Ana içeriğe atla

Bullet Journal ~ Mayıs ve Haziran Düzeni ~

Mayıs ayı için tam olarak bir düzen sayılmaz. Çünkü sınav zamanıma denk geldiği için o ay ya ders çalıştım ya da sınavlarla geçen bir ay olduğu için hiç de kendime vakit ayıramadığım için iki sayfalık bir düzen oldu. Ancak Haziran için güzel bir düzen hazırladım. Umarım sizlere ilham olur :)


İlk önce daha düzenli olan Haziran ayından başlamak istedim. Her ay olduğu gibi alışkanlık tablomu değiştiriyorum. Bu ay kendimce bir şey hazırladım ve bu benim çok hoşuma gitti. Haziran sonunda o renklerin çok hoş gözükeceğini düşünüyorum. Ayrıca uzun zamandır büyükçe yazılan başlığı yeniden onun üzerine aynı yazıyı küçük olarak siyah kalemle yazmayı istiyordum. Bunu da başardım ve görünüm benim çok hoşuma gitti :))


Bu kısımları da sade ancak büyük bir başlık attıktan sonra siyah kalemle küçük şekilde tekrar yazdım. Doldurunca daha hoş duracak bir kısım daha :)


Bu ay gerçekten Avenger mı desem Marvel mı desem bilmiyorum ancak sırasıyla izlemeye başladım. YouTube'da Ezgi'nin Kanalı'ndan Marvel filmlerinin sırasını bir liste haline alıp izlemeye başladım. Buradaki yazılanlar hepsi değil. Daha izleyeceğim var ancak bu ay bunları bitirebilirim diye düşünüyorum. Ayrıca yan sayfaya kadar da gidebilir diye dizi listesini yazmadım. Belki Haziran sonunda değişenler olabilir o yüzden :)


Gelelim kısa ve öz olan Mayıs ayı düzenime. Turuncu ve yeşil özlü renkler kullanmak istedim. Haziran ayı için bolca kalem ve renk çeşidi kullandım fotoğraflarda inceleyebilirsiniz kalemleri :) Ancak Mayıs'ta dediğim gibi sadece iki sayfa ile özetleyebildim. 


Minik bir takvim ve önemli günler. Bir de Mayıs'ı kaplamayan tüm zamanların favorilerini yazdım. Çünkü Mayıs'ta bu favorilerimi keşfettim. Gerçekten sevdiğim şeyler oldu. İkinci yazıda pek ne yazdığı belli olmuyor ancak orada mum favorim yazıyor :) 


Ayrıca kapakta da Mayıs ayında neler aklımda kaldı, neleri düşündüm onları yazdım. Tam bir kapak sayılmayabilir ancak bu da değişik bir kapak oldu. 

Mayıs'tan çok Haziran ayı o kadar içime sindi ki benim. Gerçekten bayıldım ve bundan sonraki aylar için farklı bir düzen hazırlamak istemedim :) Ancak her ay farklı bir düzen şekli istediğim için pek de bu yönde gideceğimi düşünmüyorum :) Bakalım Haziran ayı sonu düzeni nasıl gözükecek ? :) Kendinize iyi bakın. Görüşmek üzereee :))

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Dünyam Nasıl Başladı ?

Merhaba arkadaşlar. Ben İrem YAĞIZEL. Ben 08.11.2001 yılında doğdum ve yazar olmak istiyen kitap kurdu, edebiyatı kuvvetli bir öğrenciyim. Benim de her insan gibi hayallerim var ancak benim hayallerim daha 10 yaşındayken başladı. Ben 2012 yıllarında aslında hiç okumayı sevmeyen, yazmayı seven biriydim. Ancak ta ki şu güne kadar; Bir gün babamla birlikte bir alışveriş merkezine gittik ve ben kitap bakmayı seven biriydim. Geçtim kitapların bulunduğu bölüme ve bütün kitaplar saçma sapan geliyordu. Ben arka kapak yazılarını okumaya başladım. Bu iş daha da zevkli oluyordu. Ben sonunda bir kitabı aldım ve inceledim. Bu kitap gerçekten güzeldi. Kitap: Cengiz ERŞAHİN'in "Cesaret Veren Öyküler" kitabıydı. Bir sürü hikaye vardı ve adı gibi bana cesaret verdi. Ben o kitabın cesaretiyle yazmaya başladım ve şu an kitap yazıyorum. Hayallerim'in gerçekleşemeyeceğini bilsem de yine de hayaller kurmaya devam ediyorum ve umutlarım tükenmeyecek kadar fazla. Blogum da istediğiniz b...

Kafasından Geçenler

 Bugün günlerdir yapmak istediğim şeyi tam şu an yapıyorum. Evet! Yıllar sonra blog yazıyorum. Ama bu sefer günlük gibi. Çünkü aklımdakileri aktarma isteğim ile birleşiyor yıllar sonra blog yazmam.  Dün laptopta daha hızlı yazabildiğimi ve şu an mekanik klavyede daha yavaş yazdığımı fark ettim. Belki de bunda tırnaklarımın etkisi var. Her neyse... 2 gündür uyku düzenim çok saçma. Aynı duygularımda olduğu gibi. Çünkü duygularımdan kaçıyorum. Aynı zamanda akşam yemeği de yemiyorum. Gerçekten 5 saatte bir yemek yemesem elim ayağım titrer, başım ağrır, midem bulanır ve yataklara düşerdim. Kalkamayacak halde yalvarırdım "Lütfen şu an bu durumdan çıkabileyim." naraları içinde. Kibar haliyle elbette.  Duygularımdan kaçıp uykuya vermeyi çok yeni öğreniyorum. Aynı şekilde aslında merak ettiğim bir durumu kendi içimde bile merak etmemeye o kadar alıştırmışım ki sorgulamıyorum hatta düşünmüyorum bile. Bu eski ben değil, kesinlikle yeni, heyecansız, içinden o duyguları alınmış bir İr...

Dopamin de ne, ayol?

  Merhabaaa, nasılsınız? Kendimi iş görüşmesi için veya üniversitedeki hocalarıma mail atarken hissettiğim gibi başladım.   Nasıl gidiyor bakalım? Ben size anlatacağım ama sizi de yorumlarda benimle sohbet etmenizi çok isterim. O zaman başlayalım mı?  Ben farklı türde çok insanla tanışıp, konuştuğumu ve bazen de sırf içimden bir ses bu değil ya derken çabalayıp sonradan  "Biliyordum ya!"  derken buluyorum. Tabii ki bariz olanları tespit etmesi ve içimden gelmeyişiyle birlikte anlıyorum bu durumları ve doğal olarak uzatmalara gittiği zaman bile içimden bir  "Samimiyetsiz bu insan bak!"  demesinden anlamaya çalışıyorum.  Bu durum hayatımda çok kez olmadı şükür ki. Ancak şöyle bir durum var ki, bazı ilişkiler bazı arkadaşlarım tarafından mükemmel olması isteniyor. Belki o dinamiği ben tam anlamıyla yansıtamıyorum çünkü bazı detaylar gün geçtikçe unutuluyor.  (Ki B12 eksiğim de cabası.)  Bazen destek olmak için yanımda olan az uz insanı...

İzleyiciler