29 Eylül 2016 Perşembe

Son Zamanlarda "Duyuru"

Son zamanlarda gerçekten güzel bir duyuru hazırlayabileceğimi düşünmüyordum. Ne saatte yayınladığımdan da değil de, aslında olayları ne kadar geç de olsa aktarabilmemin iyi duyuru düşüncesi var aklımda.


Durum böyle aslında. İlk hafta o kadar sıkılmama rağmen ve bazı insanlarla tanışmaya çalışmasam da o kadar korktuğum gibi olmadı. Büyük sınıfların gelip de ezmesi gibi bir durumla karşılaşmadım. 

Hayatımda hiç taşımadığım kadar ağır çanta taşıdım bugün. Oldukça yorucu geçiyor. Hatta ortaokuldan 8 yıllık arkadaşlarımla görüştüm ama en çok da Batu giderse ne yaparım diyorum hala. Bir çok anıya Batu ile sahibiz çünkü. Yine de birilerinden ayrılacağımı düşündürdü insanlarla görüşmem. 

Okul başlar başlamaz böyle bir heyecanla başladım ancak fizikten test çözünce oturup ağlayasım geldi. 

Bu arada soru bankaları almak için kitap fuarını bekliyorum. Size de haber vereyim Antalya'da yaşayan varsa diye. Bir tarih vardı ve bu tarih ertelendi. Yine fuardan fotoğraf atabilirsem iyi olacak ancak 28 ekimde 7. Kitap fuarı açılıyormuş. Gelmek isteyenlere yine ayrı bir yazı yazacağım. Umarım faydalı olur.

Aslında başlarda olsa daha fazla şeyler yazardım ancak bu kadarla bile yeterli olduğunu düşündüm. Umarım lise iyi olur. O zaman görüşmek üzere !! ^^

17 Eylül 2016 Cumartesi

1- Komik Screenshoot Derlemesi

Herkese yeni bir seriden yeni yeni şeylerden merhabaaaa !! ^^

Aslında bir seri bir seriyi getirip duruyor bende ve bundan dolayı sürekli yazasım gelmiyor değil. Elim o konu üzerindeki düşüncelerimi bir yere dökmezsem bir daha da o laptopu alıp da yazmayı hiç istemiyor maalesef... :( Bu yüzden bugün düşündüğüm bu seriyi hemen yazıp paylaşmak istediğim için mobil verinin canı sağ olsun diyerekten yeni yazılarla birlikte okul hayatında umarım bu uzun aralıklı yazılarım bile sizlerle olur :) O zaman seriye geçiş yapıyorum hemen ^^







Bugün birkaç böyle şeyleri gördüğümde gülme krizine girdim ve bir seri ile neden farklı şeyleri beraber keşfetmiyoruz dedim :) Bu yüzden artık hep beraber güleceğiz. Umarım ufaktan bu screenshootlar ile iyi başlamışımdır. Diğer yazılarda görüşmek üzere :)) Gülümsemelerin hayatınızı doldursun ^^

12 Eylül 2016 Pazartesi

Müzik Hayatım 17

Şarkıların eğlencesi bitmeden bir müzik listesi daha hazırlayayım, ne dersiniz ? :)

Blog YouTube "Wattpad Kitapları Tartışması"

Blog YouTube serisinden herkese yeni bir merhaba ! Bugün bayram dolayısıyla bu ilk paragrafı mutlu bayramlar dileyerek hemencecik geçiyorum efenim :) 

Uzun zamandır üzerinden çok düşündüğüm ve ön yargısız tamamen özgün düşüncelerimden oluşan ve her soran kişiye de tatlı dinle anlatıp geçtiğim bir konuyu size de aktarmak, fikirlerinizi almak; uzun bir tatlı dilde tartışma konusu sunmak istedim. Hemen konuyu masaya yatırıyorum efenim :)


Uzun zamandır Wattpad'den çıkartılan kitaplar hakkında uzunca bir araştırmada bulunabildim. Gördüğüm çoğu kitapların Wattpad kitapları olmaları sinirimi bozmaya 1 sene ya da daha fazla süredir devam ediyor. Yani bunu aykırı bir biçimde değil de, duygularımı belirtip düşüncelerinizde yardımcı olmak adına eleştiriyorum ki eğer düşüncelerim bu zamana kadar yanlışsa belirtirseniz sevinirim...

Wattpad'den yazar olan ancak sadece hikaye yayınlamış bir kullanıcı vardı. Bunu internette bir yerden gördüm ve kız aynen şöyle diyordu. "Son zamanlarda Wattpad'i ahlaksızca kullanıp fazla okuyucu, yorum ve oy kazanıp hikayelerinin kitaba dönüşmesini sağlayan bir çok yazar çıktı. Eskiden bu platformda sevgiyi daha masum, daha güzel şekilde anlatan hikayeler vardı. Ancak günümüz ahlaksızca sözlerle günümüz gençlerinin düşüncelerini ve ahlaki yapılarını çok çabuk bozuyor. Gerçek sevgiyi, gerçekten sevmeyi unutturan bu hikayeler eskiden hiç yoktu. Gerçek sevgiyi anlayabilirdiniz ancak şimdi durum böyle değil." biçiminde birkaç sözü yayınlamıştı. Ve o zamandan öncelerinde bile durup durup sürekli bu hikayelerden kitap çıkartan insanların o kadar da samimi gelmediğine inanmaya başladım. 

Bir çok arkadaşım ve bir çok yerdeki insanlar bu kitaplar hakkında konuşup, "Sen .... kitabını okudun mu?" diye bana Wattpad kitaplarından soruları oluyordu arkadaşlarımın ancak ben de kısaca bu konuya deyinmeden hayır deyip geçiyordum. Ancak son zamanlarda aklıma dayandı ve sizinle paylaşayım dedim ve daha da anlatmak gerekirse düşüncelerim şöyle;

Wattpad eskiden daha iyi eserlerle ödüllendirilmesi gerekirken, kolayca bazı konu içeriklerinden dolayı oy kazanıp falan yükselen insanların hikayelerini kitaba çevirmeleri için insanları çok yüceltmeye başlıyor. Sırf içerik için ve o ahlaksızlıkla nasıl böyle bir şey yapabiliyorlar diye şaşıyorum. Gerçekten gerçek sevgiyi unutturuyor ve bunun olmasını toplumumuzda görmemek ve daha iyi insanlarla karşılaşıp gerçekten sevgiyi masum duygularla seven insanlar görmek istediğim için buna değinip duruyorum. Eğer hala düşüncelerimde zıt ifadeler düşünüyorsanız kötü tartışma değil de çözümcü tartışma tonunda yazarsanız sizi anlayabileceğimi düşünüyorum :) İyi günler...

Kitap Yorumu "Tanrıça" + Hediye Kitap

Herkese yeni bir kitap yorumundan ve söz verdiğim gibi kitap yorumu gibi kitap yorumundan merhaba ! :))


Uzun bir zamandan sonra ilk defa bir kitap okumuş gibi hissettim ve anlatmaya o kadar heyecanlıyım ki, bazı şeyleri unutacağım diye üzerinden çok geçmeden ve üşenmeden hemen yazmaya başlayayayım dedim. 

Tanrıça'mız, ilk başka bana kapağındaki ana karakterimiz Kate Winters olduğunu sanıyoruz ancak. Asıl "Tanrıça'ların" kim olduğunu sonradan sonradan öğrenerek her birinde şaşkınla bir diğer geçmenizi sağlayacak bir kitap. 

Ancak ilk başta sizlere konusundan bahsedip kendi duygu ve düşüncelerimi aktarayım.

Kate adındaki bu kızımız. Henry adındaki Ölüler Diyarına hükmeden bir erkeğimiz. Henry'nin her evlenmek istediği kız testlerden geçemeyip kısa zaman içerisinde öldürülüp, Henry'e azap vermiştir. 12. kız olan Kate, yeniden 11 kızın ardından son defa teste tabi tutulur. Testin sonunu görebilen bu kişiler Henry'i o kadar etkilemiştir ki, Kate sınavdan geçmeden bu diğer testten geçen kız yani Persephone, Kate'i düşündürür. Henry hakkında hiçbir şey bilmemesine rağmen, Henry'nin yeniden yakın arkadaşı bile olmayan Ava'yı kurtarması karşılığı olarak o sınavları kabul etmiştir... 6 ay Eden Köşkü, 6 ay özgürlük... Ya herkesin öldüğü sınavdan geçebilirse ? Sıra Kate Winters'da...


Ben kitabı oldukça çok başarılı buldum. Hatta kitabı okurken Piyon diye bir kitapın kapaklarının hazırlığında olduklarını gördüm yayınevinin. Oldukça başarılı bir yazar ve ne kadar yaz ayında okuyamıyorum deyip kendimi zorlasam da, okumam gerekiyor işte.. Çünkü 1 buçuk ay sonra falan mı ne kitap fuarı var ve elimde okunmamış 32 kitap daha var. Ve bu kitap hakkında bir yorum niteliği kazanması için düşüncelerimi söylemem gerekirse;

Kitap oldukça akıcı ve diğer sayfaya sürekli geçirebilen bir şaheser. Konusu kısmından da oldukça özgün ve diğer bazı kolaydan yazıp yayınlatan kitaplardan yazılmamış içeriği. Oldukça düşündürücü ve her bir ilerleyişte de oldukça şaşırabileceğiniz ve mantıklı şeyler var. Ve kesinlikle 4/4'lük bir kitap. Eğer sorularınız falan olursa yazarsınız hemen cevaplarım :) 


Tam o kitaba başladıktan 2 gün sonra tek kız kuzenim gelip bana uzun zamandır almak istediğim kitabı hediye getirdi. Gerçekten almak istiyordum ve Facebook'ta görüp, "Sen nasıl güzel bir kapaksın yaa?" deyip geçmek zorunda kalacağım fiyatından dolayı alamıyordum. Bu yüzden kuzenim getirdiğinde çok sevindim. Umarım Elif Şafak'ı severim. Çünkü kuzenim yazarın oldukça akıcı kitaplarının olduğunu ve akıcılığından kolayca okuyabildiği yazarın bu yazar olduğunu söyledi. İnşallah güzel bir yorum çıkartabilirim bundan da :) 

İyi okumalar, iyi günler efendim ^^

6 Eylül 2016 Salı

Şimdi...

Mutluluğu öğrenmeden gidesi geliyor insanın. Yağmur damlalarının durgunluğunu hissettiğim duygulardayken, yağmurun içimdeki kırgınlıklarını hissediyorum. Gökkuşakları gülümsemelerin sahte yüzü oluyor. Ufacık kırgınlıklar toplanıyor. Birden bir yağmur bastırıyor sonra… Dolu yağmaya başlıyor. Ölüm gibi.. Ama buna rağmen yaşadığımda o güneşli günü bulmak için arıyorum. Bazı şeyleri istemiyorum artık. Kırılmak için güneşi sevmeyi. Kışın hafif esintiler gibi ama sımsıcak kıyafetlere sarılmak mutluluk veriyor. Kırgınlıklarıma yağmur yağarken, içimdeki toprak kokusuna varmanın sevinci yüzüme yayılıyor. Kış çünkü… “İnsan doğduğu mevsimi severmiş…”

Şimdi...

Herkes o kadar gözlerimin kocaman açılmasına sağlayabilecek şeyler yaşamışlar ki, yani şarkıların da bu yazılara eşlik edebilmesi var benim yanımda olan. Şimdi herkes böyle bir düşüncede ve gerçekten hani eskiye dönüp mutsuz olduğum zamanları bugüne, şimdiye taşıyıp dört duvarda duygularımı sorgularken; neden herkes gibi herkesleşmiyorum ? Herkesleşmek zor olmasa gerek ? Ya peki bir insanın dediği kelime aklımda kaldıysa ? Eski zamanların keşkeleri.. 

Eh... Ihm... Aslında ben kendimi anlayamadım.. Yani size demiştim ancak anlayamadığımı fark ettim. Çünkü gerçekten insanlar o kadar eğleniyorken falan derken gerçekten vay be diyebileceğim şeylerle doluyor hayat.. 

Bugün ve hemen şimdi bir ajanda lazım bana. Her şeyi şarkılarda unuttuğum değil, Tanrıça'da yazan gibi... 

"Bir şans verdiğin takdirde her şey mümkündür."

Şimdi kalkmalıyım. Şimdi ... Yani bir tek ben değil, siz de benim yazdıklarımdan gücünüzü toplayın. Birden kalkın ve kimse sizi bu işten alıkoyamayacak kadar güçlü olun. Üzüntü kırıklarınızdan yeniden bir bütün olun. Çünkü bunu sabahtan beri düşünüyorum... Belki de hepsi üst üste arkadaş darbesidir ancak bunlardan yüceleceğim. Sanallığı bırakın. Her şeyi şimdi bırakabilecekmiş gibi. Size bir arkadaşıma anlattığımı şeyleri söylemeliyim... 

Ancak bunları söyleyebileceğim zaman değil sanırım ancak gerçekten bir ajandayla ve planlarımla ben inandığımı başarırım. Her bir düşüşte 2 kalkış yapmalıyım.. 

1 Eylül 2016 Perşembe

Nerelerdeydim ? (Aydın, 1 Aylık Tatil, Gizemli Kitaplar, Uzun Zaman)

1 ay dile kolay zamanda neler yaptım. Ve neredeydim yahu ben ? Bekleyin ve okuyun. Arkadan Birdy açın ve elinizde kahve uzun uzun okuyun...


Tamam bu fotoğraf Antalya'dan ancak kızmayın yaa... Sadece insanları anlayıp azıcık büyüyüp geldim ve 1 ayda değiştiğimi ve tercihlerimi yapabildiğimi anladım. Sanırım kendimi tanıyabildiğim 1 ay oldu. Tercihlerimi evet ya da hayıra yönlendirebilmeyi ve şu an ölebilecekmiş gibi yaşamayı öğrendim. 1 aydır düşünceler içerisinde ağlayıp duruyorum. Siz beni pek bilmezsiniz. Yani ağlayan İrem'i bilmezsiniz. Gizemle dolu içimdeki şeyleri 1 aydır içimde tutuyorum. Ama size göre 2 yıldır tutuyorum... Ancak insanları tanımayı anladım.. 

Önemli olan bir şeylerden ayrılabilecekmiş gibi sevmek. Ya da şu an her şeyi silip atabilecekmiş gibi. Ya da şu an elinizden bütün teknolojik araçlar alınabilecekmiş gibi yaşamayı düşünmek gibi düşüncelerim var bir süredir.. Çocuklar gibi eğlenebilmeyi öğrenmeyi anladım sanırım. Yani bir şeye bağımlılık o kadar kötü ki.. Ya mesela bunları şu an boşverelim de şu size anlatmam gereken şeyleri anlatayım canlarım.. Ben sizi çok özledim...

1 aydır Aydın'daydım. Hatta ilk haftalarda yeğenim Kaan'ın sünnetiyle ilgili şeyleri tamamen bitirdik ve Ağustos'un ilk günlerinde falan İzmir'e ve Aydın'da 2 tane düğüne gittik.. Ve uğraşlarımız bitip ben sıkılana dek bir şey yoktu.. Ben sıkıntılardan sıkıntılara artık yapacak bir şey kalmadı yani.. Kitap okumaya başladım ve Küçük Prens'i uzun bir sürede bitirdim. Benim için uzun oldu yani.. 

Oradaki çay bahçesine her gün gelen bir aile var ve benim sıkıldığımı o kadar anlıyorlardı ki bana ilk 6 tane kitap getirdiler. Sonra gitmeden 2 gün önce falan yine kitap getirdiler. Ve buradan da bahsettim biraz. Ufak sohbet edip teşekkür ettim ve ne diyebileceğimi bilmiyorum deyip bir sürü kez teşekkür ettim. Sanırım bir kitap bile beni mutlu ederken 14 tane kitapla eve dönmem gerçekten beni çok mutlu etti. Ve insan merakta olur yani nasıl verebilirler diye ve meğerse ki o kitaplar ücretsiz olarak geliyormuş ve ayrılıp birilerine dağıtılıyormuş. Bana da getirmeyi düşünmüşler ve gerçekten çok sevindim elbette. Böyle oldu işte. 

1 ay boyunca gerçekten artık son raddeye gelmiştim. Oradan gitmeden 1 buçuk - 2 hafta önce kimliğim kaybolmuştu. Cidden delirmiştim. Tam 6 gün boyunca aradık ancak 6 günden fazladır kayıpmış. İzmir'e giderken kimlik lazım olabilir diye yanıma almıştım ve elimden düşer diye anneannemin çantasına koymuştum ve o günden beri oradan çıkmamış, mışıl mışıl uyumuş benim kimliğim :) Ama gerçekten delirmek üzereydim. Gerçekten ama gerçekten sinirlerim bozuluyor ve sürekli ağlıyordum. Sanırım o zaman bir şeylerden vazgeçebilmeyi falan anladım ama garip bir zamanda anladım. 1 aydır da şu düşünceyi aktarmak istiyordum ve yazıya dökmeye karar verdim. 

Kitap okumaya başladım ve şu an Tanrıça kitabını okuyorum. Yeni yazıları yazmak istiyorum ancak bir yandan da bir düşüncedeyim ve okulların açılmasına az kaldı ve bunu biliyor musunuz bilmiyorum ama; okuldan 8 yıllık arkadaşım Batuhan ile aynı liseyi kazandık ve bu durumdan dolayı çok rahatım ve galiba size söyledim ki, ben okulda psikolojik baskılar altında kalmaktan dolayı bir korku içerisindeyim. Yani en çok bu konudan dolayı ben bir gerginlik içerisindeydim ve insanlardan dolayı korkuyordum. Batuhan varken umarım daha iyi olur. 

Sanırım bayağı uzun bir yazı oldu ve uzun zamandır da böyle kendimi dökebildiğim yani ne kadar biraz azını da görseniz dahası da mı vardı diyebileceğiniz bir yazı oldu sanırım :) Ancak dediğim gibi talimatlara uymuşsanız sorun yok aslında ancak sıkıldıysanız lütfen kusuruma bakmayın :/ Umarım iyi bir eğitim-öğretim yılı beni beklediği gibi sizi de bekler. Tüm TEOG'a girecek ve sınavlarla uğraşacak diğer tüm insanlara başarılar dilerim şimdiden. Artık kış gelirse umarım sizleri de bol bol kitap yorumlarıyla karşılamaktan memnun olacağım. Nescafe içip, uykuya hasret kalıp, sıcak kazaklara sığınmak gerçekten iyi gelecek. Umarım mutlu günler sizi bekler...

Yarın ölecekmiş gibi yaşayın.. İyi günler :))

Aldığım Kitaplar 6

1 aylık bir tatil sonucunda sanırım bu fotoğraflar nedeniyle azıcık sevinebildiğim tatil olduğunu söyleyebilirim. Çok sıkılmalarımın sonucu olarak bunların bana hediye edileceği aklıma gelmezdi...


Kalın kitapların görünüşleri beni etkiler her zaman. Bu kitabı da kapak tasarımlarını beğendiğim yayınevi katkıda bulununca sevdim yani :) 


Bu kitap da Pretty Little Liars'ın bir kitabı. Yani dizisinden önce sanırım bu kitap yazılmış ve dizisini izlememiş olmama rağmen kitabını okumak daha iyi geldi nedense. Zaten bu kitabı görür görmez aklıma GoT'un bitti mi bitmedi mi durumunu bilmediğim geldi. Gerçekten çok vakit ayıramadım dizilere falan. Bu yüzden bilgisayar başında saatlerimi geçirmek yerine okumak daha cazip geldi açıkçası :) 


Bu kitap hakkında pek bir düşüncem olmadı. Ancak bana kütüphanedeki kitapları hatırlattı. Sanırım bir gün bir arkadaş buluk kütüphane aşkıyla orada ders çalışacağız umarım ^^


Kütüphaneden bahsetmişken kitabı adı da bu kadar denk gelemezdi :) Beni bu kitap adından kendine çekti zaten. Hepsini okuyup bitiresim geldi bu kitabı görünce. Ve epsilon ^^


Bakalım sayılar TEOG'dan sonra bu kitapta nasıl çıldırtacak :D


Vampir kitapları pek okuyamadığımı bir vampirler hakkında kitap okumaya çalıştığımda anladım. Ancak bu kitap o kitaba oranla ince bir kitap olduğu için umutlandım. Umarım okuyabilirim :D


Afrodit... Ya ben bu kitapları kitaplığıma yerleştirirken D&R'dan bakıyorum ve bu kitapların arasında D&R'da çıkmayan kitaplardan biri oldu bu kitap. Bu kitap hakkında bu aklıma geldi şimdi :)


Bu kitabın kapağını başka bir yayınevine benzettim gerçekten. Bakalım bu da o kenarda ince kitaplarla bütünleşen bir kitap olmaz inşallah :)


Bu kitap bence size bir sürprizle çıkacak gibi bakalııııım :D


Ve bu yayınevini beğenemedim sanırım ama galiba kalın bir kitap olmasından ve polisiye gibi bir kitap olmasından dolayı korktum. Okuyamazsaaaaam...


Yazarın adı :D Alan Walker :D Hahahaahah. Bu da aynı yayınevinden ve bu yayınevi beni korkutuyoooor :(


Bu kitap da tek istisna.. Bir sonraki yazımda, bu yazımdaki ve bundan önceki kitapların nasıl geldiğinden bahsedeceğim ancak bu öyle gelmedi. Bu kitabı ben D&R'da kuzenimle beraber kitap bakarken gördüm ve kitap almayı o kadar istedim ki. İndirimden bir kitap buldum ve o kitap da bu kitap. Baya bunun üzerinden 1 ay filan geçti ve bundan bahsetmedim diye burada bahsetmek istedim. Bu kitapcağızımız da efenim ince kitaplardan. Canı sağ olsun tozlarda kalmasın inşallah :D

Bu yazıda çok gizem var ya :D Bir sonraki yazıyı bekleyin. Sadece 1 saat falan bekleyeceksiniz ya :)) Görüşmek üzereeeeee...




Ya burayı çok özlemişim... :(

Müzik Hayatım 16

Yaz bitti. Hem de bugün ! 1 Eylül geldi ve sonbahar geldiii... Winter is coming :D



Artık yaz bitti ancak tatilin bitmesine çok çok az kaldı ve son günlerde de değerlendirmeye çalışıyorum. Müziklerin o enerjisi ve mutlu zamanları hatırlatan müzikler ve kulaklığımdan ayrılmayan o listeyi size sunmak istedim. Enerjik şarkılar maalesef ki bu zamanlarda daha iyi oluyor ve bu yüzden birkaç ay gecikmeden böyle şarkıları paylaşayım dedim :) İyi dinlemeler :))

Müzik Listesi: I Know The Chief - R U Mine? (Arctic Monkeys cover)
Ember Island - Need You
Years & Years - Shine
Yellow Claw - Invitation (ft. Yade Lauren)
Dua Lipa - Hotter Than Hell
Dua Lipa - Be The One
LP - Lost On You
LP - Tokyo Sunrise
LP - Other People
Grace - You Don't Own Me ft. G-Eazy
DJ Snake ft. Justin Bieber - Let Me Love You
Snakehips - Cruel ft. ZAYN
ZAYN - LIKE I WOULD
TroyBoi - Do You?
Oh Wonder - Body Gold
Oh Wonder - Without You
Oh Wonder - Drive
Amber Run - I Found
Ellie Goulding - Still Falling For You
Ellie Goulding - Here's To Us