23 Aralık 2016 Cuma

38-Filmler'in Esintileri "Arrival"

Uzun süredir sinemaya gitmiyor ve film izlemiyordum. Birden sinemaya gitmek isterken bir arkadaşımın mesajıyla randevu alınmış ve yollar tutulmuştu. Elbette üşengeç ve uykuyla gün geçiren İrem 2 hafta sonra film yorumunu yazacaktı... Lütfen onun kusuruna bakmayınız :))


Sanırım şu an vizyonda yok. Varsa ne mutlu çünkü bu filme gitmenizi gerçekten isterim. Çünkü oldukça ders verici bir film ve kaliteli bir film istiyorsanız, nefesinizi kesecek bir film işte burada!

Film hakkında şu an nedense pek bir şey hatırlayamıyorum. Bu yüzden internetten bulduğum film anlatımından dayanarak sizlere düşüncelerimden bahsedeceğim (yine).

Üniversitede antik diller üzerine ders veren dilbilimci Louise Banks, bir ders esnasında ABD'ye gizemli bir uzay aracının indiğini öğrenir. Dünyanın farklı ülkelerine, toplam 12 yere bu uzay araçları inmiştir. Amerikan Ordusu'ndan Albay Weber , uzaylılardan alınan ses kayıtlarının çevrilmesi için Banks'ten yardım ister. Banks, matematikçi Ian Donnelly ve uzmanlardan oluşan ekip, uzay aracının içine girerler. Mesajı anlayabilmek için çalışmalar sürerken uzay araçlarının indiği diğer ülkeler, uzaylılara saldırma hazırlığına başlar. Banks ve ekibinin tüm riskleri alarak tüm dünyayı etkileyecek bir savaşı önleyebilmek için çok az zamanı olacaktır. Arrival filmi, Amerikalı yazar Ted Chiang'ın 1998'de yayımlanan Story of Your Life adlı kısa öyküsünden uyarlandı.

Oyuncular: Amy Adams
Jeremy Renner
Forest Whitaker
Michael Stuhlbarg
Tzi Ma

Hani bir şeylere çok inandığınızı hisseder ve aslında kimsenin buna inanmamasına rağmen sizin bu gördüğünüz şeylerden hala daha anlatmak istemezken de inanmak istediğiniz şeyler vardır. Ki bu gerçekten hayatımızın bir parçası haline gelebilecek bir olaya dayanıyorsa, gerçekten bizi her anımızda etkilemeye devam edecektir. Bu yüzden inancımızı kesmeden sadece geleceğin bizim için hangi boyutta olursa olsun ilerlememiz ve aslında hiçbir şeyi umursamamamız gerektiğini gösteriyor. Çünkü ne kadar insanlar konuşursa o kadar kendi kafamızda oluşturduğumuz şeylerin doğruluğu sadece bizim fikirlerimize dayanır. 

Yani bu söylediklerimden sonra artık gitmek ister misiniz yoksa buradan açıp izler misiniz bu sizin kararınız. Çünkü oldukça efsane ve etkileyici bir film oldu. Bu yüzden tüylerinizin diken diken olmasını hayretle karşılamayınız :)) İyi seyirler...

17 Aralık 2016 Cumartesi

Hayat'ın Dalgasına Vurulmuş İnsancıklarız Biz...

Hadi bir şeyler yazıp yeni bir post at diyen yorumlar geliyor tek tük. Yani ben buna uyarlıyorum kendimce. Sonra hafta sonu olmasına rağmen o kadar zor geliyor ki o laptop'u açmak ve 1-2 saatimi ayırmak.. Telefondan yazabileceğimi bilmeden bismillah ile beraber başlayayım! 😊


Kitap yorumu yazmak yerine sizlerle sohbet (?) edebileceğimi düşünerekten duyuru konulu paylaştığım yazılardan atayım dedim. Zaten çok kişi yok bloguma uğrayan. Hani ben de bekleyemiyorum bu zamanlarda. Sınavlarım yeniden başlayacak ve tamamen bitecek. Bir çok 2 notum var ve aslında çok rahat davrandığım zamanlardan ürker oldum şu an. Ancak öyle böyle de olsa çalışıyorum ancak ne kadar yeterli bilmiyorum. Ortalamam oldukça düşük ve zamanları boş geçirmek riskli. Ancak ben ki zaten boş zamanları daha da boş yapan bir zaman dilimi harcıyorum.

Bugün Kayseri'de patlama haberi geldi. Facebook'da birkaç gündür oldukça aktifim ve sürekli hayatın, dünyanın kötü ve hüzünlendiren anları oldukça üzüyor... Allah rahmet eylesin. Allah ailelerine sabır versin. Allah herkesi korusun. Barış sağlansın. Hırsın gözünü kaçırsın Allah. Gerçekten çok zor zamanlar. Hala da zor şu an için ya da gelecekten umut etmek için içimiz rahat değil...

Hayat bu.. Dünyada üstün varlık olarak görülen insan bile bir yere kadar eli yetiyor. Ölüm gelip çattığında zamanı durduramıyoruz hiçbir zaman. Şu an nasılsak daha iyisi olmak için çabalıyoruz her gün. Herkesin bir amacı veya hayalleri var. Herkes bir koşu yarışında. Ya dalgaları savurdukça yıkılan biz miyiz? Bu herkes için farklı bir cevaba sahiptir.. Allah'a emanet olun... Dualarınızı başkalarından sakınmayın...

6 Aralık 2016 Salı

Yazılması GEREKENLER

Ufacık bir not! 

Film izledim aylar yıllar aradan sonra :) Onun yorumunu yazacağım ve bir kitap daha bitirdim onun yorumunu sizlerle paylaşacağım. YouTube Kanal önerisi yazacağım. Müzik Hayatım serisinden de bir tane ! Sonra belki önemli bir duyuru! (Belki de değildir) Sonra da bir tane bir tane... Bir tane daha bir şeyler falan filam :) 

Beklemedeyseniz ilk çıkan kamerayı açtım önünde bekleyin ben çekeceğim :)))

Sürpriz Dolu Bir Kasım Geldi Geçti Yine ^-^

Kasım ayını çok severim. Hatta çok güzel geçer benim için. Bazıları için sınav ayı olsa da, ben kışa Kasım'da alışır ve kahvelere sarılıp doğum günü sevinciyle dolarım. Bu yüzden severim dopdolu Kasım'ı.

Öyle böyle olaylı olaylı geçti gitti. Gelip çatıyor ama bir yandan işte. Yine mi yalnızız yine mi üzgün? Maalesef be... Bir arkadaş edinirsiniz ancak bazı şeyleri daha çok unutursunuz. Bazen kendi elinizden gelemeyecek ve hayatta zor durumda kalsanız yapamayacağınız durumları size uygularlar. E tabii ki de yalnız kalınır.. Sıkılırsınız o her saatten ama zaman geçsin diye geçer. 

Ders çalışma hevesimden yittim bu yüzden. Gelip daha çok gerilmeye başladım. Önemsenmeyen bir insan var çünkü ve her an yalnız hissediyor...

Bugün fark edildi ama.. Sonra herkes anlamıştı bile. Ama gereği yoktu, bu durumu ikimiz de kabullendik sonuçta. Her şeye rağmen gülümseyip de neşeliymiş rolü veriyorum ancak daha önemli olan olay da şu ki; asla bir duygu hissedemiyorsunuz. Ben geçen sene bu duygularda değildim ancak bir sıkılsam gelir yazar paylaşırdım sizi. Ancak o kadar sıkılmakla vakit öldürüyorum ki, zaten kimse önemsemiyor diye daha çok içime kapanıyorum. 

Bugün fark edilince bir arkadaş kalktı ayağı yorum yapmaya. "Ben de bu durumdaydım geçen sene ve depresyona girmiştim." dedi. Hoca da ne desin ? "İrem güçlü kız, öyle olmaz." dedi. Hah 

Hah

HAH!

İçten içe güldüm sadece. Tabii ki buraya yorum yapmanız gerekmiyor. Siz mutluysanız her şey yolunda demektir! İyi günler o zaman...

27 Kasım 2016 Pazar

Kitap Yorumu "Soneler"

Galiba uzun süredir okuduğum en iyi kitaptı. Gerçekten hala yazıp yazıp duruyorum bir yerlerde ancak okuma süresi de paha biçilemez uzunlukta da olsa.. Shakespare'i sevmeme sebep olan ve gerçekten onu anlamamı sağlayan bir kitaptı. Bunu aslında burada söylememem gerekiyordu...


Bu kitabı anlatmak için hangi yollardan gidebilirim tam olarak bilmiyorum ancak gerçekten çok güzel bir kitap olduğunu kaç kez söyleyebilirim, nasıl anlatırım hiç bir fikrim yok. O kadar olağanüstü bir kitap! *-* 


Bu kitabı nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama gerçekten de bir kavram ayarışı içerisine girdim bu kitap için. Küçük küçük şiirler ve birbirlerine bağımlı olan o bütünlerin içerisindeki duygular o kadar içinize işliyor ki... Kaybolup kaybolup gidiyorsunuz başka yerlere. Sizi bir yerlere konduruyor ve oradan çıkartamıyor. Aklınızın ucunda gizlenmiyor da, bir yerden hep aklınızda oluyor kitap ve gerçek yaşam. Bir an gerçekten kaptırıyorsunuz ve aşık olduğunuz şey aslında bir Shakespare kitabı oluyor... 

Yani bu kitabı böyle güzel bir şekilde anlatmayı planlamıyordum ancak bu fotoğraftaki bir bölümden ve kitabı almamdaki en güzel taraf şuydu ki; kitap ingilizce-türkçe. Bir taraftan okuduğunuz için sadece bir sayfayı açtığınızda hep sağ taraftan giden Türkçe sol taraftan giden de İngilizce oluyor. Ve asla diğer İngilizce ile Türkçe sayfa sayısını karıştırmadan birbirine iki kitapmış gibi olmuş. Gerçekten her şeyiyle hayran kaldığım ve her yerin altını çizmek istediğim bir kitap oldu. Gerçekten her halinizde size iyi gelebilecek ve her seferinde tekrar tekrar açıp okumak isteyebileceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle alsanız pişman olmayacağınız bir kitap!

İyi okumalar...

26 Kasım 2016 Cumartesi

Müzik Hayatım 20

Her ay paylaştığım müzikler bu sefer biraz gecikti. Güzel güzel şarkılar var her dilden. Umarım beğenirsiniz. Yine içine bir tanecik Türkçe şarkı koydum :)



Müzik Listesi: 1- Bridget Mendler - Ready or Not
2- Bridget Mendler - Do You Miss Me at All
3- The Lumineers - Sleep On The Floor
4- Melanie Martinez - Pacify Her
5- Melanie Martinez - Tag, You're It/Milk and Cookies
6- Melanie Martinez - Soap/Training Wheels
7- Miley Cyrus - Hands of Love
8- Imagine Dragons - Not Today
9- Tom Odell - True Colours
10- Tom Odell - Here I Am
11- Müslüm Gürses - Affet
12- Sagopa Kajmer - Meftun
13- Macklemore - Wednesday Morning
14- G-Eazy - Get Back Up
15- Ceza - Suspus
16- blackbear - Princess Complex
17- 11:11 - YOU
18- Troye Sivan - FOOLS
19- Hayley Kiyoko - One Bad Night
20- Taylor Swift - Everything Has Changed ft. Ed Sheeran
21- Denzel Curry - Ultimate
22- MAX - Lights Down Low feat. gnash
23- Mr. Probz - Fine Ass Mess
24 - Mr. Probz - Praying To A God (Cover)
25- Sean Paul - Tek Weh Yuh Heart ft. Tory Lanez
26- Kalben - Haydi Söyle
27- Kalben - O Ye Bebek
28- Deniz Tekin - Böyle
29- Deniz Tekin - Hep Sonradan (Cover)
30- Deniz Tekin - Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun (Cover)
31- August Alsina - Song Cry
32- B.o.B - Both of Us ft. Taylor Swift
33- Tom Odell - Silhouette
34- John Legend - I Know Better
35- Baauer - One Touch ft. AlunaGeorge & Rae Sremmurd
36- blackbear - girls like u
37- TroyBoi - On My Own feat. Nefera
38- G-Eazy - Let's Get Lost ft. Devon Baldwin
39- Years & Years - Real
40- Rudimental - Waiting All Night ft. Ella Eyre
41- Rudimental - Feel The Love ft. John Newman
42- Rudimental - Free ft. Emeli Sandé
43- Rudimental - Right Here ft. Foxes
44- Gabrielle Aplin - Miss You
45- Gökhan Türkmen - Dene

Müzik Listesi Linki: https://www.youtube.com/watch?v=dPKG1-3LXBs&list=PLDKUqqQ9qCb4xWa6jRHQOeFraA_rpI1pE

Kitap Yorumu "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" (biraz da gıybet)

Aylardır doğru düzgün yine doğru dürüst bir kitap yorumu ne de kahveler yazdım. EVET! Kahve yazmadım... 


Kitabı Türk Dili ve Edebiyatı hocamız sağ olsun 1 aydan daha fazla sürede canımız çıka çıka okuduk...

ÇÜNKÜ SADECE SINAVDA ÇIKACAKTI!


Şimdi sınavda çıkacak diye sınava 10 gün kala kitabın 8. sayfalarında falan olmama rağmen o kadar kitap bitti bitecekken son sayfalarını okumadım. Ve hocamız sağ olsun ki sınavda da sonunu sordu. ALKIŞ! 

Ancak size yorumumumdan bahsedecek olursam;

Kitap Peyami Safa'nın en önemli kitaplarından olarak geçiyor ve 15 yaşındaki bir yazarın sevdiği kız, bacağının kesilme durumu ve hayatla zor mücadelesi, muayeneleri arasındaki yaşam zorluklarını ve karmaşa durumunu anlatıyor. Ki kusura bakmayın ancak kitapta pek anlayamadım çoğu yerini. Çünkü belki bazıları bilir, bahsettim mi sizlere bilmiyorum ama ben kesinlikle ince kitapları okuyamıyorum. Gelir 400 sayfalık kitap rahatça biter ve her kelimesini anlarım kitabın ancak bu kitaplardaki benim zorluğum da ince olup da psikolojik olarak sıkıcı gelmesi... Çünkü "kitap kısa ve kısa olduğu için yazar bundan suçlu" imiş gibi psikolojide oluyorum. Ne kadar garip gelecektir anlıyorum ancak kitaplarımın incelerini genelde okuyamıyorum. Umarım bu konuda kendimi düzeltir ve yeniden bu kitabın telafisi olaraktan yorumu yeni bir yazıda yayımlarım. Ve farkını da görmeniz için üzerinden yıllar geçecek olsa bile linkini bırakır ve anlamanızı sağlarım :) 

Ancak bir klasik kitap ile başlamak istiyorsanız bu kitaptan başlamayın. Ancak ve ancak eğer sizi zorunlu tutan ve bu kitabı okumaya iten bir durum var ise, durum inşallah benim psikolojimdeki olaylar kapsamında size de yansıtılmaz :) İyi okumalar...

20 Kasım 2016 Pazar

Tak Tak ve Tek Tek



(Belki önceden paylaştım bu fotoğrafı ancak yine de bir şeyler yazmak istedim bunun hakkında.)

Önüme bu fotoğraf kadar uzun ve huzur verici bir serinlikte bir sayfa verilse, şimdi daha çok rahat edecekmişim gibi. İçim hüzün kırıntılarıyla ve eskiden olduğu gibi mutlu olsaydım dedim. Hiç kırgınlık ve üzüntü yaşamayan insanlar ve onların değerleriyle. O değer hem ben hem de onlar hissetseydi ne de güzel olurdu diyorum. Şarkılar ağlatmıyor aslında, asıl ağladığım neden bu durumda olduğum. Belki çok sorguluyorum ama içim acıyor; birileri ağlarken birileri gülümsüyor..

Bu sıralar tek istediğim şey bu dönemleri sanki gerçekten bir işim varmış ve not almadan bitiremiyormuş gibi yaşamak istiyorum. Hiç bir yandan sıkıntı ya da üzüntü gelmeden tek bir odak: iş! 

Tamam çok erken ancak bir gün gelsin de böyle hissedeyim ve her şey yerli yerinde yürüsün istiyorum. Yolda dolaşan tek başına küçücük yalnız dolaşan çocuklar istemiyorum. Onların da yüzünde bir gülümseyle birden kırışıklıkları artsın istiyorum. Ne kadar da güzel gülüyor dimi insanlar? Demek istiyorum. Hayat o kadar güzel olsun ki yaptıklarımla gurur duyayım ama sıkılmayayım.. Takır takır işlesin zaman, teker teker atsın saniyeler... 

17 Kasım 2016 Perşembe

İzlediğim YouTube Kanalları 13

Madem bugün sınavlarım bitti, o zaman yazı yazayım dedim ve ne kadar elim incinmiş olsa da en yapılabilir şey yazı yazmak oldu. Bu yüzden başlayalım !! :) 


(Bu arada, bu fotoğrafı önceden kullanmış olabilirim. Şu an hiç bir fikirim yok :/ Bu yüzden mahsur görünüz..)

1- Johanna Clough Kanalı

Ben bu kanala yorum yapmak istiyorum çünkü gerçekten güzel şeyler var ve oldukça da ilgimi çekmeye başladı. Önceden izlerdim ve sadece hoşuma giderdi ancak birkaç haftadır arkadaşımın bana almış olduğu hediyeyle gerçekten daha çok ilgimi çekmeye ve onlardan yapmaya teşfik etti beni. Ve gerçekten olağanüstü sonuçlar elde ediliyor ve bu kanal bana çok hoş geldi. Kesinlikle bir anı defteri veya ajanda benzeri bir defter tutuyorsanız kesinlikle bakmanız gereken bir yer olduğunu düşünüyorum ^^

2- Dislike Kanalı

Normalde yorum yapmadan yazıp geçecektim bu yazıyı ama boş da bırakamadım bu kanalları. Çünkü bir çok dile getirmek ve kanallar hakkında fikirlerimi belirtmek istiyorum. Bu seride önceki paylaştığım kanallarda eğer çok bir şey bahsetmemişsem belki sizin tarzınıza uygun olabileceğini düşünüp görüp de direkt size sunduğum kanallar vardı. Öyle böyle işte :) Şimdi ise bu konuda dikkat etmeye karar verdim..

Bu kanal türleri benim çok hoşuma gitmeye ve benim gibi de düşünen kanalların (insanların) olduğunu düşünmek iyi hissettiriyor. Bu yüzden aslında böyle kanallarda izleyip de görünce düşüncelerimi anlayacağınızı umuyorum :)

3- Pratik Bilgiler Junior Kanalı

4- Manix Kanalı

Oldukça eğlenceli bir kanal ve şu son zamanlarda şarkı sözleriyle şaka yapan kişilerden ve oldukça keyifli ve gizemli videoları var bu kanalın. Son zamanlarda sevdiğim kanallardan :)

5- Sea Lemon Kanalı

Johanna Clough gibi bir benzer kanal daha ve bu kanal da harika videolar sunuyor.

6- itai shemer Kanalı

11 Kasım 2016 Cuma

Calimero'nun Mim'i

Saçmalarkene blogunun sahibi ve blogdan bir arkadaşım olan Sıla ablanın sınavlardan kurtarışından da olan bir mim olsa da ben yine geç yazmaya başladım. Ama o da olsundu :) 



Hayallerle ilgili güzel bir mim olduğu için keyifli olacak :)

1- Hayal kurmaktan hoşlandığınız bir yer ya da zaman dilimi var mı?

Aslında yok ama okula giderken yolda çok güzel düşünceler içerisine giriyorum ve müziklerle gerçekten o an çok başka diyarlara gidiyorum :)

2- En çok nelerin hayalini kurarsınız?

Şeyyyy... Pas! Bu zamanlarda buna pas diyorum maalesef :/

3- Şimdiye kadar çok hayalinizi gerçekleştirdiniz mi?

Aslında hayallerimi rüyamda yaşıyorum ve bu da bir adet hayal gerçekleştirme yeri oluyor bir yandan. Bu yüzden oluyor :)

4- Henüz gerçekleşmemiş ama illede gerçekleşecek bir hayaliniz var mı? Sakıncası yoksa anlat çabuk nedir?

Yaaaa :) Yani var bayağı var. Kitap çıkartmakla ve bazı toplumdan ayrılmış aklındaki insanları bulmayı çok istiyorum. Sevmek ve sevilmek falan istiyorum. Bu kadar yeterli midir ki efenim ? :)

Şimdi mimlemem gerekenler olabilir ancak ben mimleyebilecek kimseyi hatırlamıyorum cidden. Bu yüzden her istiyen blogger mimden faydalanabilir deyerum efendum :) Sizce de mim çok tatliş değil mi ? Buradan beni mimleyen Sıla ablacıkıma ve Calimero'ya çok çok tişikkürler :))

Müzik Hayatım 19

Uzun uzun aralar vererek geri geri geleceğim diyorum ama bu sınavlar arasında pek de gelebileceğimi sanmadan yine de yazıyorum ben. Bu sefer de umarım seveceksiniz ancak bundan sonra güzel yazı yazacağım 3 tane falan. Yorumlara bile o kadar cevap veremiyorum ki zaten çok yorum da gelmiyor. Olsun ben yazayım :)


Müzik Listesi: 
1- The Weeknd - False Alarm
2- Cash Cash - I Like It Loud
3- Dua Lipa - New Love
4- Bebe Rexha - I Got You
5- Dua Lipa - Room For 2
6- Clean Bandit - Rockabye ft. Sean Paul & Anne-Marie *
7- Jonas Blue - By Your Side ft. RAYE
8- MACKLEMORE - DRUG DEALER (FEAT. ARIANA DEBOO) *
9- AlunaGeorge - Not Above Love
10- Alex Izenberg - Grace (Live)
11- Maroon 5 - Don't Wanna Know
12- Olivia O'Brien - Find What You're Looking For *
13- Alex Clare - Tell Me What You Need
14- Alesso - Take My Breath Away
15- Charlie Puth - Dangerously 
16- RÆVE - Firefly
17- Weathers - Happy Pills
18- Nothing But Thieves - If I Get High 
19- Nothing But Thieves - Lover, Please Stay *
20- Cash Cash - Take Me Home ft Bebe Rexha 
21- Nothing But Thieves - Honey Whiskey * 
22- Izzy Bizu - Give Me Love
23- Mura Masa - Love$ick ft. A$AP Rocky *
24- Cash Cash & Digital Farm Animals - Millionaire feat. Nelly
25- John Legend - Under The Stars (Created with Stella Artois)
26- Weathers - Happy Pills *
27- Sigma - Find Me ft. Birdy
28- Louisa Johnson - So Good
29- Aanysa x Snakehips - Burn Break Crash
30- Alicia Keys - Holy War
31- Sezen Aksu - Yol Arkadaşım
32- Sigma ft Paloma Faith - Changing
33- The Chainsmokers - Setting Fires ft. XYLØ
34- The Chainsmokers Swear ft Selena Gomez
35- The Chainsmokers + Martin Garrix - Aftershock ft. Selena Gomez
36- John Legend - Under The Stars (Created with Stella Artois)
37- Cash Cash - Broken Drum feat. Fitz of Fitz and the Tantrums
38- Cash Cash - Hero (feat. Christina Perri) [Deep Mix]
39- Skylar Grey - Lemonade
40- Desiigner - Zombie Walk ft. King Savage

Müzik Listresi Linki: https://www.youtube.com/watch?v=CW5oGRx9CLM&list=PLDKUqqQ9qCb5lZZw2shAjR3qHYhALFvfT&index=1

1 Kasım 2016 Salı

Sorunsallar Sorunsalı Okul Günleri~

Aslında çok uzun bir zaman olmadı okullar açılalı ancak bugün soğuk Antalya'ya o kadar vurdu ki, üşümeyen gelsin ceketini versin :D


Yaaaaani... Aslında buraya yazmamak o kadar ilhamımı düşürüp beni hayattan ayırıyormuş ki, bunu anladım. Genelde daha çok aktif olduğum Kasım ayından heeekeeşciklere selamlaa efenim :D Liseli kız konuşuyor; Ihm Ihm!

Kitap okumayı unutmakla ve bunun bendeki serüveninden bahsedeyim sizlere.. Edebiyat hocamızın bize bir klasik kitap önermesiyle gidip kitabı almamla kitaba o kadar soğuk gözle bakıyordum ki okurken.. Cidden kimse o kitabı (sadece istisnalar kaideyi bozmaz kimse değil) beğenmiş ve okumuş değildi bugün. Sınav haftalarıyla dolu günler de geldi ya... Uzun uzun anlatmam gereken çok şey birikmiş... 

Sınavlarımız karma (12,11,10,9. Sınıflar karışık bir yerde ve ayrı sınıflarda) ve ortak sınav sistemiyle yürüdüğü için böyle bir düzene ilk defa gireceğim. Bu yüzden biraz gerginim ve 5 soruluk din sınavı ve bu sınavın doğum günümde olmasına ne diyorsunuz ¿

Her zamanki gibi kasımda hem sınav hem de bir heyecanla doğum günü + kitap fuarı sevincim oluyor.(sınav kısmı dahil değil) Geçen gün fuara gittim ve 2 tane klasik kitap alıp o hocanın önerdiği kitaptan daha da bağlandığım bir adet Shakespare okumaya başladım. O kadar hevesle okuyordum ki, diğer yarımda bıraktığım kitabı görmüyorum bile. Ancak şöyle bir şey ortaya çıktı:

"Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'ndan da sınavda çıkacak."

O an bir şok! Ben tabii ki kitabı okumamıştım...

Öyleydi böyleydi derken günlerdir matematik sorularından başımı kaldırmadığımı biliyor musunuz ? Ve sınavda 10 soru olacak! Ne olduğumuzu şaşırıp 40-30 gibi puanlara merhaba diyeceğiz ve sınavdan sırf klasik diye 100 almış gibi çıkacağız.. Teog'dan daha da zorlanmıyorum tamam bu doğru. Ancak bugünki arkadaş şeysileri nedir ? Kriz kriz kriz... Birini seven bir arkadaşınız olur ki herkesin sevdiği var okulda ve bu artık o kadar delirtiyor ki, bin kez söylenilmesi sizi sinir ediyor.. 

Fuar bu sefer kısa sürede kapanıyor bu arada! Ve ben de klasik kitaplar elbette almak ve size de yorumlarını sunmak için elimden gelebildiği kadar çabalayacağım. Ve galiba tenefüslerde kitap (düşünün sadece 5 dakikalık tenefüs) okuyabilirsem okuyacağım. Bakalım nasıl devam ediyor ? İkisi bir arada bu sefer gitmeyeceğini düşünüyorum. Beynimde biyolojiden şiir yazan insan yaşatıyorum. Delireceğim galiba. Zaten bugün ne kadar soru çözdüyse sadece 1 tanesi doğru çıktı daha ne diyebilirim.. 

40 alacak olan İrem'den sevgiler...
YA PEKİ SİZ BUGÜN NEYE KARAR VERDİNİZ ? Yarın düşünmek için çok geç...

19 Ekim 2016 Çarşamba

~ Ağır Düşünceler İçerisinde Zaman Akıyor ~

O kadar şey oluyor ki ben bile şaşıp kalıyorum. Ancak neler mi oluyor ??


Ne kadar gösteriş de olsa ilk gün bir video çekmiştim ve videoyu hızlandırıp snapchat'e atmıştım. Sonra da bu videoyu 1 hafta önce görüp yavaşlattım ve yakın bir zamanda sınıfta tartıştığım kıza daha da sinir beslediğimi anladım...

Ben para düşkünü insanları sevmem ve oldukça da insanlara bir şeyin değerini parayla niteleyen insanları hiç sevmem. Ve o kız o miktardan bahsedince o çok değerli * lira dedi. Ne bu ? Paraya göre nitelik gören ve ona göre değer alan bir şey mi ? Bu konuda oldukça sinirliyim.. 

İnsanları durup bir izlediğimde tartmaya başladım ve o iyi insanları kendi gözümde ayrıca denetlemeye devam ediyorum. Ancak bazı şeyler bile değişebiliyor ki temkinliyim. Bu yüzden o kadar da yaklaşmamaya ve kötü gün dostları edinmeye önem veriyorum. Sanırım daha da büyümeye başladım...

8 Kasım doğum günüm ve ilk defa böyle heyecenla bekliyorum sanırım. Doğum günümden 2 gün önce kitap fuarının bitmesi ne kadar üzse de yine de fuar görmek bile eğlenceli, tarihi önemsizleştiriyor.. Bir de o doğum günümde din sınavını tebrikler miyiz efenim ? :D Doğum günümde her olduğu gibi yine sınav olacağız ve lisede sınav sistemi ortak sınav ve karma şeklinde yürütülüyor. Yeni bir sistemin heyecanı da var sanırım. Ve oldukça insanları ayırırken vay be büyüyorum diye kendimle konuşmam oldukça ayrı bir konu :D Ya peki sizin hayatınız nasıl ? Mutlu musunuz ? Sizin de sınıfınızda değeri parayla ölçenler var mı ? Fikirlerinizle konuşmak iyi olacaktır :) Ne de olsa uzun zaman geçiyor bir yazı ile diğer yazım arasından :) İyi günler, iyi okullar..

8 Ekim 2016 Cumartesi

Müzik Hayatım 18

Ne kadar eski seriler de olsa yeni yeni kolaylıklarla müzik listesini sürekli seçmek zorunda kalmamak için yeni özelliğe ne dersiniz ? :)


(Dersler başladı ve Coğrafya'da atlasları açtıysak eğer, genelde bir yerleri çizip o yerler hakkında espri yaparım ve gülmekten karnımız ağrır. Bu da ilk Coğrafya dersinden :D)

İlk önce bir yeniliği sizlere açıklayayım ve bu fikrim hakkında siz beğenmiş misiniz bu yazıda görelim. En azından seveceğinizi ve size daha çok kolaylık olacağını düşündüğüm için birkaç aydır düşündüğüm fikri bu sefer uygulamaya getiriyorum. Bu sizlere verdiğim linklerden tıklayarak giriyordunuz ve teker teker her şarkı için iki tık gerekiyordu ya ? Artık tek tıkta sıra sıra gidecek bir seri yapmaya karar verdim. Yani ben YouTube'dan sizlere bir Eylül 2016 dizesi hazırladım ve bu listeden de teker teker otomatik ilerleyen bir liste yaptım. Şarkı isimlerini ve bu dinleyeceğiniz linki de atacağım ve en azından daha da kolay olacak. O zaman uygulamayla bu yazıda göstermiş ve geçen aydan kalan ve ondan önceki yazıyla arasındaki yeni keşfedilen şarkıları sizlere sunayım. Umarım beğenirsiniz çünkü ben de listeye tıklayıp ders çalışıyorum :) O zaman iyi dinlemeler ^^

Müzik Listesi (Otomatik): Eylül 2016 Müzik Listem

Müzik Listesinde Yer Alan Şarkılar: 
1-Bridgit Mendler - Atlantis feat. Kaiydo 
2- Cashmere Cat - Trust Nobody ft. Selena Gomez, Tory Lanez
3- Flume - Say It ft. Tove Lo (Illenium Remix)
4- Zeds Dead & Diplo - Blame (feat. Elliphant)
5- ERA - Ameno
6- Jonas Blue - Perfect Strangers ft. JP Cooper
7- Cheat Codes & Dante Klein - Let Me Hold You (Turn Me On)
8- Bastille - Good Grief (Don Diablo Remix)
9- Karmin - Can't Live
10- Milly Pye - Too Many People
11- Hailee Steinfeld, Grey - Starving ft. Zedd
12- Kygo - Carry Me ft. Julia Michaels
13- Years & Years - Meteorite 
14- Years & Years - Worship
15- Years & Years - Take Shelter
16- DJ Snake - Summer Tour 2016
17- DJ Khaled - Do You Mind ft. Nicki Minaj, Chris Brown, August Alsina, Jeremih, Future, Rick Ross
18- The Chainsmokers & Martin Garrix ft. Bebe Rexha - Love You
19- John Legend - Love Me Now
20- Bruno Mars - 24K Magic
21- Avicii - Martin Garrix - Without You
22- Major Lazer & Showtek - Believer
23- The Chainsmokers - All We Know ft. Phoebe Ryan
24- Calvin Harris - My Way
25- Skylar Grey - Kill For You ft. Eminem
26-  Yelawolf - Daylight
27- Yelawolf - Best Friend ft. Eminem
28- Afrojack - Gone ft. Ty Dolla $ign
29- Sia - The Greatest ft. Kendrick Lamar
30- OneRepublic - Kids
31- Tove Lo - Influence ft. Wiz Khalifa
32- Tove Lo - Cool Girl
33- Snakehips - Cruel ft. ZAYN
34- Tove Lo - Timebomb
35- Tove Lo - Out Of Mind
36- Black Honey - Hello Today
37- Hedley - Hello
38- Black Coffee - Your Eyes ft. Shekhinah
39- Da Capo - Speed Of Sound ft. Tresor
40- Flo Rida - Who Did You Love ft. Arianna
41- Shawn Mendes - Mercy
42- Sam Feldt & Deepend ft. Teemu - Runaways
43- Sabrina Carpenter - Thumbs
44- he Chainsmokers, Tritonal - Until You Were Gone ft. Emily Warren
45- The Chainsmokers - Good Intentions ft. BullySongs
46- Tiësto & The Chainsmokers - Split (Only U)
47- Cash Cash - Take Me Home feat. Bebe Rexha
48- Tiësto - Red Lights
49- I Know The Chief - Stay Coloured
50- Magic Man - Paris
51- Passion Pit - Carried Away
52- Passion Pit - Little Secrets
53- Capital Cities - Safe And Sound
54- Sia - Move Your Body
55- Sia - Broken Glass
56- Fifth Harmony - That's My Girl
57- Jack Garratt - Breathe Life
58- AURORA - Conqueror
59- Blossoms - Charlemagne
60- Izzy Bizu - White Tiger
61- Ward Thomas - Where the Sky Is (Kensaltown Studios Session)
62- Ward Thomas - Eyes Shut (Snug Sessions) [Years & Years Cover]
63- Clean Cut Kid - Make Believe
64- The Chainsmokers - Take Me

Not: Sanırım kendim dinleyince oldukça uzun bir süre alacağını düşündüğüm için burada kesmeye karar verdim. Bu yüzden bu kadar şarkı için eğer az ise kusura bakmayın. Diğer yazıda da böyle yapmayı düşünüyorum bu seri için ve fikirlerinizi belirtirseniz oldukça sevinirim :) İyi günler :))

Bir Gidip Bir Gelmek

Bir gelip bir gidiyorum bir süredir. Ancak dün o kadar yazıyla ilgili fikirlerimi aktarmam o kadar iştahlandırdı ki beni, bu duyuruyu bile o yazıdan önce paylaşıyorum. Biraz canlanalım ! :)


Evet, liseye geçtim. Liseli diyorlar evet :D Ancak sandığım gibi de olmayacak biliyorum. Teog stresi diye burada atacaksınız sanacaksınız ama disiplin görmemişsiniz siz der gibi ifadeler duyuyor gibiyim :D Aslında 4. haftaya gireceğiz ve o kadar da uzun uzun yazacak bir mecalim yok. Bugün kütüphaneye ders çalışmaya gittim arkadaşımla. Ve arkadaşlar konusunda diğerlerini dert etmiyorum. Ne kadar az o kadar iyi modundayım. Sanırım komik şeyler başladı ve okuldaki birkaç şeyi hatırlayıp kahkaha atasım geliyor ama denilenlere inanaraktan daha çok şey göreceğim ve daha başlangıç. Daha sınavlara bile girmedik ! Ancak kütüphane huzuru bugün öyle bir sardı ki, gerçekten bu kütüphane hakkında her gittiğim gün yazı yazmak istiyorum. Gerçekten bana yazı yazma hissi veriyor. Böyle bir duygu içerisine giriyorum ve hemen atılıyorum laptopa. Oldukça keyifli. Ancak umarım sizlerden yine geçen seneki gibi ayrı kalmam. Nisan'ın bilmem ilk haftası günü yeniden sizlerle kutlama yapacağım. Planlarım o kadar tatlı ve kıpır kıpır yapıyor ki içimi, hemen her şeyi yazmak istiyorum ancak birkaç gün içerisinde ne öğrendiysem de bir yerlerden anlarsınız siz ^^ Bu kadar kısa duyurudan şimdilik bu kadaaaar :) Sonra görüşmek dileğiyle. Görüşmek üzereeeee ^^

Sevgi Mi Bu ?


Severiz değil mi ? 
Doya sıya severiz ömrümüz yettikçe. 
Acıtsa da bir bakışa hayran kalırız..
Belki bir bakış,
Belki bir davranış,
Belki bir gülümseme,
Belki bir durgunluk anı..
Ama hep bir şeylerin peşindeyizdir..

Sevmekten çok hayatı kovalarız.
Hayat, nolur biri beni sevsin ? 
Nolurdu sevselerdi ? 
Sevseler yine parçalanırdın dediğini duyuyorum..
Bu senin sesindir değil mi ?

Bu kim diye sorguluyorum her bir fotoğrafımda..
Belki de bu sahtedir diyorum. 
Bazen de inanamıyorum bugünü yaşadığıma..
Yarın olunca bugünü daha çok seveceğim diyorum.
Bir şiir gibi birini okur gibi,
Bir kitabı okur gibi,
Sevgiyle duygularımda kaybolur gibi,
Seveceğim bugünü de yarını da dünü de geleceği de...

Ya peki seni seviyor muyum ? 
Ya bir süre sonra yine sevecek miyim ? 
Çünkü biliyorum ki her gelenin bir gidişi olacak..
Ve avutuyorum her gün..
Sevilebileyim diye.. 
Çok mu uzaktasın yoksa yanımda mı ? 
Sesini duyur bana..
Megafonla ya da fısıtılarla,
Ben duyarım...
Sen söyle hayat!

İREM YAĞIZEL

29 Eylül 2016 Perşembe

Son Zamanlarda "Duyuru"

Son zamanlarda gerçekten güzel bir duyuru hazırlayabileceğimi düşünmüyordum. Ne saatte yayınladığımdan da değil de, aslında olayları ne kadar geç de olsa aktarabilmemin iyi duyuru düşüncesi var aklımda.


Durum böyle aslında. İlk hafta o kadar sıkılmama rağmen ve bazı insanlarla tanışmaya çalışmasam da o kadar korktuğum gibi olmadı. Büyük sınıfların gelip de ezmesi gibi bir durumla karşılaşmadım. 

Hayatımda hiç taşımadığım kadar ağır çanta taşıdım bugün. Oldukça yorucu geçiyor. Hatta ortaokuldan 8 yıllık arkadaşlarımla görüştüm ama en çok da Batu giderse ne yaparım diyorum hala. Bir çok anıya Batu ile sahibiz çünkü. Yine de birilerinden ayrılacağımı düşündürdü insanlarla görüşmem. 

Okul başlar başlamaz böyle bir heyecanla başladım ancak fizikten test çözünce oturup ağlayasım geldi. 

Bu arada soru bankaları almak için kitap fuarını bekliyorum. Size de haber vereyim Antalya'da yaşayan varsa diye. Bir tarih vardı ve bu tarih ertelendi. Yine fuardan fotoğraf atabilirsem iyi olacak ancak 28 ekimde 7. Kitap fuarı açılıyormuş. Gelmek isteyenlere yine ayrı bir yazı yazacağım. Umarım faydalı olur.

Aslında başlarda olsa daha fazla şeyler yazardım ancak bu kadarla bile yeterli olduğunu düşündüm. Umarım lise iyi olur. O zaman görüşmek üzere !! ^^

17 Eylül 2016 Cumartesi

1- Komik Screenshoot Derlemesi

Herkese yeni bir seriden yeni yeni şeylerden merhabaaaa !! ^^

Aslında bir seri bir seriyi getirip duruyor bende ve bundan dolayı sürekli yazasım gelmiyor değil. Elim o konu üzerindeki düşüncelerimi bir yere dökmezsem bir daha da o laptopu alıp da yazmayı hiç istemiyor maalesef... :( Bu yüzden bugün düşündüğüm bu seriyi hemen yazıp paylaşmak istediğim için mobil verinin canı sağ olsun diyerekten yeni yazılarla birlikte okul hayatında umarım bu uzun aralıklı yazılarım bile sizlerle olur :) O zaman seriye geçiş yapıyorum hemen ^^







Bugün birkaç böyle şeyleri gördüğümde gülme krizine girdim ve bir seri ile neden farklı şeyleri beraber keşfetmiyoruz dedim :) Bu yüzden artık hep beraber güleceğiz. Umarım ufaktan bu screenshootlar ile iyi başlamışımdır. Diğer yazılarda görüşmek üzere :)) Gülümsemelerin hayatınızı doldursun ^^

12 Eylül 2016 Pazartesi

Müzik Hayatım 17

Şarkıların eğlencesi bitmeden bir müzik listesi daha hazırlayayım, ne dersiniz ? :)

Blog YouTube "Wattpad Kitapları Tartışması"

Blog YouTube serisinden herkese yeni bir merhaba ! Bugün bayram dolayısıyla bu ilk paragrafı mutlu bayramlar dileyerek hemencecik geçiyorum efenim :) 

Uzun zamandır üzerinden çok düşündüğüm ve ön yargısız tamamen özgün düşüncelerimden oluşan ve her soran kişiye de tatlı dinle anlatıp geçtiğim bir konuyu size de aktarmak, fikirlerinizi almak; uzun bir tatlı dilde tartışma konusu sunmak istedim. Hemen konuyu masaya yatırıyorum efenim :)


Uzun zamandır Wattpad'den çıkartılan kitaplar hakkında uzunca bir araştırmada bulunabildim. Gördüğüm çoğu kitapların Wattpad kitapları olmaları sinirimi bozmaya 1 sene ya da daha fazla süredir devam ediyor. Yani bunu aykırı bir biçimde değil de, duygularımı belirtip düşüncelerinizde yardımcı olmak adına eleştiriyorum ki eğer düşüncelerim bu zamana kadar yanlışsa belirtirseniz sevinirim...

Wattpad'den yazar olan ancak sadece hikaye yayınlamış bir kullanıcı vardı. Bunu internette bir yerden gördüm ve kız aynen şöyle diyordu. "Son zamanlarda Wattpad'i ahlaksızca kullanıp fazla okuyucu, yorum ve oy kazanıp hikayelerinin kitaba dönüşmesini sağlayan bir çok yazar çıktı. Eskiden bu platformda sevgiyi daha masum, daha güzel şekilde anlatan hikayeler vardı. Ancak günümüz ahlaksızca sözlerle günümüz gençlerinin düşüncelerini ve ahlaki yapılarını çok çabuk bozuyor. Gerçek sevgiyi, gerçekten sevmeyi unutturan bu hikayeler eskiden hiç yoktu. Gerçek sevgiyi anlayabilirdiniz ancak şimdi durum böyle değil." biçiminde birkaç sözü yayınlamıştı. Ve o zamandan öncelerinde bile durup durup sürekli bu hikayelerden kitap çıkartan insanların o kadar da samimi gelmediğine inanmaya başladım. 

Bir çok arkadaşım ve bir çok yerdeki insanlar bu kitaplar hakkında konuşup, "Sen .... kitabını okudun mu?" diye bana Wattpad kitaplarından soruları oluyordu arkadaşlarımın ancak ben de kısaca bu konuya deyinmeden hayır deyip geçiyordum. Ancak son zamanlarda aklıma dayandı ve sizinle paylaşayım dedim ve daha da anlatmak gerekirse düşüncelerim şöyle;

Wattpad eskiden daha iyi eserlerle ödüllendirilmesi gerekirken, kolayca bazı konu içeriklerinden dolayı oy kazanıp falan yükselen insanların hikayelerini kitaba çevirmeleri için insanları çok yüceltmeye başlıyor. Sırf içerik için ve o ahlaksızlıkla nasıl böyle bir şey yapabiliyorlar diye şaşıyorum. Gerçekten gerçek sevgiyi unutturuyor ve bunun olmasını toplumumuzda görmemek ve daha iyi insanlarla karşılaşıp gerçekten sevgiyi masum duygularla seven insanlar görmek istediğim için buna değinip duruyorum. Eğer hala düşüncelerimde zıt ifadeler düşünüyorsanız kötü tartışma değil de çözümcü tartışma tonunda yazarsanız sizi anlayabileceğimi düşünüyorum :) İyi günler...

Kitap Yorumu "Tanrıça" + Hediye Kitap

Herkese yeni bir kitap yorumundan ve söz verdiğim gibi kitap yorumu gibi kitap yorumundan merhaba ! :))


Uzun bir zamandan sonra ilk defa bir kitap okumuş gibi hissettim ve anlatmaya o kadar heyecanlıyım ki, bazı şeyleri unutacağım diye üzerinden çok geçmeden ve üşenmeden hemen yazmaya başlayayayım dedim. 

Tanrıça'mız, ilk başka bana kapağındaki ana karakterimiz Kate Winters olduğunu sanıyoruz ancak. Asıl "Tanrıça'ların" kim olduğunu sonradan sonradan öğrenerek her birinde şaşkınla bir diğer geçmenizi sağlayacak bir kitap. 

Ancak ilk başta sizlere konusundan bahsedip kendi duygu ve düşüncelerimi aktarayım.

Kate adındaki bu kızımız. Henry adındaki Ölüler Diyarına hükmeden bir erkeğimiz. Henry'nin her evlenmek istediği kız testlerden geçemeyip kısa zaman içerisinde öldürülüp, Henry'e azap vermiştir. 12. kız olan Kate, yeniden 11 kızın ardından son defa teste tabi tutulur. Testin sonunu görebilen bu kişiler Henry'i o kadar etkilemiştir ki, Kate sınavdan geçmeden bu diğer testten geçen kız yani Persephone, Kate'i düşündürür. Henry hakkında hiçbir şey bilmemesine rağmen, Henry'nin yeniden yakın arkadaşı bile olmayan Ava'yı kurtarması karşılığı olarak o sınavları kabul etmiştir... 6 ay Eden Köşkü, 6 ay özgürlük... Ya herkesin öldüğü sınavdan geçebilirse ? Sıra Kate Winters'da...


Ben kitabı oldukça çok başarılı buldum. Hatta kitabı okurken Piyon diye bir kitapın kapaklarının hazırlığında olduklarını gördüm yayınevinin. Oldukça başarılı bir yazar ve ne kadar yaz ayında okuyamıyorum deyip kendimi zorlasam da, okumam gerekiyor işte.. Çünkü 1 buçuk ay sonra falan mı ne kitap fuarı var ve elimde okunmamış 32 kitap daha var. Ve bu kitap hakkında bir yorum niteliği kazanması için düşüncelerimi söylemem gerekirse;

Kitap oldukça akıcı ve diğer sayfaya sürekli geçirebilen bir şaheser. Konusu kısmından da oldukça özgün ve diğer bazı kolaydan yazıp yayınlatan kitaplardan yazılmamış içeriği. Oldukça düşündürücü ve her bir ilerleyişte de oldukça şaşırabileceğiniz ve mantıklı şeyler var. Ve kesinlikle 4/4'lük bir kitap. Eğer sorularınız falan olursa yazarsınız hemen cevaplarım :) 


Tam o kitaba başladıktan 2 gün sonra tek kız kuzenim gelip bana uzun zamandır almak istediğim kitabı hediye getirdi. Gerçekten almak istiyordum ve Facebook'ta görüp, "Sen nasıl güzel bir kapaksın yaa?" deyip geçmek zorunda kalacağım fiyatından dolayı alamıyordum. Bu yüzden kuzenim getirdiğinde çok sevindim. Umarım Elif Şafak'ı severim. Çünkü kuzenim yazarın oldukça akıcı kitaplarının olduğunu ve akıcılığından kolayca okuyabildiği yazarın bu yazar olduğunu söyledi. İnşallah güzel bir yorum çıkartabilirim bundan da :) 

İyi okumalar, iyi günler efendim ^^

6 Eylül 2016 Salı

Şimdi...

Mutluluğu öğrenmeden gidesi geliyor insanın. Yağmur damlalarının durgunluğunu hissettiğim duygulardayken, yağmurun içimdeki kırgınlıklarını hissediyorum. Gökkuşakları gülümsemelerin sahte yüzü oluyor. Ufacık kırgınlıklar toplanıyor. Birden bir yağmur bastırıyor sonra… Dolu yağmaya başlıyor. Ölüm gibi.. Ama buna rağmen yaşadığımda o güneşli günü bulmak için arıyorum. Bazı şeyleri istemiyorum artık. Kırılmak için güneşi sevmeyi. Kışın hafif esintiler gibi ama sımsıcak kıyafetlere sarılmak mutluluk veriyor. Kırgınlıklarıma yağmur yağarken, içimdeki toprak kokusuna varmanın sevinci yüzüme yayılıyor. Kış çünkü… “İnsan doğduğu mevsimi severmiş…”

Şimdi...

Herkes o kadar gözlerimin kocaman açılmasına sağlayabilecek şeyler yaşamışlar ki, yani şarkıların da bu yazılara eşlik edebilmesi var benim yanımda olan. Şimdi herkes böyle bir düşüncede ve gerçekten hani eskiye dönüp mutsuz olduğum zamanları bugüne, şimdiye taşıyıp dört duvarda duygularımı sorgularken; neden herkes gibi herkesleşmiyorum ? Herkesleşmek zor olmasa gerek ? Ya peki bir insanın dediği kelime aklımda kaldıysa ? Eski zamanların keşkeleri.. 

Eh... Ihm... Aslında ben kendimi anlayamadım.. Yani size demiştim ancak anlayamadığımı fark ettim. Çünkü gerçekten insanlar o kadar eğleniyorken falan derken gerçekten vay be diyebileceğim şeylerle doluyor hayat.. 

Bugün ve hemen şimdi bir ajanda lazım bana. Her şeyi şarkılarda unuttuğum değil, Tanrıça'da yazan gibi... 

"Bir şans verdiğin takdirde her şey mümkündür."

Şimdi kalkmalıyım. Şimdi ... Yani bir tek ben değil, siz de benim yazdıklarımdan gücünüzü toplayın. Birden kalkın ve kimse sizi bu işten alıkoyamayacak kadar güçlü olun. Üzüntü kırıklarınızdan yeniden bir bütün olun. Çünkü bunu sabahtan beri düşünüyorum... Belki de hepsi üst üste arkadaş darbesidir ancak bunlardan yüceleceğim. Sanallığı bırakın. Her şeyi şimdi bırakabilecekmiş gibi. Size bir arkadaşıma anlattığımı şeyleri söylemeliyim... 

Ancak bunları söyleyebileceğim zaman değil sanırım ancak gerçekten bir ajandayla ve planlarımla ben inandığımı başarırım. Her bir düşüşte 2 kalkış yapmalıyım.. 

1 Eylül 2016 Perşembe

Nerelerdeydim ? (Aydın, 1 Aylık Tatil, Gizemli Kitaplar, Uzun Zaman)

1 ay dile kolay zamanda neler yaptım. Ve neredeydim yahu ben ? Bekleyin ve okuyun. Arkadan Birdy açın ve elinizde kahve uzun uzun okuyun...


Tamam bu fotoğraf Antalya'dan ancak kızmayın yaa... Sadece insanları anlayıp azıcık büyüyüp geldim ve 1 ayda değiştiğimi ve tercihlerimi yapabildiğimi anladım. Sanırım kendimi tanıyabildiğim 1 ay oldu. Tercihlerimi evet ya da hayıra yönlendirebilmeyi ve şu an ölebilecekmiş gibi yaşamayı öğrendim. 1 aydır düşünceler içerisinde ağlayıp duruyorum. Siz beni pek bilmezsiniz. Yani ağlayan İrem'i bilmezsiniz. Gizemle dolu içimdeki şeyleri 1 aydır içimde tutuyorum. Ama size göre 2 yıldır tutuyorum... Ancak insanları tanımayı anladım.. 

Önemli olan bir şeylerden ayrılabilecekmiş gibi sevmek. Ya da şu an her şeyi silip atabilecekmiş gibi. Ya da şu an elinizden bütün teknolojik araçlar alınabilecekmiş gibi yaşamayı düşünmek gibi düşüncelerim var bir süredir.. Çocuklar gibi eğlenebilmeyi öğrenmeyi anladım sanırım. Yani bir şeye bağımlılık o kadar kötü ki.. Ya mesela bunları şu an boşverelim de şu size anlatmam gereken şeyleri anlatayım canlarım.. Ben sizi çok özledim...

1 aydır Aydın'daydım. Hatta ilk haftalarda yeğenim Kaan'ın sünnetiyle ilgili şeyleri tamamen bitirdik ve Ağustos'un ilk günlerinde falan İzmir'e ve Aydın'da 2 tane düğüne gittik.. Ve uğraşlarımız bitip ben sıkılana dek bir şey yoktu.. Ben sıkıntılardan sıkıntılara artık yapacak bir şey kalmadı yani.. Kitap okumaya başladım ve Küçük Prens'i uzun bir sürede bitirdim. Benim için uzun oldu yani.. 

Oradaki çay bahçesine her gün gelen bir aile var ve benim sıkıldığımı o kadar anlıyorlardı ki bana ilk 6 tane kitap getirdiler. Sonra gitmeden 2 gün önce falan yine kitap getirdiler. Ve buradan da bahsettim biraz. Ufak sohbet edip teşekkür ettim ve ne diyebileceğimi bilmiyorum deyip bir sürü kez teşekkür ettim. Sanırım bir kitap bile beni mutlu ederken 14 tane kitapla eve dönmem gerçekten beni çok mutlu etti. Ve insan merakta olur yani nasıl verebilirler diye ve meğerse ki o kitaplar ücretsiz olarak geliyormuş ve ayrılıp birilerine dağıtılıyormuş. Bana da getirmeyi düşünmüşler ve gerçekten çok sevindim elbette. Böyle oldu işte. 

1 ay boyunca gerçekten artık son raddeye gelmiştim. Oradan gitmeden 1 buçuk - 2 hafta önce kimliğim kaybolmuştu. Cidden delirmiştim. Tam 6 gün boyunca aradık ancak 6 günden fazladır kayıpmış. İzmir'e giderken kimlik lazım olabilir diye yanıma almıştım ve elimden düşer diye anneannemin çantasına koymuştum ve o günden beri oradan çıkmamış, mışıl mışıl uyumuş benim kimliğim :) Ama gerçekten delirmek üzereydim. Gerçekten ama gerçekten sinirlerim bozuluyor ve sürekli ağlıyordum. Sanırım o zaman bir şeylerden vazgeçebilmeyi falan anladım ama garip bir zamanda anladım. 1 aydır da şu düşünceyi aktarmak istiyordum ve yazıya dökmeye karar verdim. 

Kitap okumaya başladım ve şu an Tanrıça kitabını okuyorum. Yeni yazıları yazmak istiyorum ancak bir yandan da bir düşüncedeyim ve okulların açılmasına az kaldı ve bunu biliyor musunuz bilmiyorum ama; okuldan 8 yıllık arkadaşım Batuhan ile aynı liseyi kazandık ve bu durumdan dolayı çok rahatım ve galiba size söyledim ki, ben okulda psikolojik baskılar altında kalmaktan dolayı bir korku içerisindeyim. Yani en çok bu konudan dolayı ben bir gerginlik içerisindeydim ve insanlardan dolayı korkuyordum. Batuhan varken umarım daha iyi olur. 

Sanırım bayağı uzun bir yazı oldu ve uzun zamandır da böyle kendimi dökebildiğim yani ne kadar biraz azını da görseniz dahası da mı vardı diyebileceğiniz bir yazı oldu sanırım :) Ancak dediğim gibi talimatlara uymuşsanız sorun yok aslında ancak sıkıldıysanız lütfen kusuruma bakmayın :/ Umarım iyi bir eğitim-öğretim yılı beni beklediği gibi sizi de bekler. Tüm TEOG'a girecek ve sınavlarla uğraşacak diğer tüm insanlara başarılar dilerim şimdiden. Artık kış gelirse umarım sizleri de bol bol kitap yorumlarıyla karşılamaktan memnun olacağım. Nescafe içip, uykuya hasret kalıp, sıcak kazaklara sığınmak gerçekten iyi gelecek. Umarım mutlu günler sizi bekler...

Yarın ölecekmiş gibi yaşayın.. İyi günler :))

Aldığım Kitaplar 6

1 aylık bir tatil sonucunda sanırım bu fotoğraflar nedeniyle azıcık sevinebildiğim tatil olduğunu söyleyebilirim. Çok sıkılmalarımın sonucu olarak bunların bana hediye edileceği aklıma gelmezdi...


Kalın kitapların görünüşleri beni etkiler her zaman. Bu kitabı da kapak tasarımlarını beğendiğim yayınevi katkıda bulununca sevdim yani :) 


Bu kitap da Pretty Little Liars'ın bir kitabı. Yani dizisinden önce sanırım bu kitap yazılmış ve dizisini izlememiş olmama rağmen kitabını okumak daha iyi geldi nedense. Zaten bu kitabı görür görmez aklıma GoT'un bitti mi bitmedi mi durumunu bilmediğim geldi. Gerçekten çok vakit ayıramadım dizilere falan. Bu yüzden bilgisayar başında saatlerimi geçirmek yerine okumak daha cazip geldi açıkçası :) 


Bu kitap hakkında pek bir düşüncem olmadı. Ancak bana kütüphanedeki kitapları hatırlattı. Sanırım bir gün bir arkadaş buluk kütüphane aşkıyla orada ders çalışacağız umarım ^^


Kütüphaneden bahsetmişken kitabı adı da bu kadar denk gelemezdi :) Beni bu kitap adından kendine çekti zaten. Hepsini okuyup bitiresim geldi bu kitabı görünce. Ve epsilon ^^


Bakalım sayılar TEOG'dan sonra bu kitapta nasıl çıldırtacak :D


Vampir kitapları pek okuyamadığımı bir vampirler hakkında kitap okumaya çalıştığımda anladım. Ancak bu kitap o kitaba oranla ince bir kitap olduğu için umutlandım. Umarım okuyabilirim :D


Afrodit... Ya ben bu kitapları kitaplığıma yerleştirirken D&R'dan bakıyorum ve bu kitapların arasında D&R'da çıkmayan kitaplardan biri oldu bu kitap. Bu kitap hakkında bu aklıma geldi şimdi :)


Bu kitabın kapağını başka bir yayınevine benzettim gerçekten. Bakalım bu da o kenarda ince kitaplarla bütünleşen bir kitap olmaz inşallah :)


Bu kitap bence size bir sürprizle çıkacak gibi bakalııııım :D


Ve bu yayınevini beğenemedim sanırım ama galiba kalın bir kitap olmasından ve polisiye gibi bir kitap olmasından dolayı korktum. Okuyamazsaaaaam...


Yazarın adı :D Alan Walker :D Hahahaahah. Bu da aynı yayınevinden ve bu yayınevi beni korkutuyoooor :(


Bu kitap da tek istisna.. Bir sonraki yazımda, bu yazımdaki ve bundan önceki kitapların nasıl geldiğinden bahsedeceğim ancak bu öyle gelmedi. Bu kitabı ben D&R'da kuzenimle beraber kitap bakarken gördüm ve kitap almayı o kadar istedim ki. İndirimden bir kitap buldum ve o kitap da bu kitap. Baya bunun üzerinden 1 ay filan geçti ve bundan bahsetmedim diye burada bahsetmek istedim. Bu kitapcağızımız da efenim ince kitaplardan. Canı sağ olsun tozlarda kalmasın inşallah :D

Bu yazıda çok gizem var ya :D Bir sonraki yazıyı bekleyin. Sadece 1 saat falan bekleyeceksiniz ya :)) Görüşmek üzereeeeee...




Ya burayı çok özlemişim... :(

Müzik Hayatım 16

Yaz bitti. Hem de bugün ! 1 Eylül geldi ve sonbahar geldiii... Winter is coming :D



Artık yaz bitti ancak tatilin bitmesine çok çok az kaldı ve son günlerde de değerlendirmeye çalışıyorum. Müziklerin o enerjisi ve mutlu zamanları hatırlatan müzikler ve kulaklığımdan ayrılmayan o listeyi size sunmak istedim. Enerjik şarkılar maalesef ki bu zamanlarda daha iyi oluyor ve bu yüzden birkaç ay gecikmeden böyle şarkıları paylaşayım dedim :) İyi dinlemeler :))

Müzik Listesi: I Know The Chief - R U Mine? (Arctic Monkeys cover)
Ember Island - Need You
Years & Years - Shine
Yellow Claw - Invitation (ft. Yade Lauren)
Dua Lipa - Hotter Than Hell
Dua Lipa - Be The One
LP - Lost On You
LP - Tokyo Sunrise
LP - Other People
Grace - You Don't Own Me ft. G-Eazy
DJ Snake ft. Justin Bieber - Let Me Love You
Snakehips - Cruel ft. ZAYN
ZAYN - LIKE I WOULD
TroyBoi - Do You?
Oh Wonder - Body Gold
Oh Wonder - Without You
Oh Wonder - Drive
Amber Run - I Found
Ellie Goulding - Still Falling For You
Ellie Goulding - Here's To Us

29 Ağustos 2016 Pazartesi

37-Filmler'in Esintileri "Zootopia"

Uzun bir süre sonra eve gelir gelmez film izlemek ne kadar sıkıldığımı anlatıyor sanırım :D


Zootropolis: Hayvanlar Şehri Disney yapımı bir animasyon film. Film Avrupa dışında Zootopia diye adlandırılmıştır. Filmin İngilizce versiyonunun seslendirmesinde Shakira gibi isimler rol almıştır.

Diyor Vikipedi. Çünkü her zamanki gibi ben bir şey bulamadım ve yorumumu yapıp seslendirenlerle beraber kaçacağım :D

Seslendirenler: Ginnifer Goodwin
Jason Bateman
Idris Elba
Jenny Slate
Nate Torrence
Bonnie Hunt
Don Lake
Tommy Chong
J. K. Simmons
Octavia Spencer
Alan Tudyk
Shakira

Animasyon filmleri bazen çok istemediğiniz zamanda ve moralinizi bilmediğiniz yaz günlerinde kurtarıcı oluyor ve ben çok seviyorum. Bu filmi ben Bengisu ile sinemada izleyecektim ancak kısmet olmadı ve dün filmi izledim ve gerçekten hoş bir filmdi. Zaten animasyon filmlerine bayılmak mümkün değil :))

Kitap Yorumu "Küçük Prens"

Bir süredir hatta tam olarak 17 Mayıs 2016'dan bugüne kadar hiç kitap yorumu paylaşmadığımı şimdi görünce artık dedim bunun şerefine okuduğum kitabın bir yorumuyla artık dedim ki: "Yeter artık İrem. Kitap oku ve yorumu yaz..."


Küçük Prens aslında küçük çocukların okuduğu bir kitap olarak bilinebilir. Hatta yayınevinin Can Çocuk olarak yazdığını görebilirsiniz. Ancak böyle kitapların ben daha çok yetişkin kişilere daha çok ders vereceğini düşünüyorum. Çünkü küçük çocuklar içindeki o betimlemeler ya da ufak altında yatan sözleri anlamayabilirler. Bu yüzden bu kitabı anlatmak için ancak bu sözleri söyleyebileceğimi anladım. Çünkü ne anlatırsam okumayanlar için spoiler olabilir :) 


Hatta bu kitabı Aydın'da okudum. Böyle yeşil, ağaç ve oksijen dolu bir yerde kesinlikle kitap okumak güzel oluyor. Ancak oraya 4 tane kitap götürüp 18 kitapla geri döndüm. Neden acaba ? :)) Bundan sonraki yazıda açıklayacağım için bunu burada saklı tutuyorum. Ve ayrıca orada Martin adında "ördek" olduğu için ve ben de ördeklere bayıldığım için dökülen tüyünü ayraç olarak kullandım. Kitabı ilk okumaya başladığım gün Martin yanıma geldi ve bir tane tüyü yukardaydı. Ve tüyü dökülecek diye bekledim ve o tüyü çıktı. Ben de böyle o zamanı hatırlatan bir ayraç edinmiş oldum !! :) 


İşte bu tüydü. Dediğim gibi bir kitap ve ne kadar kitap yorumu gibi sayılmasa da gerçekten ben çok beğendim ve yani tüylerimi ürperten sözler oldu. Yaz için kısaca okuyup geçebileceğiniz bir kitap. Bu kitabı okuyunca ardında kalan az sayfalı kitapları görünce yazın bunları okuyup yorumunu yazmamın daha iyi olacağını düşündüm. Umarım kitap okuma enerjim yeniden yerine gelir. Ne kadar kitap alsam da okuyamamam beni üzüyor. Ayrıca yorumunu da yazamadığım için başka yazılar yazarken içimde ukte kalıyor. Umarım daha çok kitap yorumlarıyla karşınıza çıkarım :)