14 Eylül 2014 Pazar

Kitaplarda Kampanya Ve Fuar

Uzun zamandır beklediğim ama hevesimi bu yaz gideremedim sorunlarına çözüm olarak ben kitap alacağım galiba. D&R da olan 5TL lik online alışverişte kampanyayı kaçırmadan da kitap fuarını gezmek istiyorum.

Her sene olduğu gibi belirli illerde olan kitap fuarları Antalya'da 5. sevincini daha yaşıyor... Yine cam piramitte yapılacak olan fuar; 19 Eylül Cuma günü, saat 11:00 'da başlayacak. 10 gün süren fuar 29 Ekim'de sona erecek. Genelde geçen sene ve diğer senelerde de olduğu gibi Can yayınları, Pegasus yayınları, Uykusuz, Zambak yayınları vs. büyük yayın evleri de kitaplarını sunacak gibi gözüküyor. Ayrıca sadece kitap değil, test kitapçıkları, soru bankaları gibi yayınlar da bu fırsattan yararlanıp fuardaki bütün kitap severlere çeşit çeşit yaşatacaklarına eminim. Daha fazla ayrıntı için; www.konyaaltikitapfuari.com adlı siteyi ziyaret edebilirsiniz.

D&R 'da da şöyle bir fırsat var ki ancak bunun da online işlem özelliği var. Online işlemlerde kargo ücreti 50tl ve üzeri alışverişlerde bedavaya geliyor ve bir yandan da 16tl, 13tl ve 17,5 tl ye aldığınız kitapları sadece 5tl ye satın alabiliyorsunuz. Bu kampanya uzun bir süredir devam ediyor ve süresi belli değil galiba. Ancak kaçırmadan hemen alın bence. Bir süredir para biriktirip yine kitap alacağım diye hayal kırıklığı yaşasam da kitapları çok seviyorum ve sizlere kitap dolu günler diliyorum. Ayrıca aldığım kitapları ve fuardan görüntüleri de yayınlamayı aklıma not ediyorum ki siz de bu fırsatları kendi ilinizdeki fuarlarla karşılaştırabilesiniz. Ben başka bloglardaki fuarların fotoğraflarını görünce daha çok günler geçsin istiyorum ve heyecanla bekliyorum. Ayrıca gerçekten illere göre fiyatların değiştiğini gördüm ama harika kitaplar var ve hemen arka kapağına bakıp alabileceğim özellikde kitaplar var. Yine de Antalya'da yaşıyorsanız ve kitap düşkünüyseniz gelmelisiniz. Bol kitaplı günler dilerim...


17 Mayıs 2014 Cumartesi

TÜRKİYE KAN AĞLIYOR #SOMA

     Ben de bütün herkes gibi Soma için üzülen bir TÜRK insanıyım ve gerçekten bu durum bütün kardeşliğin acısı. Bütün dünyanın acısı... İlk öncelikle başımız sağolsun. (şu an 299 can gitti HADİ DUA EDİN)

    Bir madenci babanın , 5 yaşındaki çocuğun şöyle bir anına çok üzüldüm :
“Beş yaşında bir çocuk 
Sarılmış bi kömür torbasına; 
"Babam gibi kokuyor" anne diyor 
"Babam gibi kokuyor"

    Başka bir yerden de madenden çıkmış bir adamın "Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin" sözü tüm gönülleri tüm halkı konuşturdu. Ne kadar babası madenci olan başı sağolsun, kaybolan babalar da bulunması dileğiyle. BAŞIMIZ SAĞOLSUN !!!


   Ben de bu olaydan etkilendim ve hemen bloguma bu yazıyı yazmak için geçtim kameranın ve televizyonun önüne geçtim ve sizler için çektim çekiştirdim. Tabikide bir yandan psikolojim de televizyondakiler kadar bozuldu ... İşte çektiğim video ve fotoğraflar ...

video


video


video









Bu fotoğraflar dışında sosyal medya aracılığıyla paylaşılan en çok beğendim fotoğraflar da var ve gerçekten bu yangının söndürülmesi için bir çok duaya ihtiyaçları var... :( :(



LÜTFEN DUARLARINIZI EKSİK ETMEYİN!
İrem YAĞIZEL 


23 Nisan 2014 Çarşamba

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN !!

Merhaba arkadaşlar. Bugün günlerden 23 Nisan 2014. Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı. İlk önce bu yazımı 23 Nisan Bayramını kutlamak amaçlı ve 23 Nisan ile ilgili yazdığım kompozisyonu sunmak için yazdım. Şimdiden ilgilerinize teşekkür ederim.




Çocukların Sevinci 

Çocuklar; dünyanın en güzel varlıklarıdır. Dünyaya neşe, sevgi, mutluluk, huzur, aşk, sevinç, hayal, masal, prenses, prens vs. ne varsa her şeyi yoktan var olan her şeye benzetirler. Çocuklar yaşamımızı ve neslimizi uzatmanın en güzel hediyelerdir. Bu yüzden 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı yapılmıştır. Peki 23 Nisan nedir ?

Her çocuğun istediği oyuncaklar, sevgiler, sevinçler, heyecanlar, oyun sevgileri bu bayramda dile gelir. Çocukların sevinçleri bu günde daha çok basınç yapar. Anneler ve babalar bu günde çocuklarını çeşitli faaliyetlere, gezilere, alışveriş merkezlerine gitmek ve onların yüzlerindeki bir gülümseyişi görebilmek için; tüm 23 Nisan gününü onlara ayırırlar. Bütün insanların, çocukların sevgileri birleşir.

23 Nisan; her çocuğun gözünde gökten yağan hediye, atlı prenslerin prensesleri bir şatoya götürmesi, bütün masalların mutlu sonla bitmesi, anne ve babaların tüm gününü onlarla geçirip eğlenmeleri ve sınırsızca oyuncağın alınmasının görülebileceği tek bayramdır. Her ne kadar gerçek olmayan masalların gerçekleşmeyeceğini bilseler de; hep bu günde bütün dileklerinin gerçekleşeceğini hissederler. Çünkü masallardaki insanlar olağanüstü şeyler yaşayıp her zaman mutlu kalırlar. Ancak bu mutluluğun bir günde yaşanması gerçekten sevinç patlaması yaratır çocuklarda. Çocuklar ne kadar büyüseler de 18 yaşına kadar herkes 23 Nisan Bayramını kutlar. Çünkü herkes 18 YAŞINA KADAR ÇOCUKTUR. 


Her ne kadar bu bayramın adı : 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı olsa da, bu bayram benim için çocukların yüzünü güldürebilmek için yapılan duygu yağmurudur. 
İrem YAĞIZEL 

6 Nisan 2014 Pazar

Neler Okudum ?

Merhaba arkadaşlar. Bu seferki yazımda size kitap hakkında önerilerim olacak. Ben gerçekten okumayı sevmezdim ancak Cengiz ERŞAHİN'in "Cesaret Veren Öyküler" adlı eserini okuduktan sonra ben Hakan BÜYÜKDERE'nin "Ders Veren Öyküler" , Rob EASTAWAY'in "Mükemmel Bir Hafızanız Olsun İster Misiniz?" , Ercan Harmancı'nın "Bir Delinin Sınav Günlüğü" , Fatih BAYHAN'ın "Safahat" , Hakan YEL'in "Sultana Dokunmak" adlı kitaplar derken ben artık Yabancı adlar içeren kitaplar okumaya başlayayım dedim. Ben Yabancı adları okurken kitaptan bir şey anlamazdım. Ancak bir arkadaşım bana "Lütfen oku bu kitabı harika. Bak pişman olmayacaksın. " dedi ve ben de okumaya başladım. Bu kitabın adı da: Suzzan COLLİNS'den  "Gregor Ve Gri Kehanet" Bu kitap gerçekten harikaydı. Bu yüzden Suzzan COLLİNS'e çok teşekkür ediyorum. 


Bu arada bir kitap okumayı sevmeyen biriyseniz size bu kitabı tavsiye ederim çünkü gerçekten aksiyon, macera derken olay üstüne olay sizi etkilemeye başlıyor ve size bağımlılık yapıyor gerçekten. Yani tek kelimeyle anlatılacak bir kitap değil. Okuyanlar da bu kitap hakkında eminim benim gibi düşünüyorlardır.


Evet! Ben bu kitabı aldım arkadaşımdan okumaya başladım ve 3 ay filan geçti bize yeni gelen Türkçe öğretmeni her şeyi değiştirdi. Artık çok sıkıydı her şey. Okuma zevkimi aldı ve elimden götürdü. Bizim öğretmenimiz bizim zevkimizi beğenmedi ve ben bu kitabı arkadaşıma geri teslim ettim ve artık 100 temel eserden okumaya başladım. Elimde 100 temel eser kitaplarından 2 adet vardı ben de hangisi daha çekiciyse onu seçtim. Seçtiğim kitap : Dostoyevski'den "Suç Ve Ceza" 


Ancak bu kitap beni sıktı ve ben yine bıraktım :) Bu seferki aradığım kitap sözlerle dolu bir kitaptı. Aylarca yıllarca aradım ve bu sefer de aradığım kitabı buldum ve şu an okuduğum kitabın adı da : Cengiz ERŞAHİN'in "Hayata Yön Veren 2000 Söz" adlı kitabı. Peki siz kitap hayatınıza nasıl başladınız ? İyi günler..



2 Nisan 2014 Çarşamba

Kitap Dünyam Nasıl Başladı ?

Merhaba arkadaşlar. Ben İrem YAĞIZEL. Ben 08.11.2001 yılında doğdum ve yazar olmak istiyen kitapkurdu edebiyatı kuvvetli bir öğrenciyim. Benim de her insan gibi hayallerim var ancak benim hayallerim daha 10 yaşındayken başladı. Ben 2012 yıllarında aslında hiç okumayı sevmeyen, yazmayı seven biriydim. Ancak ta ki şu güne kadar;

Bir gün babamla birlikte bir alışveriş merkezine gittik ve ben kitap bakmayı seven biriydim. Geçtim kitapların bulunduğu bölüme ve bütün kitaplar saçma sapan geliyordu. Ben arka kapak yazılarını okumaya başladım bu iş daha da zevkli oluyordu. Ben sonunda bir kitabı aldım ve inceledim. Bu kitap gerçekten güzeldi. Kitap: Cengiz ERŞAHİN'in "Cesaret Veren Öyküler" kitabıydı. Bir sürü hikaye vardı ve adı gibi bana cesaret verdi. Ben o kitabın cesaretiyle yazmaya başladım ve şu an kitap yazıyorum. Hayallerim'in gerçekleşemeyeceğini bilsem de yine de hayaller kurmaya devam ediyorum ve umutlarım tükenmeyecek kadar fazla. Blogumda istediğiniz bir çok günlerde yazılarım ve kitaplar hakkında haberleri bulabilirsiniz. Bol kitaplı günler dilerim ...






Böylece hem okumayı sevmiştim hem de yazmaya cesaretim olmuştu. Bundan bir sene önce de (2011) bir yarışma vardı ve ben kazanmayı çok istiyordum. Bu bir şiir yarışmasıydı. Çanakkale ile ilgili bir şiir yarışmasıydı. Benim de o sıralar tutulan bir yazı gücüm vardı. Gerçekten de güzel yazıyordum annem her yazımı gördüğünde "Yine döktürmüşsün" manasında sözler söylerdi ve hala öyle de devam etmekte. Bizim sınıfa bu şiir yarışmasını duyanlar hemen beni parmaklarıyla göstererek;"Kesin İrem kazanır" dediler. Ardından ben bu heyecanla eve geldiğimde anneme bu haberi verdim ve sınıf öğretmenimin de büyük desteğiyle harika şiirimi düzgün bir A4 kağıda  yazıp yarışmaya yolladık. Ben ilk kez bir yarışmaya katılmıştım ancak işin içinde 8.sınıfların da katılacağını duyunca üzülmüştüm. Birkaç günün ardından kazanamayan kişilerin şiirleri geri verilmişti. Bende umut tükenmişti ancak nedense benim şiirim geri dönmedi. Ben 3 sene geçti sordum sordum öğretmenime ancak şiirim gelmedi ve ben pes ettim. Yani hevesim kursağımda kaldı :)

İşte böyle güzel ama bir yandan da kötü anılarım var ancak bununla bitmedi. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Esen kalın...
İrem YAĞIZEL