17 Şubat 2017 Cuma

Sohbetlerden Sohbetlere

1 dönem geçti bitti. Neredeyse burada sizinle yaşlanmış gibi hissetmeye başladım. Sanki gerçekten yaşlanmışım gibi ancak ben hala gençken, klavyeleri unuttum yeterince. Ne yazacağımdan habersiz klavyeye bakmadan yazıyorum aklımdan dökülen düşüncesiz sözleri...


9. sınıf için daha geçen sen birçok korkularım vardı. Hepsi bir anda gerçekleşti. Ben 8. sınıfı hatırlayamıyorum pek, böyle hayal meyal yaşamışım gibi hissediyorum hep. Belki de o kadar çok hızlı geçti ki, eğlencemden ne yaptığımı hatırlamıyorum o anlara dair. 

Son zamanlarda laptoptaki bir klasörüme denk geldim. En son bu klasörü flash belleğimden buraya aktardığımı hatırlıyorum ancak başka hiçbir şey hatırlamıyorum. Sonra birden bir baktım ki, gerçekten o anları hissetmediysem de o ana geri dönebilmek için oldukça çok anı var gerçekten. Ve o anlara gözüm yaşlı bakıp bakıp duruyorum...

Değişen ne oldu? Yani ben daha da farkıma vardım bir konularda. Kişiliğimi tanımada bile kendimi anlayabildim belki 4 ayda belki de 15 yılda. Ancak şu anki anım en iyi anım derim. Yine dönüp baksam yine en iyi anım şu anki anım olur. Herkes için bir umut olmasını istediğim çok şey var. Gerçekten yaşadıkça değil, yaşadıklarımda düşüncelerimde yer verdiğimde daha da değişiyor her şey. Teker teker işliyor kişiliğime. Ne olursa olsun gerçekten güzel şeyler değişiyor ne kadar kelime yazıldığında olumsuz gibi gözükse de, gerçekten büyüdükçe falan değil; düşündükçe gelişiyor insan...

Son zamanlarda da size özel şöyle bir durum var. Okulum dolayısıyla ve bazı "üşengeçliklerim" dolayısıyla buralarda olamıyorum ve burada eskisi gibi olmayan bir şey varsa, gerçekten burayı çok saldığım ve hepinizin teker teker ilgisini kaybetmesini sağlayan yazılarımın azlığı oluyor. Bu yüzden ne kadar özür dilesem de, çok bıraktığım insan var ne kadar "en kısa zamanda size ulaşacağım" desem bile. Ancak gerçekten bir gün rafların tozlarında bulursunuz belki... 

Kendinize iyi bakın, eğer hala buradaysanız...

11 Şubat 2017 Cumartesi

Dizi Esintim "Stranger Things"

Uzun zaman sonra oturup bir diziyi ilk defa izledim sanırım. Ve gerçekten bu kadar olağanüstülüklerin hayatımızda bulunuşlarını düşünerekten gerçekten bayıldığım ve kelimelerle ifade edemeyeceğim kadar ilginç olaylar oluyordu. Gerçekten ba-yıl-dım !


Uzun zaman sonra gerçekten bütün o hüzünlü duygulardan arınılmış şekilde böyle yabancı diziler izlemeyi özlemişim. Çünkü kendime vakit ayırmayalı biraz geçti ve 2 önceki yaz tatilinde gerçekten çok sinemaya gitmeme rağmen dizi izlememem de doğal kaçıyor artık. Ancak bazen o kadar ilgi çekici şeyler izliyorum ki, eşi benzeri bulunamıyor.

Diziyi bir arkadaşımla beraber izledim ve arkadaşımla aramızdaki iki gırgır filmin içinde geçince gülümsetiyor insanı. Onunla beraber de izleyince ayrı bir keyfi çıktı zaten. Aynı anda aynı tepkiler falan da olsun, dizinin her türlü duyguyu yaşatması olsun kesinlikle macera, gizem, aksiyon, gerilim beklerken komedi bile vardı yani çok harikaydı. Ancak bu dizinin mini dizi olması insanı daha da üzüyor maalesef. Ancak umarım 2. sezonu da çıkar. Çünkü birkaç boşluklar var insanın içinde yani :D

Şimdi konuya gelecek olursak, ben 15 tatilde izlediğim için şu an nedense öyle konuyu falan çok hatırlamıyorum ancak ufakça beyazperde diyor ki: "Winona Ryder, David Harbour, Cara Buono'yu başrollerinde buluşturan dizi; kaybolan genç bir çocuğu ve onu bulmaya çalışan annesini anlatıyor."

Oyuncular: Winona Ryder
David Harbour
Finn Wolfhard
Noah Schnapp
Millie Bobby Brown
Gaten Matarazzo
Caleb McLaughlin
Natalia Dyer
Charlie Heaton
Cara Buono
Matthew Modine

Ben kesinlikle çok beğendim. Herkes en azından günde 4 bölüm izlese 2 günde bitirilebilir. Gerçekten çok çok çok dehşet bir dizi. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Keyifli seyirler :)

4 Şubat 2017 Cumartesi

Müzik Hayatım 22

Biraz bir süre geçti ancak geç de olsa yazmaya karar verdim sonunda! Umarım unutmamışsınızdır? :(


Müzik Listesi: 1- DJ Snake - The Half ft. Jeremih, Young Thug, Swizz Beatz
2- Tom Odell - Jealousy
3- Ed Sheeran - Shape Of You
4- Burak Yeter - Tuesday ft. Danelle Sandoval
5- BahoBeat - Yol Olmam Korkarım
6- Bağzıları - Zaten Kırılmış Bir Kızsın
7- The Chainsmokers - Paris
8- Sia - Move Your Body
9- No Land - Düşünme Kaybolursun
10- Sagopa Kajmer - 366.gün
11- İkiye On Kala - Bakkala Diye Çıkıp Sana Gelesim Var
12- Barış Manço - Kol Düğmeleri (BÖ Remix)
13- BÖ & Serhat Durmus - Sarı Gelin
14- Dua Lipa - Thinking 'Bout You 
15- Ed Sheeran - Shape Of You For Cello and Piano (COVER)
16- Other Earth - Moving On ft. happytree (Asch Remix)
17- Snakehips & MØ - Don't Leave
18- Miami Yacine - Kokaina
19- Keys N Krates - Dum Dee Dum (JiKay Remix)
20- Jon Bellion - All Time Low
21- Bonez Mc & Raf Camora feat. Maxwell - Ohne Mein Team
22- Felmax - Chapel 
23- Snakehips & MØ - Don't Leave
24- Baauer - Temple ft. M.I.A., G-DRAGON
25- NOES - Söz 
26- Rag'n'Bone Man - Human

39-Filmler'in Esintileri "Dağ 2"

Türklerin en çok izlenen filmlerinden ve gerçekten en anlamlı filmlerinden bir tanesi sanırım. Film çok önceden çıktı ancak hala vizyonda duruyordu ve gidelim dedik. Gerçekten de güzel bir filmdi ne kadar filmin devam filmi de olsa..


Oğuz ve Bekir'in askerlik süresi bitmeye yaklaşmıştır. Bu ikili, Özel Kuvvetler Komutanlığına başvurmak isterler. Fakat Bekir'in dizindeki sakatlık, Oğuz'un omzundaki sıkıntı yüzünden reddedilirler. Bu sırada birinci filmde şehit olan Yaşar Demir'in yakın arkadaşı Veysel Gökmusa konuşmaya tanık olur ve bu ikiliyi eğitimlere alır. İkili altı yıl boyunca çetin eğitimlerden geçerler, Bekir dizinden tedavi görür. 6 yıl sonra ise, kod adı "Fırtına Getiren" olan Muhabere Arama-Kurtarma (MAK) 8 timi ile Irak'a operasyona giderler.

Operasyon, IŞİD'in esiri gazeteci Ceyda Balaban'ı kurtarmak üzerine kuruludur. Görev, Ceyda Balaban'ı Türkiye'ye geri götürmektedir. Fırtına Getiren timi başarıyla Ceyda Balaban'ı kurtarır. Türkiye'ye dönüş yolunda ise 2 tane Irak Türkünü IŞİD'in elinden kurtarıp yanlarına alırlar. Türkiye'ye dönüş yolunda bir gece köyde dinlenmek isterler. Bu köy, Türk köyüdür. Telsizden gelen istihbaratta bu köye IŞİD'in yağma yapacağı belirtilir. Yarbay Veysel Gökmusa, görevi gereği köyü bırakıp, Ceyda Balaban'ı Türkiye'ye ulaştırmak istese bile duygularına yenik düşer. Telsizde kararlaştırılan buluşma yerine köyün çocukları ve gazeteci Ceyda Balaban götürülür. Helikoptere onlar bindirilir ve Fırtına Getiren timi köye geri döner. Amaçları köyü vatan toprağı gibi savunmaktır. "Son kale" adını verdikleri binaya sivilleri getirip güvene alırlar ve binanın üstüne bir Türk bayrağı çekerler. IŞİD ise yavaş yavaş köye yaklaşmaktadır. Köyde çetin bir savaş olacaktır.

diye bir konusu var artık ben tam bir bilgi sahibi olmadığım için, diğer filmi izlemediğimden dolayı tam bir konuyu anlatmak istemedim yanlış olarak. Vikipedi den aldım yazdım buraya artık :/ 

Oyuncular: Çağlar Ertuğrul
Ufuk Bayraktar
Murat Serezli
Ahu Türkpençe
Atılgan Gümüş
Murat Arkın
Emir Benderlioğlu
Ahmet Pınar
Armağan Oğuz
Açelya Özcan
Bedii Akın

Ancak kendi yorumuma gelecek olursak gerçekten film o kadar güzeldi ki, vatan sevgisi diye diye izliyorsunuz. Soluksuz bir aksiyon filminden daha çok etkiledi beni. Biraz da bu olaylarla iç içe olduğumuz için daha da çok etkileyebiliyor. Bu yüzden herkesin gitmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum. Zaten film Türkiye dışına da çıkmış ve gerçekten olağanüstü bir film bence.