30 Nisan 2016 Cumartesi

1- Dergi Sohbetleri "Çay"

Yeni bir seriye yeniden hoşgeldiniz !! ^^



Sınav bitti diye bir şey okumaya başladım böyle. Expo'ya gittiğimizde bir çok dergi ücretsizdi ve ben de bilim çocuk aldım. Bilim teknik vs. Bilim çocuk ile başladım. Bir haber gördüm. Yani ne var ne yok kısmında. Bir taraftan yeşil hava, bir taraftan sportify şarkılarıyla okurken bir haber işte. Birden bir seri aklıma geldi.


Çay ile ilgili bu yazıyı okuduğumda Türkçe dersinde izlediğimiz "çay" ile ilgili bir video aklıma geldi. Çaykur reklamı.


Bu videodaki kadının gerçekten kitap yazdığını öğrendik. İşte o kitabı hakkında İngilteredeki konuşması:


Bu videoyu izledikten sonra söylenilebilecek tek kelime dahi aklıma gelmiyor. O kadar güzel tanıtıyor ki ülkemizi, biz bile bu kadar anlatamıyoruz eminim. Bu kadar benzetmelerde sınıfımız o kadar püs dikkat ölüm sessizliğinde dinliyordu ki, gerçekten çayımızın ve bu bilim çocuktaki o çayın değerini gerçekten çok iyi anlayabiliyoruz..

27 Nisan 2016 Çarşamba

33- Filmler'in Esintileri "Jobs"

Teog yoğunluğum nedeniyle bu sıralar fazla film izleyememiştim ve bir sonraki günki sınav için kendimi rahatlatmak için aylardır izlemek istediğim filmin 2013 yılında yayınlanan bir Steve Jobs dehasının biyografisinden çok Apple'ın biyografisini anlatan bir Steve Jobs filmi ile birlikteyim sizlerle :)


Steve Jobs dedik mi aklımıza Apple ve Macintosh gelir. Eh iPhone'u ilk başta görürüz ancak neden Apple'ın çıkışını ve neden "Apple" adını aldığını ve bu Apple 2 kişisel bilgisayarının çıkışını neden merak etmeyiz ? Hep bir şeylerin neden olduğunu beynimizde tartarız ya ? Hatta günler veririz bir işimiz için. Her şeyi unutup bir şeye odaklanırız ve emeklerimiz boşa gitmesin diye öyle bir özveriyle çalışırız ki dört elle sarılırız. Merak güzeldir. Filmler de dahası. Steve Jobs ve Apple'ın çıkışını bir filmde keşfetmeye ne dersiniz ? 

Oyuncular: Ashton Kutcher
Dermot Mulroney
Josh Gad
Lukas Haas
JK Simmons
Lesley Ann Warren
Ron Eldard
Ahna O'Reilly
John Getz
James Woods
Matthew Modine

Ben çok iPhone sever bir insan değilim. Hani Apple cı değilim yani. Hani ne bileyim abimden bana geçen bir gıcıklık var ancak tasarımlarını beğenirim. Tabi iPhone kullanmak isteyenler ya da onlar hakkında konuşanlar olursa ordan ayrılırım. Eh bu da benim diğer yanım. Ancak başarısını merak ediyordum. Hani Steve Jobs'a kinim yoktur. Beynini severim bazı insanların ve yani başarılı buldum ve Jobs'ı burada yeniden anarak öldükten sonra başarısını görmemiş olmasından dolayı üzülmedim değil. Her insan başarısına gülümsemek ister yazarlar olsun, oyuncular olsun, anneler olsun... Üzülmedim değil, her film klasiği her şeye ağladım yine ama ben gerçekten çok beğendim ve etkilendim. Ne dersem şimdi spoi olur o yüzden :) Yarın da vakit bulursam 2015 yılında yayınlanan bir diğer Steve Jobs filmini izleyeceğim :) 

Oyum: 4/4 

Sağlıcakla, mutlulukla, sevdiklerinizle, sizi başarıya ulaştıran ve azimle çabalamanızı sağlayan şeylerle kalın... İyi günler dilerim :)

26 Nisan 2016 Salı

Son 1 Gün Kala. YARIN TEOG VAR !!

Merhaba. Yine yeni bir merhaba. Uh. Ne kadar gerildim yaa..


Gerçekten yolun sonuna gelirsiniz ya duygularınızda, kitaplarda bitmesini istemediğiniz bir son olur ya, biriyle istemeden ayrılırsınız ya bunun gibi hislerden birindeymişim gibi. Hani içten içe kötü hissediyorum. Son gün çalışılmaz şeyine takıldım. 1. Teogda çalışmam gerekmezken son gün de çalışmıştım. İnkılap kaldı sanırım sadece ve ne olabileceği konusunda en ufak fikrim yok. Moralimi bozacak şeylerden uzak olmaya çalışıyorum ve nasıl hissediyorum bilmiyorum. Biraz moralim bozuk ama nedenini de bilmiyorum. Sadece inşallah güzel geçer. Dualarınıza bolca ihtiyacım var. İyi günler dilerim :)


24 Nisan 2016 Pazar

Gezelim Görelim "Expo 2016"

Merhabalar !! Yorgunluktan artık eridim ancak bu yazıyı şimdi yazıp yayınlamazsam hiç yazamayacağım. Bugünün işini yarına bırakma. Soğuyan pide yenmez. (En sonki benim sözüm galiba)


İlk başta 1 saate yakın bir süre havaalanından bir süre daha gittikten sonra ancak varabildik.


Tabiiki de fazla sıra vardı ve teker teker geçmek zordu ancak çok da öyle İstanbul trafiği kadar sıkmadı :)


Girişlerden kartlarımızla geçtik ve bir büyük...


Kule ile karşılandık ve bu kule 100 metre yapılmış. 100 metre yapılmış ancak Burj Dubaii gibi mi yapılmış falan diye merak ettim de. Çalışmalar hala devam ediyordu. Yetişmemiş yani..


Burda da Çocuk Adası var.  Çocuk Adasına doğru yürüyoruz. 


Sonra baktık ki TRT Çocuk çizgi filmlerindeki karakterler geçiyor. 


Meyve standı yapılmış ancak nereye gittiğini bilmiyorum. Geri de göremedim ancak hoş duruyor :)


Böyle her yere geri dönüşümler koymuşlar ve benim çok hoşuma gitti :)



Çocuk Adasındaki kum havuzu. Orada Aspendos var galiba :)


Her yerden bir kültür gelmiş diyebilirim. Burdurdaki yerler için böyle bir yer yapmışlar ama daha büyük alan bu kareden fazlası var yani :)


Orada oturmak için yerler böyle odunlardan yapılmış.


Uzunca yine aynı yerde böyle Burdurdaki güzellikler yansıtılmış :)



Burası da başka bir bölüm. Buradaki de bir dilek ağacı gibi bir ağaç. Fotoğrafın üzerine tık tık yaptığınızda genişçe yazıyı okuyabilirsiniz ağacın altındaki :)


Burası da Çinlilerin bir yeri.







Burası da botanik bir cam piramit gibi bir yerden kareler. 







Büsbüyük onlarca oyun alanııı !!


Kore Bahçesi




Kore bahçesinden dostluk çanı 


Dostluk çanının üzerinde böyle bir yazı vardı ve çok hoş gözüküyordu :)


Dinazorlar ve canlandırma için hareketlendirerek ilgi çekilmiş.


Eh bir tiyatroyla karşılaştık yürüye yürüye ve ben son zamanlarda gittiğim tiyatrolardan oldukça iyi bir gösteriydi :) 



TRT Çocuk kanalının düzenlediği şenliklerin olduğu Turkcell AMFİ Tiyatroda canlı yayınla gösteriler yayınlanıyordu.


Expo da aradığınızı bulamadıysanız böyle yerlerden nerede olduğunuzu ve nereleri gezebileceğinizi seçebilirsiniz :) 

Şu an o kadar yorgunum ki emin olun saatlerce yürüyüp durmak ve susuzluktan eriyip gidiyorum. 

İyi günler :)) İyi eğlenceler :)

23 Nisan 2016 Cumartesi

TEOG Kafası

Soon



Valla artık o kadar moral bozucu değil de sanki böyle huzura kavuşacakmış gibi mutlu hissediyorum da arada moralim fena bozulmuyor değil valla. Dün akşam bir oturdum valla canım çıkardı da bugün işte öyle sevinçli mutlu şekilde şunu yaşadım artık,


Sonra da eve geri döndüm ve aynen böyle ben kapıya kapı bana bakıyordu :(


Dün akşam da gelen ilhamlar böyle karşılandı,


Sonracıma efenim bol bol kitap okuyup işte öyle oyalanıyorum. Bu aralar işte Bengisu'dan aldığım Işıl Parlakyıldız'ın Duygu adlı kitabını okuyorum. 1 ayı geçti hala bitiremedim kitabı onun hüznü içerisindeyim valla :(( Teogdan sonra bol bol kitap okuyacağım zaten. Hala diğer iki sınavım belli olmadı. Zaten en çok onlardan korkuyorum da, bi de survivor heyecanı gibi 2 haftadır bekliyoruz sessiz sessiz. Biliyoruz ki tümden herkes kötü alacak :) Bakalım bakalım. Seçmeliden hoca 100 vermiş şimdiden ve neden öyle bir şey yaptı bilmiyorum. Sanırım İnkılaba katılımım arttı :) Bir de MEB bir duyuru yapmış. Bu sınav kolay olacakmış çok zorlamayacaklarmış. Bakalım MEB'e güven olur mu ? :) 

Enem işte büle buralar hey :) Bu aralar bir şive kayıklığı var bende korkmayın ha uşaklar :D Hadin cümleten ben kaçayrum :)



15 Nisan 2016 Cuma

Notebook




Müzik Hayatım 12

Merhabalar ! ^^ 

Öncelikle çok farklı bir müzik hayatımla geldim. Aslında dediğim gibi blogumda okumadığım zamanlar daha da canlı tutabilmek için birkaç seriye başladım ve sanırım kitap blogu olmaktan çıktı blogum ve bu seri de en sevdiğim ^^ İçim dışım her ay burada gibi. Aylık parlaşır gibi her aya özel bu yazıdan paylaşmak istiyorum ve sanırım yoğunluğumdan böyle olmaya başladı ve hadi artık geç şu olaya diyorsunuzdur. Hemmen efenim :)


Böyle bir şey yapıverdim. Yani dinlemezseniz üşenirseniz anlarım çünkü ben de öyleyeyim ve eğer dinlemezseniz diye bir süre sonra linkli bir şekilde sizlere sunarım :) İyi günler..

9 Nisan 2016 Cumartesi

Son Durumlar Şöyle Efenim...

Yine darmadığınık gibi gibi de olsam sadece yeni uyandığımdan.


Nisana girmiş olmanın verdiği sıcaklıkla birlikte çok rahat şekilde hasta oldum. 

Kitap yazma işini çok yarıda bıraktığımı düşünerek yaza kadar hazır etmeye çalışacağım. 

Sosyal Medya hesapları açarak kendimi yıpratmak istemiyorum. Facebook, Twitter, Instagram açmayı düşünmüyorum ama TEOG'dan sonra sadece Snapchat açmayı düşünüyorum. Zaten Wattpad ile Tumblr'ım var. 

Saçımı yakın bir zamanda kestirip yaza doğru saçımı yıpratmayacak bir şekilde rengini değiştirmek istiyorum. Daha emin değilim zaten pek yıpratmak istemiyorum ama sürekli aa bak gri aa bak mavi aa bak pembe aa bak sarı diyorum. Baya seviyorum yani, ondan bir 2 saat önce ya saç tebeşiri ya da saç spreyi düşünüyorum. Bakalım bakalım.. (Olmayacak da insan istiyor işte. Bakın gelip de hayır deyip annelik taslamayın sadece istiyorum. Bunun hakkında fikirde bulunmayın.)

Notlarım iyi gibi. Yani Türkçeden 92, İngilizceden 88 aldım. Liseye geçesim gelmiyor günden güne bu notlardan daha düşük alacağımı bildiğim ve liseye geçince cidden küçük hissedeceğimi biliyorum. Of hayat zor. 

Sınavların hepsinde rahattım ancak Fen sınavında 10 dakikada bitirip hayır dedim bu kadar hızlı bitemez. Bundan sınavın son dakikasına kadar her soruda her düşündüğümde tırnaklarımı yedim. Bildiğiniz tırnak kalmadı. Çok stres oldum. Gerildim ve eminim düşük gelecek. Matematik sınavı da açıklanmadı. Bugün etütte deneme sınavı olduk ve ben sadece Matematiği merak ediyorum. Sınava kadar Matematik çalışacağım zaten. Ancak bu sefer iyi gibi sonucum. Umarım iyidir :(

Bu ay bir plan üzerinde gitmezse her şey birbirine karışabilir. Bu yüzden her şeyi planladım kafamda ve yaza kadar hazırım sanırım :)

8 Nisan 2016 Cuma

Yine Kusmuk (Kusura Bakmayın Ancak Bana Kusmuk Güzel Geliyor)

Saat tam bugün 02:20'ydi. Birden uyandım ve tuvalet faciası birden kusturdu. Kahretsin...


Dün cidden akşama doğru midem bulanıyor gibiydi. Hatta benim için değerli birisisisisine kusucam dediğimde iyice iğrençleştik. Uyumadan önce de iyice kötüydüm zaten ve hayalim olan birinin üstüne kusmayı onda yapabileceğimi ve sonra çok mutlu olacağımı söyledim. Facia facia... 

Kusmaktan bahsedip gece 2'de kustum. Sonra 1 saat aralıklarla uyanıp durdum ve midem fena parçalanmış gibiydi. Saat 6'ya kadar 4 kez uyandım ve saat 6 da artık okula ne kadar gitmek istesem de anneme gitmesem dedim. Annem de tamam dedi. 

Saat 11 gibiydi. Benim kemiklerim ağrıyor öyle bir halsizim ki, gittim odama yorganla birleştim artık ki yarım saat geçmeden ateşim çıktı. Zorla duşa girdim çıktım falan derken artık yatağımı kapatamıyorum. Allahım kollarım tutmuyor. 

İşte biriyle ders çalışacaktık ve ben hala halsizken kusmamak için yara bandı yapıştırdım. Yoksa daha kötü olacağım. Şimdi yine karnım kemiklerim başım ağrıyor ama sabahki kadar değil. Ama yani kusmaktan o kadar iğrençleşmişim ki fena oldum.

 Yara bandı hala duruyor ve çıkartırsam kusacağım. Hala hayalim olmadı ya, hasta olunca insan daha da uyumak istiyor. Ölücem allahım ölücem...