28 Şubat 2016 Pazar

!! Gizli Yetenek'ten Çekiliş!!

Çekiliş var hanığııım !! :)


Gizli Yetenek sucuk, mantı ve bir pofuduk terlik ile bir çekiliş düzenliyor. En az 50 kişi olmazsa çekiliş iptal edilecekmiş. Hızlı olun, son katılım 3 Mart !! 


27 Şubat 2016 Cumartesi

ABT'de Bu Yıl..

Tiyatroya olan sevgim ve her seferinde de gidememeyle birlikte annem bir kitapçık getirmiş spordan gelirken. Ben de her seferinde açıp inceliyorum. Hadi şimdi beraber inceleyim ABT'yi...


Ben sayfalarını ilk açmamla zaten oldukça güzel hissettim. Çünkü gerçekten güzel bir kokusu var ^^ Rengarenk ve yumuşak sayfalarıyla da oldukça hoş tasarlanmış.


Sanat Dostu, Erkal Sarıkule. Bu arka kapak ve siyah mat şeyleri çok sevdiğim gibi bu tarafını da çok beğendim bu minik derginin.


Aslında olaya gelecek olursak bazıları bilmiyordur belki. ABT, Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu, olarak bir açılımı var. Tiyatro yılında her ay nasıl programlanmış ve nasıl bir konuya sahip olduğunu size anlatacak minik bir dergi hazırlamışlar. Ben ilk defa böyle bir dergiyle karşılaştım ve gerçekten çok beğendim. Kapağından sonraki sayfada da böyle bir sunum kapağı var.


İçindekiler bölümünde de oyunların adları ve hangi sayfada oldukları yazmakta.


En arka sayfalara gelecek olursak her ay için programlar yazılmış ancak ne kadar Şubat ayı bitiyor olsa da ben bu fotoğrafı çekmişim.



Mesela böyle bir oyunun yazarını, yönetmenini, oyuncularını ve daha fazlasını gösteriyor bir sayfada.


Sonra da oyun hakkında birkaç paragraf yazı ile konusunu hemen anlayabileceğiniz yazılı fotoğraflar var. 


Tiyatro aşka benzer. İnsanı hazin hazin ağlatır. Ama verdiği acının gücünde bir başka tat bulunur. Tiyatro evrene benzer. İnsanı doya doya güldürür. Ama yansıttığı tuhaflıklar, gülerken ağlamak için istekler doğurur. (Namık Kemal)

26 Şubat 2016 Cuma

Müzik Hayatım 11

11 :) Aynı iki sayı :) Ama bu sinirli zamanlarımda böyle yazı yazmam garip :/ Çünkü sinirden kurtulmak için yazıyorum. Of of...


Bu zamanlarda hep sabahları böyle durgunum. Aslında hep durgunum sabahları ama hep böyle bir gülerim aklıma gelenlerle. Gülümsememi sağlayan bir çok şarkı ve ritimleri var. Bu zamanlarda özgürlüğümü hissettiğim tek bir grup var elbette akla gelebilecek. Coldplay... Kalbimin sesi gibiler...

DJ Snake'den hiç bahsetmemişim neredeyse. Bu zamanlarda çok çok güzel şarkılar çıkmış. Tabi ben hafta sonları görüyorum. Ama bu şarkıyı birkaç hafta önce görmüştüm ve DJ Snake de kötü şarkı yapmış dediğim hiç olmadı valla. Ben buraya bütün bildiğim şarkılarını koymak istiyorum.

DJ Snake'in şarkısını gördükten sonra Skrillex'in yeni gördüğüm bir şarkısını da çok beğendim. Aluna George herkesle de güzel iş çıkartıyor valla. 

Ben galiba bütün güzel şarkıları bu yazıma saklamışım. Bütün güzelleri bekletmiş ve diğer yazımda paylaşırım demiştim. Gerçekten çok hoş oldu :)

İşteeeee !! O Berkcan Güven !! O çok yakışıklı !! Kardeşinin adı Baran. Duyamadım ? Baran. Duyamadım ? Baran. Duyamadım Ba-ran. (İrmik burda koptu gfhjdklj) Ben çok yakışıklıyım şarkısıyla gerçekten çok hoş oldu ay koymak istedim. 

Türkçe şarkılara pek yer yoktu dimi ? Ay bilemiyorum yaa. Ben özlemişim yaa :) Zahideye sarılınca dünya çok güzel oluyor bakın :* 

Manganın eskiden dinlediğim şarkılarından açtı Deniz bugün. Ay gerçekten çok özlemişim onu da. 

Bengisu "Don't tell your mother." diye diye Demi'nin şarkısının söylediğini birkaç saat önce öğrendim :))

Hilary Duff'un öyle tatlı hoş minik bir sesi var ki (bana öyle hissettiriyor) hoş şarkıları var. Ondan da birkaç parça ekleyeyim bari dedim.

The Chainsmokers diye bir grup keşfettim sanmıştım bir ay önce. Aslında Selfie nin şarkısının grubuymuş ve hoş şarkılarını buldum. Roses ı ben çok beğendim ^^

Kygo nun bir şarkı daha çıkardığını az önce gördüm. Stay ? Ay sanki ben bundan bahsettim demiştim ama neden göremedim ki ? Ay koydum gitti :) 

Major Lazer'dan Be Together ve Too Original ile artık farklı farklı nasıl bir tür olduğunu anlamadığım şarkılar bırakıyorum şuraya. Artık o kadar karışık bir liste olacak ki, hiç sormayın. 

Türkçe hiç dinlemezken bir ilgi bir dilimden düşmezlik. Birol Namoğlu'nu bilmezken direkt Muhtemel Aşk'la bağlandım ki öyle şarkıya. Çok güzel şarkı yaaa.. Gripin de varken başka bir şarkısını da ekleyeyim.

Athena pek dinlememişimdir bu güne kadar ancak Arsız Gönül bugünlerde dilimden düşmedi.

Bir aralar hoş bir ritminden dolayı Vance Roy'un Riptide adlı şarkısını çok beğenerek dinliyordum. Hala dinlediğimde çok hoş bulurum ritmini...

X Ambassadors'un şarkılarını indirirken bir şarkısını daha bulmuştum. Onu da ekliyim. 

Yine ritminden dolayı sevdiğim bir şarkı daha. George Ezra nın Budapest adlı şarkısı. Klibiyle de çok hoş bulmuştum. Oysaki genelde kliplere bakmam.

Clean Bandit bir aralar çok mu tutuluyordu ne ? Müzik kanallarında çıkıyordu böyle ve ben de Rather Be şarkısını çok beğenerek dinliyordum hep böyle otobüste araba yolculuklarında :) 

Paloma Faith'i de bundan sonra filan duymuştum yine müzik kanalında. (Batu blogumu bilse burayı okuyunca gülerdi ve Get Up derdi :D) 

The Neighbourhood'suz hiç yapamıyorum ya. Özellikle Jessie Rutherford suz. Saçını en son bi pembe sonra da birkaç renkli ama platin yoğunluklu bir şey yapmıştı ve ya ama bir erkekte bu kadar mı cool durur ? Ayh bir şarkılarını daha ekleyeceğim banne :)

Bir yazımda sadece Zayn'den bahsedip yeni şarkısından bahsetmiştim. Bu sefer de bir şarkı daha yükleyerek (tabi benim gördüğüm) yine bayılmamı sağladı. 


Uh. Kaç saat uğraştığımı bilemezsiniz ama cidden bacaklarımı saatler boyunca ilk defa az önce uzattım ve diz kapaklarım ağrıyor yani. Kısır olucam galiba. Ay kaçtım ben çok asosyalsin diyecekler yine .-.

Çıvdıdım !! Yeter Artık !

Hazır mısınız ? Dert ve sıkıntı yazısı olacağı için sıkıntıya gelmeyenler için önerilmeyen yazıdır...


Günlerdir hatta aylardır telefon bakıyoruz. En son yılbaşı günü mesajlarım iletilmediği için telefonumu sinirden yere çarptım ve ekranını kırdım. Ardından telefonumla şu güne kadar idare ettim. Ne sorunu olsa da. Ama gerçekten bir çok sorunuyla beraber artık kriz geçireceğim galiba. Ya bu kadar mı sorun dolu olur. Cidden yeter ama. Yani mesela mail geliyor, blogumda yorum paylaşacağım o yorumları onaylıyorum ya. İşte onu yapacağım. Mesela onayladım sonra cevap vereceğim, bazen o kadar şey çalışıyormuşcasına uygulamadan sizi atıyor ve en az 5 dakikada mobilden cevap yazabiliyorum. Ama ben sıralamadan geçemeyeceğim çünkü cidden başım ağrımaya başladı. 

1- Telefonda en fazla 4 ila 5 uygulama indirebiliyorsunuz. Gerisi tırıs. 
2- Ön kamerası yok ve arka kameradan fotoğraf çekmek istediğimde kapağı çıkartmam gerekiyor.
3- Bataryam şişti ve her an patlayabilir.
4- Blog yazılarıyla birlikte şarkı dinlemek istediğimde müzik uygulamasını kapatıyor.
5- Açma tuşuna bastığımda alttaki tuşlar yanıyor ancak ekranı açmıyor.
6- Wifi den atıyor. Kafasına göre açıp kapatıyor ve mobil veri kullanabiliyorum sadece artık o kadar sinirlenince.
7- Google Play'e kesinlikle girmiyor. Google Play'den atıyor hemen. Hata veriyor. 
8- Ekran kırık.
9- Şu iki gündür fazlasıyla kasıyor. 

Artık cidden o kadar sinirliyim ki şu telefon alınsın diye cidden öldüm. Kriz geçiriyorum. Cidden yittim ben öldüm bittim. 

20 Şubat 2016 Cumartesi

?! Kararsızlık Da Ne ?!

Eh uh vov hm ya ? Ay ne yazacağıma dair hiçbir bilgim yok çünkü yazmak için yazdığımı sanıyorum ancak böyle yazdığım çoğu yazılarım çok beğenildi. Denemelerimden bahsediyorum yani. Ancak yazmayı da o kadar özledim ki, kimse de gelmiyor. Öyle tek tük. Ben de buradayım ve enerjimi kaybetmedim diyerekten sohbet havasına girdim gari :D


Bu aralar çalışıyorum ve çalışıyorum. Yani laptopa girmek için vaktim oluyor. Film izliyorum dizi izliyorum. Blogları gezip yazıları okuyup yorumluyorum. Kitap taslağıma yazmak için dosyama giriyorum ama sonra bir his geliyor yazamıyorum sonra duygularım gelmeyince oradan da bir kurgu çıkartamıyorum. Tabi yazamadığımda da iyi hissetmiyorum. Denemelerime nazar değdi resmen. Kalemime daksil kaçtı. Olmuyor kardeş.

Mesela TEOG için hani okumam iyi olsun diye kitap okuyayım diyorum. Mesela bir gün bir kitap götürüyorum okula ama hiç okumadan eve geliyorum. Öteki gün olmuyor diye diğer kitaba geçiyorum. O da olmadı mı diğer kitaba geçiyorum. Bir adapte olamama bir boş boş durma eylemi var üzerimde. 

Blogumda da bu etkin. Yani bu yüzden özür dilemek istiyorum. Çünkü kesinlikle bir şey olmadı ve ben 1 sene önceki gibi blogumu bırakıp gitmek istemiyorum. Ben bu kadar gelişmişken birden o yazma hevesimi kırmak istemiyorum. Lütfen mazur görün. Elimden geldiği kadar yazmaya çalışacağım hafta sonları. Kendinize iyi bakın. Duygularımın action olması dileğiyle... Sağlıcakla kalın..

#HayallerDerlemesi

Bir Coldplay şarkısına hep aşık olmuşumdur. Sevmediğim bir şarkı yoktur. Özgürlük verir. Hatta o kadar özgür hissettirir ki beni, şarkıları dilimdeyken hoplayıp zıplarım hep. Özgürlük ve hayallerim. FreedomClouds ya da Wave After Wave.. Hepsi beni özgür hissettirir. Özgürlük bulutları beni her zaman birini severcesine aşık eder kendine...


Tam bir özgürlük fotoğrafı dimi ? Ama ben çekmedim. Bus'um ya özledim ama mesaj atmam. Arada giriyor bloguma belki görür :/ Ama ben hep aynı benken sadece özgür hissettirebilen Coldplay galiba. Bugün de çok yorgunum ve aslında hastayım her yerim ağrıyor. Bir de arkadaşıma gidip ders çalıştık. İşte bi geldim eve hani dışarı çıkardım sonra çıkamadım. Ay dolu dolu noluyor dedim. Shock oldum shock !! 

Ay kıskançlık iyi değil of of. Ama hani olur ya, birden beklemediğiniz şeyler olur. Yanlışıkla birine baktım gibi gibi. Elimde olmadan da olmuştu ama bilmiyorum. Yarım kalmış gibi kalbim. Bunları düşünecek zaman değil elbette. Ya çok harika hissediyorum ama bir anda bozuluyor bu. Yapmayın gözünüzü seveyim. Bir mutlu olmak da yasak mı ? 

Ya işte her ne ise böyle yine saçmalamacalar (Sıla ablacııııııık :'( ) yine. Ya işte benim aklıma bunlar oturmuşken ben bir bunları sıralayayım dedim. Çünkü şu an ha-ri-ka-yım ! (Per-fect! :D) 

1- Fransa'ya gidip makaron ve çikolatalardan yenilecek. Paris'e geçip Eiffel kulesi yürüyerek çıkılacak. Tabi bundan önce Fransızca bu yaz öğrenilmeye çalışınılacak.

2- Geçmiş geçmişte bırakılıp dalgalarda eritilecek. 

3- Yakın bir zamanda kitap çıkartılacak. 

4- Telefon alınılacak.

5- Seneye İzmir'e gidilip orada lise okunacak. Gidilemezse, Antalya'da mutlu olabilecek ve hiçbir tartışmaya girmeyecek arkadaş ortamı kurulacak.

6- Gerçekten doğru düzgün bir arkadaş çevresi kurulacak. 

7- Kötü huylar edinilmeyecek.

14 Şubat 2016 Pazar

İnsan



Bir pencereden bakmak ne güzeldir değil mi?
Tek bir duyguda olmak hüzünde güzel değil elbette,
Ancak ya bu duygu aşksa?
Karşınızda da sizi sevebilecek biri de varsa kapişş.

Seversiniz işte sevebileceğiniz kadar. 
Aşık olana kadar..
Belki de ölebilecek kadar 
Belki de yeniden doğabilecek kadar.

Sev sonsuza dek,
Çünkü severek öğrenir insan.
Adım atmayı azimle yaparken,
Her adımın aşka götüreceğini bilir insan.

İnsan işte,
Seviyor,
Özlüyor,
Sarılıyor,
Aşık oluyor,
Parçalanıyor,
Ağlıyor,
Ve iki beden bir kalp olmuşken,
İki beden kalbi kırıyor. 
Yetmiyor sevmeye...
Bir kişi kırık,
Diğer kişi mutlu..

8 Şubat 2016 Pazartesi

31- Filmler'in Esintileri "Kocan Kadar Konuş: Diriliş"

Yine hüsran Türk filmleri!! :)) 


Aslında ciddi ciddi şu Türk filmlerinden hiç haz etmez oldum. Yani hani şimdi aklıma geldi de ben Kore'ye ilgi duymaya başladım ciddi ciddi. Gerçekten bugün ilk defa K-Pop bilmezsen böyle olur dedim birilerine (sghfjkdl gülmeyin.) Gerçekten iş komikleşmeye başladı ama Kore yani bilmiyorum ilgimi çekiyor bayağı :) İşte şimdi de dedim ki burayı yazarken neden Türk ve Amerikan filmi var da Korelilerin filmleri ülkemize gelmiyor ? Ayh bunları sonra konuşurum ben şimdi yorumuma geçiyorum.

Aslında bu filmin 1. sini izlemedim. Bir kitaptan uyarlama bir film ve gerçekten yazar için oldukça güzel bir şey bence. Oyuncuların oynamaları güzel cidden hele hele Gop Çocuğu Efsun harikaydı yaa :D Konusuna gelecek olursa ben konusu yazabilecek kadar bilgim yok yani. Ancak iki bir şey karalayınca durum böyle: 

Efsun ve Sinan'ın ilk filmden yıllar sonra karşılaşmalarından sonra gerçekten evlenmeye karar verirler ve bu filmde de komedi ve romantik kategorisinde hoş bir devam filmi ile birlikteyiz..

Oyuncular: Ezgi Mola
Murat Yıldırım

Bence güzel bir filmdi ancak bir şeyler eksikti. Hatta biz eşyalarımızı bir koltuğa koymuştuk tümden :D Çok rahattık yani. Çantalarımızı alacağımızda Bengisu kalktı 'Nasıldı?' diye sordu. Eh bir şeyler eksik ama çözemedim ama bence güzel değildi dedim. İki saat beni sorguladı kız :D Ancak hani tatilin son günü dedik ve gittik ya güzel geçti bayağı. Ben çok eğlenmiştim bir de hani hava kararmadan eve gitmemiz gerekirken sırf en erken ve burada tek bir yerde var diye oranın en erken 17:00 seansına aldık bileti. Sırf bu film için. Ancak ben oldukça eğlendim ve çok eğlenceli geçti !! ^^ Canımcım Bengisu'm :*

!! Heybemdeki Huzur'dan Çekiliş !!

Enem yine bir çekiliş varmış geneee !! ^^


Yine bir çekiliş haberiyle bu aralar bir çok çekilişi duyurmak farz oldu :) Yine bir çekiliş ve yine bir sürü katılımcı ile siz de ibeking'ten 50 tl değerinde hediye çeki kazanmak için;


5 Şubat 2016 Cuma

!! Ekinoks'dan Şubat Ayına Özel Çekiliş !!

Yine bir çekiliş duyurusuyla beraberiz !! :)


Ekinoks (Ümmü Şahin) blog dünyasına yeni katılmış ve şubat ayına özel bir çekiliş düzenlemeye karar vermiş. Küçükler için kahvaltı seti çekilişi düzenliyor. 


4 Şubat 2016 Perşembe

30- Filmler'in Esintileri

Yine bir sinema hüsranıyla beraberiz efenim :)


Aylar sonra yeniden bir sinemaya gidebilme fırsatı bulabildim. Birkaç gündür internetten film bakıyordum ama bitiremeden filmi kapatıyordum. Kuzenimin de gelmesiyle bir fırsatta en güzel bu filmi seçtik ve oturduk salona izlemeye başladık.

İki ünlü Hakan ve Ozan kardeşlerin babalarının ölmesiyle hikaye yeniden başlar. Bu iki yıllardan beri birbirlerine küs olan kardeşler babalarının vasiyetini yerine getirmek için vasiyet video ve kasetlerini dinlemeye başlarlar. Babalarının bu iki kardeşe verdiği birkaç eşyalardan bahsettikten sonra asıl önemli olan asıl vasiyetini gerçekleştirmek üzere İzmir/Urla'ya gitmek zorunda kalırlar. Yeniden eskilerdeki gibi düğünde şarkı söylemeye gideceklerdir. Bundan sonra romantik macerayla birlikte yeni hayatlarına devam ederler. 

Oyuncular: Burak Özçivit
Murat Boz
Aslı Enver
Ahmet Gülhan
Burak Satıbol

Aslında Türk filmlerini pek sevmiyorum. Bu seri boyunca 30 filmde de zaten belli olarak nereden baksanız bir 5 film falan Türk filmi zaten. Bundan da zaten açık olarak anlaşılabilir. Ancak ben oyunculuklarını beğensem de çok hızlı geçiş yaptıkları yerler oldu ve filmle yine bir Türk filmi izlerken ki gibi yine telefonumla ilgilendim diyebilirim. Ancak çok da sinemaya gidip para harcamaya değmedi yine. Açın evinizde vizyondan çıktıktan sonra filmi. TV'ye bağlayın ailecek izleyin. Çok da para verilmesi gereken bir film olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden 3/4 oy veriyorum.