pek sevmem ama çok hoş durmuş benceee *.* Bu iki çiftin adı Aspyn ve Parker. İşte onlar hayalarını vloglayıp kanallarına atıyorlar. Ve oldukça hoş *.* Ne kadar çeviremesem de :) 

Ayrıca Aspyn'in normal videolar çektiği bir kanal da varmış *.*


5- Bir hızla televizyonlarda çıkan ve oyunlarıyla insanları eğlendiren Orkun Işıtmak kesinlikle Orçun değil. Ve kesinlikle Işıttık da değil :) "Herkese merhaba ben Orkun." u söyleyebilen varsa gelsin ve tanışalım lütfen :) Ahahahhaha :) Ya Orkun Işıtmak'ı tanıtmamak mümkün değil. O en bilinenlerden oldu değil mi ? Ben ilk İzlesene'den Feyza ile yaz ayında korku oyunlarını izlemiştim. Sonra Oya abla ile olan videolarını izleyip çok beğenmiştim. 2 sene önceydi. Ve 1 sene geçtikten sonra öyle bir ünlendi ki YouTube'da da izlemeye başladım. Galiba İzlesene'de artık yok ama oyun videolarının dışında challengelar yapıyor, acı biberli oyunlar oynuyor ve yapmaması gereken kişilere şakalar yapıyor ! Neden yapmaması gereken kişiler ? Çünkü Ruhi Çenet katilllll ! (Şaka yapıyorum herkes bilir :D) Eh izlemeyen varsa hemmmeeeen uğrasıııııın ! :)


23 Ocak 2016 Cumartesi

Müzik Hayatım 10

Merhabalaaar ! Yeni ve yeniden şarkılarla birlikte geldim. Sınavlarım, sözlülerim, projelerim bitti artık TEOG notumuz da belli oldu. Birkaç yeni müzik de keşfettim. K-pop falan dinleyeyim dedim. Eh sadece 1 tane bakabildim ve onu da çok beğendim. Böyle indie, folk, soul, blues gibi ya da jazz gibi şeyler dinlemeyi çok seviyorum ben. Özellikle başım ağrıdığında çok iyi gidiyor. Eh o zaman ordan burdan şurdan ortaya karışık bir yazıyla başlayalııııııım ! :)


Bu aralar K-pop dinleyeyim dedim ve EXO dinledim ilk olarak ve ilk şarkısında hemen aşık oldum diyebilirim. Ancak çok böyle yavaş olanlarını sevdim. Bu yüzden bir tane EXO şarkısına baktım sadece.

Imany'i yaz ayında çok dinlemiştim bu şarkısını ve bir gün yine görünce hoş bir şarkı olduğu için bahsetmek istedim. Bu da hoş hafif müziklerden.

Duke Dumont'u birkaç şarkısından gördüp dinlemiştim ancak bir ara denk gelip yeni çıkarttığı bir şarkıda hoş bir ritim yakaladım. Ritimiyle oldukça güzel bir şarkıcı. Bir çok şarkısıyla da ben beğeniyorum bu şarkıcıyı. İlk olarak I Got You şarkısıyla tanıdım birkaç yıl önce. Ve oldukça hoş şarkıları var.

TRAP çok severim ve bu aralar daha fazla dinlemeye başladım ve Jetta'nın bir iki şarkısına bayıldım. Trap olarak yine bir şarkı daha buldum ve bir çok trap dinledim bu sıralar.

Dr Dre'nin eski şarkılarından I Need A Doctor yine aklıma geldi ve yine duyguların içerisinde bir şeylerle uğraşırken dinlediklerimdendi hep.

The Kinks diye bir grup keşfettim. Aslında Arrakis'in blogundan buldum. Güzel şarkıları var gibi. Böyle eski esintileri veriyor gibi. Ekleyeyim bari dedim.

"I'm a barbie girl. In the barbie world." sözleri eksilmedi dilimden. Yine çizgi film sever ben barbie şarkısını dilimden düşürmedim :)

Kygo'nun çoğu şarkısına bayılıyorum ve yine tesadüf eseri bir şarkısını daha buldum. Buna bayıldım gerçekten ritmiyle. Zaten çoğu zaman da ritminden dolayı bir şarkıyı severim ve takibe başlarım ve Kygo da hafif bir ritme sahip hep. Bayılmamak elde değil :)

Calvin Harris'in How Deep Is Your Love şarkısında oynayan Gigi Hadid başka bir şarkı klibinde daha oynamış. Cody Simpson'un Flower şarkısında bir kısmında yer alsa da şarkı oldukça hoş ve Cody'nin sesini ilk defa bu kadar hoş bulunca ekledim şarkı listeme :)

Selena Gomez'den hiç bahsetmedik değil mi ? Yabancı müzikte çok bilinen bir şarkıcı. Ve bahsetmemek olmaz. Bu sıralar oldukça olgunlaşmaya ve yaşına kendini oturtmaya başlaması çıkardığı şarkılardan da belli oluyor artık. Birkaç şarkısından bahsetmek yerine şarkıları konuşturmak istiyorum ben :)

Selena'nın eski sevgilisiiii. Aslında Justin Bieber'ı pek sevmem ancak sesi gaipten böyle sesler yolluyor bana. Hoş şarkılar çıkartmaya başladı. Artık Selena'yla şarkılar aracılığıyla konuşuyorlar diyebilirim. Birbirlerine gönderme mi yapıyorlar acabaaa ?

Bir ara popüler bir şarkı olmasıyla bazı yerlerde duyulan Love Myself şarkısıyla birlikte iHeart Radio'da da bir cover yapmış ve oldukça hoş bir enerji veriyor Hailee'nin sesi :)

Melanie Martinez'i bu sıralar çok dinlemeye başladım. Dollhouse olsun Pity Party olsun her şarkısını da çok severek dinliyorum. :)) (Acun abi, ben Almanya'dan geldim. Size pit paks yapçam.)

Müzik Listesi: EXO - Sing For You
Imany - The Good, The Bad, The Crazy (Filatov & Karas Remix)
Duke Dumont - Ocean Drive
Duke Dumont - I Got U
Duke Dumont - Won't Look Back
Jetta - Take It Easy (Matstubs Remix)
Diplo - Revolution (SEAN&BOBO REMIX)
Black Coast - TRNDSTTR (Lucian Remix)
Jetta - I'd Love to Change the World (Matstubs Remix)
Dr. Dre - I Need A Doctor
The Kinks - You Really Got Me
The Kinks - Lola
The Kinks - This Time Tomorrow
The Kinks - A Long Way from Home
Aqua - Barbie Girl
Kygo - Nothing Left
Calvin Harris & Disciples - How Deep Is Your Love
Cody Simpson - Flower
Selena Gomez - Same Old Love
Selena Gomez - Good For You
Selena Gomez - Hands To Myself
Selena Gomez - The Heart Wants What It Wants
Skrillex and Diplo - "Where Are Ü Now" with Justin Bieber
Justin Bieber - Love Yourself
Justin Bieber - Sorry
Justin Bieber - What Do You Mean?
Hailee Steinfeld - Love Myself
Hailee Steinfeld Sings OMI - "Cheerleader" (Cover)
Shawn Mendes & Hailee Steinfeld - Stitches
Hailee Steinfeld - Let It Go (Acoustic Cover)
Melanie Martinez - Dollhouse
Melanie Martinez - Pity Party
Melanie Martinez - Carousel

Not: Galiba bu kadar şarkı yeterli çünkü bahsetmediğim şarkıcı ve gruplardan bahsettim ve artık diğerleri de başka bir yazımda yer alsın bence. Bu aralar bu seriye pek yazı yazamadım çünkü bu serideki her yazım 1-2 saatlik bir yazma ayarlama sürecinden geçiyor ve bir proje yapar gibi oturuyorum bu seri için her yazıda. Emeklerim karşılığını alsın istiyorum artık. Lütfen eğer görürseniz bir yorumunuzu esirgemeyin.

Meraklı Not: Yine bir eğitim öğretim dönemini başarıyla bitirdim. Takdir belgesini rahatça 91.6588 ortalamayla aldım. Benim için o kadar stres ve gerginliğe deymiş gibi gözüküyor (kopyalar harici) :D Artık elimden geldiğince varımı yoğumu önüme koyunca akıllanmış gibiyim. 2. Teog'a da az kaldı. Çalışmalar son hız devam edecek ancak 15 günlük reklamlardan sonra :))

Bir sonraki Müzik Hayatım yazısında görüşmek üzere. Şarkılarla mutlu musmutlu anlarınızı canlandırmak dileğiyle :))

21 Ocak 2016 Perşembe

29- Filmler'in Esintileri "Big Hero 6"

Keyifli bir animasyon hayatından yeniden merhabalaaaaar ! :) 


Keyifli bir animasyon ya da çizgi filmi daha izlemeye karar verdim. Bu sefer bir öneriyle daha. Bir blogdan görüp izlemeye başladım. Eh ağlamasam olur mu ? I-ıh İrem kanunlarına aykırı bunlaaaaar ! :) 

Konusunu ele alırsak bir iki hafta önce izlediğim için konusundan pek bahsedebileceğimi sanmıyorum ancak Vikipedi'den şöyle bir konu bahsediliyor; 

Hiro Hamada adlı bir çocuğun bir savaş robotu yapıp Yama ile dövüş yapmasıyla ile başlar. Abisi Tadashi Hamada'nın motorsikleti ile kaçarlar. Tadashi, Hiro'yu kendi okuduğu üniversiteye götürür ve arkadaşları ile tanıştırır. İsimleri; Go Go, Ballı Limon, Fred ve Wasabi'dir. Ayrıca abisinin yaptığı Baymax adlı sağlık robotu ile tanışır. Hiro, üniversiteyi çok beğenip katılmak ister. Abisine yaşının yetip yetmeyeceğini sorar. Abisi ona yaşının önemli olmadığını, öğrenci seçme yarışmasında insanları etkileyebilecek şeyler yaparsa kazanabileceğini söyler. Hiro, çok çalışıp mikrobotlarını tasarlar. Bunu sunar, ve üniversiteye kabul edilir. Bir süre sonra çıkan yangın yüzünden abisi Tadashi, profesör Callaghan'ı kurtarmak için içeri girer ve o anda patlama olur. Tadashi hayatını kaybeder. Hiro Baymax ile abisinin arkadaşı olan Fred'in malikanesine giderler ve birilerinin gizlice mikroçip ürettiğini görürler. Baymax'e zırh yapıp geri dönerler ve mikroçipleri yöneten kişinin profesör Galahan olduğunu öğrenip arkadaşları ile profesör Callaghan'dan intikam alırlar.

Seslendirenler: Scott Adsit
Daniel Henney
T. J. Miller
Jamie Chung
Damon Wayans, Jr.
Génesis Rodríguez
Alan Tudyk
James Cromwell
Maya Rudolph

Ve şu an o Baymax (Robot) gibi bir arkadaşım olsun istedim ve gerçekten bir spoi vermeden geçemeyeceğim. Bir söz söylemişti Baymax, Hiro ile gerçekten arkadaş olduktan sonra bunu da hissedince gidip sarılasım gelmişti. 

"Hizmetimden memnun kaldığını söylersen kapanabilirim."

Bu sözden sonra da öyle bir ağlamıştım ki.. Sanki bir animasyon değil de gerçekmiş gibi bir film haline gelmişti. Çok kötü olmuştum ama bana soracak olursanız gerçekten gerçekten harika bir filmdi. Animasyon filmler de artık normal oynanan filmlerle eş değer tutulmaya başlandı benim için. Bu yüzden de zaten gidip bir Barbie ya da Ben 10 izleyebiliyorum :) Keyifle izlemeniz dileğiyle iyi seyirler :)) 

15 Ocak 2016 Cuma

Rapor

Heeeeeey ! Neden böyleyim ben de bilmiyorum. Dün moralim bozuktu ve bugün acayip derecede mutluydum. Burada ne için varım biliyorum galiba. Kendim için. Aslında bin kez olsun ben hep şunu düşünmüşümdür blogum hakkında. Ölsem blogum bana yeterli kalacak. Belki sevecekler yazılarımı, var olmasam bile. Ama yazılarımı onaylamak için ailem girer falan diye. Öldüğüm anımı 1 sene önce çok düşünmüştüm de. Her neyse konumuz bu değil..


Hep güldüm eğlendim ve meğerse ki amanıııııııııın ! Sınavdır projedir derken bitti bir dönem. Şimdi işte bizim TEOG puanları ertelendi. Davalık sorular var ve benim bir tık olsun puanımın yükselmesi var. Aklımda planlı bir şeyler olunca ve uygulayınca çok iyi hissediyorum. Gece 1 olmuş ve ben de proje ödevimi yapmak için saat 7'den 1'e kadar ödev yaptım. Ay dedim mutlusun ya git yazı yaz. Kendini göster. 

Buradan Selin belki bakıyordur. Canım o benim ya *.* Moralim bozuktu ve akıl verdi yine. Düzeldim Allah'tan. Ama beni unutmayın, bu arada 121 olmuşuz yaaa !!! Ay çok hızlı gidiyoruz. Ay nice nice 121'lere :)) 

8 Ocak 2016 Cuma

Blogumdan Yeniden Uzaklaşıyorum

Yeni bloguma gelenler bilmez. 1 sene kadar blogumda aktif olmadım ve iyi şeyler de olmadı ama çok iyi bir dönüşüm olmuştu. 116 takipçime de teker teker teşekkür ederim. Şu an 117 ama 116 diyorum çünkü gelişmeden önce 1 kişi takipçim ile buradan ayrılmıştım. Şimdi yine bir durgunluk ve ben bloguma yazmaktansa hayatıma yazmaya ve kendime okumaya başladım. Sorun ne bilmiyorum. İlgilenilmeyi ve sürekli olanından sevdiğim için eh tabii bloguma her gün gelmezler. Bir yazımda 16 yorum varsa 1-2 kişi yorum yapmış ve ben de karşılık verince büyük gözüküyor yorum sayısı. Ben sevmedim hiçbir zaman böyle başarılı olanları. İşte burada da söylüyorum. Kıskanıyorum.. Ama bu bir neden değil, sadece yoruluyorum gerçekten. Her şey bir arada olmuyor. İçimde bir sıkıntı var zaten 1 saattir. Ben de böyle bir şey yazmak istedim. Ne bunun bir yerde duyurulması, ne de çok yorum alınması ne üzecek ne de mutlu edecek (mutlu etmesi kısmını düşüneceğim). Sadece değer almak için bir şeyler mi yapmam gerekiyor söyleseniz ya ? Neden başaramıyorum ? Neden istediklerim olmuyor, hep lafda kalıyor ? En son yılbaşında telefonumun camını kırdım biliyor musunuz ? Mesajlar gitmiyordu. Sonra da telefon alınsın diye yapmamıştım zaten. Sonra telefon bakıldı ve abim gösterdi ama alamadık. Çok kırılmıştım, hayallerim suya düştü. Zaten satışta bir telefon değil. Bulunması da biraz zor oluyor. İstediklerim olmuyor. Burada okumak istemiyorum liseyi. Burada gidersem çok kötü insanlarla tanışacağım. Biliyorum çünkü. Ve hak etmediğim okula gideceğim. Kaderi değiştiremem ama dediklerim istediklerim olmuyor. Benim yapmadığımı yaptı diye göstermelerini de sevmiyorum. Hocaların beni küçümsemesi ve rencide etmeleri en sinir olduğum ve en çok moralimi bozan şeylerden. Çok alınganım tamam ama böyle yolun sonuna gelmiş gibi hissediyorum. Selin telefonunu alabildi. Hocaları almıştı. Bugün sevindim ama yine hüzün.. Etüte gittiğimde bir hoca benim yüzümden hasta oldu ve her defasında söylüyor. Ve bir şeyin cıvığını çıkartılmasını da sevmiyorum. Her şey düzensiz ve hızlı gelişmesinden de nefret ediyorum. Elim ayağım birbirine karışıyor. Ne yapacağımı da bilemiyorum. Bir şeyleri kendi düzenime uydurmayı seviyorum. Ve bu olmadığında ve bununla hava attıklarında hep bir intikam oluyor. İşte ben buyum. Kalbim kırık. Daha yazacak çok şey var. Sadece şu an blogdan bir arkadaşım yok gibi görüyorum ve Çünkü sürekli değiller. Ve onlar da karşılık bekliyor. Çabuk unutuluyorum. Küçüğüm biliyorum. Sadece bundan sonra beni böyle kabul etmeniz dileğiyle. Uzaklaşıyorum...

7 Ocak 2016 Perşembe

4- The Notebook

Uzun zaman oldu değil mi görüşmeyeli. Ah ah, tam 1 sene :) 


"I started to negotiate acquisition targets to build dreams for the future. Is not it good development ?"

"I wonder if he 's late when I said what if I did today .."

"Il ya 2 jours je l'ai dit bonsoir à dire aux gens dans cette langue *.*"

"Le meilleur cadeau pour les vacances de Noël je eu mon téléphone . Bonne chance.. "

"Le premier test de l'année est allé bien .."

"I broke all my charger ."

"And Christmas is not started great with all your wishes?"

Not: Yazdan kalma bir boyama çalışmamdı :)) 

2 Ocak 2016 Cumartesi

28- Filmler'in Esintileri "Mucize"

Bu film 2015 yılının en çok izlenen filmi olduğu için izlemeye koyulduk ve gerçekten kitlendim kaldım. Mısır bile patlatmaya gidemedim, kilitlenip kaldım ve gerçekten çok beğendim.


Sakat ve dilsiz Aziz'in duygusal ve bir o kadar da keyifli bir sinema karşınıza Mahsun Kırmızıgül senaryosuyla yansıyor. Eh, Mahsun Kırmızıgül varsa duygusal filmlerden dramlardan hayat dersi öğrenmek daha doğru oluyor. Filmin adı gibi bir Mucize işte. 31 yaşına kadar ailesi ile yaşamış ve azimle yaşamıştır. Bundan sonra evlendikten sonra mucizesi eşine aşık olmak ve değişimi göstermek olacaktır. 

Oyuncular: Mahsun Kırmızıgül
Talat Bulut
Mert Turak
Seda Tosun
Meral Çetinkaya
Ali Sürmeli
Erdem Yener

Puanım 4/4 olurdu çünkü yılın en çok izlenme alan filmi bu olmuşsa bu filme 3/4 vermem saçmalık olurdu ve gerçekten çok beğendim. İyi seyirler dilerim :)